TÜİK verilerinin çarşı ve pazar gerçekliğinden uzak olduğunu savunan Tüm Yerel-Sen Antalya Şubesi, yaptığı açıklamada verilerin "ısmarlama" olduğunu öne sürdü. Sendika, "Tüm Yerel-Sen Antalya Şubesi olarak haykırıyoruz: Bu rakamlar, turizmin başkenti, hayat pahalılığının zirvesi olan Antalya’da yaşayan bir memurun gerçeğiyle dalga geçmektir!" ifadelerine yer vererek, masa başında üretilen endekslerin kamu emekçisinin hayatını yansıtmadığını vurguladı.
Antalya’da Kira Kıskacı ve Tükenen Alım Gücü
Antalya'daki yaşam maliyetlerine dikkat çeken sendika, özellikle barınma krizinin altını çizdi. Açıklamada, "Antalya'da bir memur maaşının neredeyse tamamı barınma maliyetine, insani olmayan kira bedellerine gitmektedir" denilerek, artış oranlarının bu maliyetleri karşılamaktan çok uzak olduğu belirtildi. Sendika, alım gücündeki erimeyi şu sözlerle ifade etti:
"Enflasyon farkı bir lütuf ya da zam değil; aylardır cebimizden çalınan alım gücünün, aylar sonra eksik ve gecikmeli olarak iade edilmesidir. Memur önce soyulmakta, sonra sadaka niteliğinde bir farkla susturulmaya çalışılmaktadır."
"Refah Payı Kaçınılmaz Bir Zorunluluktur"
Markette, pazarda ve faturalarda hissedilen gerçek enflasyonun %50’yi aştığına dikkat çeken Tüm Yerel-Sen, mevcut ücret politikalarının kamu emekçisini açlık sınırının eşiğine ittiğini savundu. Yerel yönetimlerde halka doğrudan hizmet sunan çalışanların her geçen gün yoksullaştığını hatırlatan sendika yönetimi, acil çözüm çağrısında bulundu:
"Emeğin hakkını veren, insanca yaşamayı sağlayan köklü bir ücret politikası ve acil bir REFAH PAYI artık lütuf değil, kaçınılmaz bir zorunluluktur!" dedi.
Açıklamasını, "Sefalete teslim olmayacağız, emeğimizin hakkını söke söke alacağız!" diyerek bitiren Tüm Yerel-Sen Antalya Şubesi, kamu emekçilerinin hak ettiği insani ücret ve çalışma koşulları için kararlı mücadelelerini sürdüreceklerini ilan etti.