Türkiye’nin en köklü film festivali olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali 62. kez perdelerini açtı. Bu yıl “Kalpten” temasıyla düzenlenen festival, 24 Ekim – 2 Kasım 2025 tarihleri arasında sinemaseverleri dolu dolu bir programla buluşturacak.
Açılış gecesinde coşku ve kalabalık
Antalya’da gerçekleşen açılış gecesi, sinema tutkunlarının yoğun ilgisiyle büyük bir kalabalığa sahne oldu. Festival alanını dolduran sanatçılar, yönetmenler, davetliler ve vatandaşlar renkli görüntüler oluşturdu. Gecede tutuklu bulunan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in posterleri kentin birçok noktasına asıldı.
Altın Portakal’ın Açılışı Muhittin Böcek’le yapıldı
62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, görkemli bir açılışla başladı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, açılış törenine fiziken katılamasa da yazılı bir mesajla sinemaseverlere seslendi.

“Kalbim, heyecanım ve mutluluğum o salonda”
Böcek mesajında, 2019’da yeniden özüne döndürdükleri Altın Portakal’ın açılışında bulunmayı çok istediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Antalyalı hemşehrilerim.
Bu yıl 2019 yılında tekrar özüne döndürdüğümüz Altın Portakal'ın açılışında aranızda olmayı çok isterdim. Ne yazık ki fiziken sizlerle değilim. Ama bilin ki kalbim, heyecanım ve mutluluğum o salonda sizlerle birlikte.
Antalya her yıl olduğu gibi bu yıl da sinemanın, emeğin ve özgürlüğün kenti olmayı sürdürüyor. Bu festival sadece filmlerin yarıştığı bir etkinlik değil. Bu, halkın vicdanı, bu kentin sesi, bu ülkenin umududur.
Yıllardır bu kente hizmet ederken hep şuna inandım: Sanat bir toplumun en güçlü nefesidir. Adaletin, eşitliğin, özgürlüğün olmadığı yerde sanat da eksik kalır. Ama biliyorum ki Antalya'nın kalbi her şeye rağmen yine kalpten atıyor.
Bu festival sadece beyaz perdeye değil, emeğe, dayanışmaya ve hakikate ışık tutuyor. Bu ışığın hiç sönmemesi için emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Bu festival kapsamında izleyeceğiniz her film, bir adım daha özgürleştiğimizin, bir nefes daha çoğaldığımızın işaretidir. Bugün yanınızda olamasam da biliyorum ki Antalya yine dimdik ayakta, sinemanın, insanlığın ve umudun yanında.
Tüm sanatçılara, sinemacılara, festival emekçilerine ve tüm sinemaseverlere kalpten teşekkür ediyorum.
Sevgiyle, adaletle, Cumhuriyetle, Atatürk'le kalın."
Başkan Vekili Büşra Özdemir "Festivalimiz umudun perdesidir"

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali görkemli bir törenle başladı. Açılış gecesinde konuşan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, sanatın özgürlük ve umut olduğuna vurgu yaptı. Özdemir konuşmasında ayrıca tutuklu bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in doğum gününü de kutladı.
Başkan Vekili Özdemir şu ifadeleri kullandı:
"Sevgili sivil toplum kuruluşlarımızın çok değerli başkan ve yöneticileri, yurt içinden ve yurt dışından gelen değerli sanatçılarımız, sevgili sinemaseverler, Antalyalılar, ekranları başında bizleri izleyen kıymetli izleyiciler ve basın mensupları… Sizleri kalpten gelen sevgimle ve saygılarımla selamlıyorum. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak özenle hazırladığımız, Türkiye’nin en köklü ve en prestijli sanat etkinliği 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Antalya’mız asırlar boyunca yalnızca denizin, güneşin ve doğanın değil, aynı zamanda sanatın, düşüncenin ve yaratıcılığın kenti olmuştur. Altın Portakal ise sanatıyla nefes alan, düşüncesiyle üreten, duygusuyla çoğalan bu şehrin yaşam kültürü haline gelmiştir. 1964 yılında Dr. Avni Tolunay’ın öncülüğünde atılan sanat perdesini bugün yine aynı heyecanla, aynı tutkuyla ve kalpten gelen inançla aralıyoruz.
Biliyoruz ki festivalimiz yalnızca filmlerin değil, özgürlüğün, dayanışmanın ve umudun da perdesidir. Sinema, bir çocuğun gülüşünde, bir kadının mücadelesinde, bir emekçinin alın terinde, bir haklının sessiz çığlığında hep aynı hakikati arar. O perdeye yansıyan her hikâye halkın dili, halkın aynası olmuştur.
Altın portakal halkın hakikatinin bir yansımasıdır
Bu nedenle Altın Portakal yalnızca bir festival değildir; Türkiye’nin benliğinin, halkın hakikatinin bir yansımasıdır. 1964’ten bu yana sanatı halkla, halkı sanatla buluşturduk. Bugün bu salonda yalnızca bir festivali değil, bir inancı, bir emeğin yolculuğunu da başlatıyoruz.
Birlikte izleyeceğimiz her film bizi birbirimize biraz daha yaklaştıracak. Farklı hikâyelerde ortak duyguları hep birlikte bulacağız. Ve izlediğimiz her eserde yeniden hatırlayacağız ki sanat bu güzel ülkenin kalbidir ve o kalp attığı sürece güzel günlere olan inancımız tükenmeyecektir.
Bugün burada, yaratıcı gücünü memleketimizin dört bir yanındaki güzelliklerden ve enerjiden alan tüm sanatçılarımıza; setlerde, salonlarda, arka planda emek veren tüm sinema emekçilerine; kadınların, gençlerin, çocukların hikâyelerini kalpten anlatan yönetmenlere, senaristlere ve yapımcılara yürekten teşekkür ediyorum.
Bu geleneği yalnızca yaşatmak değil, geleceğe taşımak da hepimizin görevidir. Festivalimizi yeniden ayağa kaldıran, halkla buluşturan, Antalya’mızı sanatta, kültürde ve kardeşlikte birleştiren Muhittin Böcek Başkanımıza ve festivalimizi yaşatan, büyüten bütün başkanlarımıza şükranlarımı sunuyorum.
Muhittin Böcek'in doğum gününü kutladı
Kıymetli konuklar, bugün 25 Ekim. Ömrünün yarısını Antalya’ya hizmet etmeye adamış, bu kentin her bir köşesinde emeği bulunan Muhittin Başkanımızın doğum günü. Belki bugün bu salonda değil ama onun emeği, inancı ve Antalya’ya olan büyük sevdası burada, bu festivalin her ışığında ve her kalp atışında bizimle.
Biz biliyoruz ki sanat umudun ve özgürlüğün dilidir. Altın Portakal da bu umudun bir meşalesidir. Kıymetli Başkanım, adalete, özgürlüğe, umuda ve güzel günlere olan inancımızla doğum gününüzü kutluyor, size kalpten gelen sevgimizle güçlü alkışlarımızı gönderiyoruz."
Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı Ömer Vargı, adalet vurgusu yaptı

Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı Ömer Vargı, açılış töreninde yaptığı konuşmada sinemanın birleştirici gücüne dikkat çekti.
“Film izlerken herkes aynı duyguyu paylaşır”
Sinemanın toplumdaki eşitlik duygusunu perdelere taşıdığını belirten Vargı, şunları söyledi:
“Filmi seyrederken okuma-yazma bilmiyor olabilirsiniz. Bir profesör de olabilirsiniz, bir çöpçü, sokak işçisi ya da çok üst düzey bir yönetici de olabilirsiniz. Sinemaya gittiğiniz anda herkes aynı duyguları paylaşır. Aynı film için bu insanlar eşit olarak değerlendirme yaparlar. Günlük hayatlarında belki bu değerlendirmeyi yapamazlar. Çünkü bir arada bulunamazlar. Ama aynı şeyi yaşarlar.”
“Adalet duygumuzun nereye gittiğini anlayamıyoruz”
Konuşmasında dünyada ve Türkiye’deki haksızlıklara da değinen Vargı, “Günümüzde bütün dünyada çok enteresan şeyler oluyor. Ülkeler olarak haksızlıklar, ezilenler, ölenler oluyor. Aynı şekilde bizim ülkemizde de adalet duygumuzun son derece kafamızda nereye gittiğini anlayamadığımız bir noktaya geldi. Bunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Biz jüri olarak adaletle davranacağız”
Festivalin başarılı geçmesini dileyen Vargı, önümüzdeki yıllara da umutla baktığını söyledi:
“İnşallah bu festival çok güzel geçecek. Ama önümüzdeki seneki festivalin daha da güzel geçmesini diliyorum. Bu duygularımıza en azından belki de çözüm bulmuş olacağız. Size jüri adına tek şunu söyleyebilirim ki, biz adaletle davranacağız.”
Settar Tanrıöğer’e Altın Portakal’da onur ödülü verildi

Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde usta oyuncu Settar Tanrıöğer ödüle layık görüldü. Tanrıöğer, festivalde herhangi bir filmi olmamasına rağmen kendisine verilen bu ödül nedeniyle şaşkınlığını ve mutluluğunu dile getirdi.
“Ne diyeceğimi bilemiyorum”
Sahneye çıkarak kısa bir teşekkür konuşması yapan Tanrıöğer, “Çok şaşkınım. Ne diyeceğimi çok iyi bilemiyorum. Festivalde bir filmim olmamasına rağmen beni görüp çağırdığınız için festival ekibine çok teşekkür ediyorum. Herkese sağlık ve eser diliyorum” dedi.
Feride Çiçekoğlu, Altın Portakal’da üçüncü ödülünü aldı

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde usta yazar ve senarist Feride Çiçekoğlu, kariyerinin üçüncü Altın Portakal ödülünü kazandı.
Çiçekoğlu, daha önce farklı projeleriyle Altın Portakal’da ödüle layık görülmüştü. Bu yıl da festivalin en prestijli ödüllerinden birini alarak başarısını taçlandırdı.
Ödülünü büyük bir mutlulukla alan Çiçekoğlu, sinema yolculuğunda emeği geçen herkese teşekkür ederek, sanatın özgürlük ve dayanışma için taşıdığı öneme dikkat çekti.
Serap Aksoy ödülünü özgürlükleri elinden alınanlara adadı
Onur Ödülüne layık görülen usta oyuncu Serap Aksoy, törende yaptığı konuşmayla salondakileri duygulandırdı.
“Yasaklı listesinde olmama rağmen hatırlanmak çok değerli”
Aksoy, konuşmasının başında festivalin tüm zorluklara rağmen düzenlenmesini sağlayan ekibe teşekkür ederek, “Felaketin izleriyle çevrilen bir dünyada, onur ödülü almak benim için bir büyülenme gibi oldu. Uzun zamandır yasaklı oyuncular listesinde yer aldığım halde, böyle bir ödülle hatırlanmış olmaktan ne kadar duygulandığımı sizinle paylaşmak istiyorum” dedi.
“Bu ödülü özgürlükleri elinden alınanlara adıyorum”
Ödülünü yalnızca kendi adına değil, baskılarla karşı karşıya kalan tüm sanatçılar adına aldığını ifade eden Aksoy, “Bu ödülün gerçek sahibi özgürlükleri ellerinden alınan herkes. Jandarmalar eşliğinde götürülen, özel hayatlarına müdahale edilen, baskılara maruz kalan bütün sanatçı arkadaşlarım için çok üzgünüm. Hepsine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” diye konuştu.
“Sanatın iyileştirici gücüne sığınıyoruz”
Dünyada artan savaşlar, şiddet ve vahşete dikkat çeken Aksoy, sanatın umut verici yanına vurgu yaptı:
“İnsafsız bir çağda yaşıyoruz. Sonu gelmeyen savaşlar, büyüyen şiddet duygusu içinde insanlığımızdan utanarak sanatın iyileştirici gücüne sığınıyoruz. Alt tarafı bir çiçek koklayıp, bir hayvan sahiplenip, birkaç insanı mutlu edebilmek… Mutlu bir zamana geldik ömrümüzde. Bu sevgisizlik ve açgözlülük bitsin artık diyorum.”
Salonda uzun süre alkışlanan Serap Aksoy’un sözleri, festivalin en unutulmaz anlarından biri oldu.
Merve Dizdar’a Altın Portakal’da Başarı Ödülü

Başarılı oyuncu Merve Dizdar, “Başarı Ödülü”ne layık görüldü. Dizdar, sahnede yaptığı kısa konuşmada duygularını dile getirdi.
“Hayatım yaptığım şeyleri iyi yapmaya çalışmak”
Ödülünü aldıktan sonra çok heyecanlı olduğunu söyleyen Dizdar, “Ne diyeceğimi bilemiyorum. Umarım ki çok daha fazla görüşürüz. Çünkü benim hayatım bu. Yaptığım şeyi, iyi yapmaya, düşündüğüm şeyi yapmaya devam etmek” dedi.

"Sadece film konuştuğumuz bir hafta diliyorum"
Konuşmasını kısa tutmak istediğini belirten başarılı oyuncu, “Sadece size çok güzel bir hafta diliyorum. Biraz dünyadan uzak, biraz her şeyden uzak… Sadece film konuştuğunuz, oyunculuk konuştuğunuz, hikâyeleri konuştuğunuz harika bir hafta geçirmenizi diliyorum. İyi akşamlar” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
Merve Dizdar, salondan büyük alkış alarak sahneden indi.