Makineleşme ve hazır ürünlerin yaygınlaşmasıyla birlikte el emeğine dayalı birçok meslek yok olma noktasına geldi. Çukurova’da da bu mesleklerden biri olan hallaçlık, artık sayılı ustanın elinde ayakta durmaya çalışıyor.
Küçük Dükkânda Büyük Emek
44 yaşındaki Erol Ayaz, Mersin’in Tarsus ilçesi Şehitmustafa Mahallesi’ndeki küçük dükkânında 33 yıldır hallaçlık yapıyor. Yorgan, yatak ve yastık yapımında kullanılan pamuk ve yünü yay ve tokmakla kabartan Ayaz, aynı zamanda bir kültürü yaşatıyor.

“Sağlığını Seven Yün ve Pamuğu Tercih Eder”
Mesleğine ve doğal ürünlere dikkat çeken Ayaz, hazır ürünlerin sağlıklı olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Sağlığını seven yün ve pamuğu tercih eder. Şimdi ise insanlar hazır yorgan alıyor. Ama doğal pamuk ve yünle yapılan yorganın verdiği rahatlığı hiçbir makine ürünü vermez. 33 yıldır yapmış olduğum hallaçlık ve yorgancılık mesleğini sürdürmekteyim. Şuanda sağlığını düşünen pamuk ve yün kullanıyor. Elyaf sentetik bir madde olduğu, çöpten toplanan plastik şişelerden yapıldığı için sağlığa zararlıdır, vücudu dinlendirmez. Yün ve pamuk yorganlar tercih edilmeli.”

Bebekler İçin de Doğal Olanı Öneriyor
Bebek ürünlerinde özellikle hassas davrandığını belirten Ayaz, müşterilerini doğal ürünlere yönlendirdiğini ifade etti. Ayaz, “Müşterilerimiz bebekleri için elyaf istedikleri zaman vazgeçirtmeye çalışıyoruz. ‘Çöpten toplanan plastik şişelerde' yatırır mısınız çocuklarını diyoruz o zaman ‘doğru söylüyorsunuz' diyerek yün ve pamuğu tercih ediyorlar. Çukurova'da hallaçlık mesleğinin son temsilcilerindenim. Bu iş kolay değil” dedi.
Gelecek Kuşaklara Aktarmak İstiyor
Çukurova’nın son hallaçlarından biri olarak mesleğini sürdürmeye çalışan Erol Ayaz, hallaçlığın sadece bir iş değil, geçmişten gelen bir emek ve kültür olduğunu belirterek bu geleneği gelecek kuşaklara aktarmak istiyor.
