Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleştirdiği gösterisinin ardından hakkında soruşturma açılan Göktaş, Hollanda'daki tatilini yarıda keserek Türkiye’ye döndü. Havalimanında gözaltına alınan ve Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen Göktaş, geceyi nezarethanede geçirdi.
İfadelerde Suçlamaları Reddetti
Emniyet ve savcılık ifadelerinde üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyen Deniz Göktaş savunma yaptı. "Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama" kastı olmadığını belirten Göktaş, gösterisinde dindarların yanı sıra birçok farklı politik görüş ve popüler figür hakkında da mizahi değerlendirmeler yaptığını vurguladı. "Diktatör" ifadesinin siyasi bir niteleme olduğunu belirten Göktaş, Cumhurbaşkanını aşağılama gibi bir niyeti bulunmadığını, gösterisinin sosyolojik olaylara mizahi bir yaklaşım içerdiğini ifade etti. Gösterinin yaklaşık 3 yıldır Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde sahnelendiğini ve 100 binin üzerinde seyirci tarafından izlendiğini belirten Göktaş, daha önce bu yönde bir şikayetle karşılaşmadığını belirtti.

Fotoğraf: İHA
Adliye Önünde Bekleyiş
Göktaş'ın adliyeye sevk edilmesinin ardından, kendisine destek vermek isteyen çok sayıda kişi Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde toplandı. Destek verenler arasında TİP Milletvekilleri Ahmet Şık ve Sera Kadıgil, DEM Parti milletvekilleri, Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan, Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan, oyuncular Selin Şekerci, Barış Atay, Cem Yiğit Üzümoğlu ile komedyenler Sergen Deveci ve Utku Ergin de yer aldı.
Ayrıca mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin de adliyeye geldi. Kılıçdaroğlu'nun ziyareti sırasında yanında bulunan İstanbul il yönetimi, Göktaş’a destek veren grup tarafından protesto edildi.
İstanbul Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "Cumhurbaşkanına Hakaret" ve "Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme" suçlamalarıyla tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Göktaş, hakim karşısına çıkarılmıştı. Tutuklandı.
Mahkeme Adli Kontrolün Yetersiz Kalacağı Kanaat Getirdi
İstanbul Sulh Ceza Hakimliği, 25 Haziran 2026 tarihli video çözümleme tutanağını inceleyerek karara vardı. Mahkeme, Göktaş'ın gösterisindeki ifadelerin eleştiri sınırlarını aşarak Cumhurbaşkanının şeref, onur ve saygınlığını rencide edecek boyutta olduğunu değerlendirdi. Bunun yanı sıra, oruç tutanlara yönelik ifadelerin halkın bir kesimini diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edici nitelikte olduğu belirtildi. Ayrıca Kur'an-ı Kerim ile ilgili "çevirisi zayıf" ve "yazar" ifadeleri ile denize haşema ile giren kadınlara yönelik söylemlerin de halkın din veya mezhep bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini hedef alan tahrik edici söylemler olduğu sonucuna varıldı. Mahkeme, suçun ağırlığı, toplumda oluşturduğu tepki ve mevcut delil durumunu dikkate alarak adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağına kanaat getirdi ve Göktaş’ın tutuklanmasına karar verdi.
İtiraz Yolu Açık
Duruşmada savunma yapan Deniz Göktaş, herhangi bir hakaret veya aşağılama kastı olmadığını, gösterisinin yaklaşık 3 yıldır sahnelendiğini belirterek serbest bırakılmasını talep etti. Göktaş'ın müdafileri ise müvekkilin sabit ikametgah sahibi olması, kaçma şüphesinin bulunmaması ve delillerin toplanmış olması nedeniyle tutuklama kararının ölçüsüz olacağını vurguladı. Ayrıca "diktatör" kelimesinin Yargıtay içtihatlarına göre siyasi bir niteleme olduğu savunuldu. Gösterideki ifadelerin mizahi bir yaklaşım olduğu ve toplumun herhangi bir kesimini tehdit etmediği belirtilerek tutuksuz yargılama talep edildi. Karara karşı iki hafta içerisinde İstanbul Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine itiraz yolu açık olduğu belirtildi.