Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) kurultay iptali kararıyla başlayan "çift yönetim" krizi, resmi makamların devreye girmesiyle yeni bir boyuta taşındı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin verdiği tarihi karar ve Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin tebligatları doğrultusunda partinin meşru yönetiminin kendilerinde olduğunu belirten Kemal Kılıçdaroğlu cephesi, Özgür Özel ve ekibinin Genel Merkez binasını tahliye etmemesi üzerine emniyete başvurdu.
Emniyete Resmi Dilekçe: "Israrla Boşaltmıyorlar"
Cumhuriyet Halk Partisi Vekili Avukat Celal Çelik tarafından bugün (24 Mayıs 2026) Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne sunulan resmi dilekçede, temsil yetkisinin hukuken Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimine geçtiği açıkça vurgulandı. Çelik dilekçesinde, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin temsil yetkisi Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na ve yönetimine ait olmasına rağmen, ısrarlı bir biçimde önceki Parti ilgilileri tarafından Genel Merkez boşaltılmamıştır" ifadelerine yer verdi.
"Milletvekilleri Dahi Binaya Alınmıyor"
Dilekçede, Özgür Özel ve kurmaylarının diyalog zeminini tamamen kapattığı ve Kılıçdaroğlu lehine hareket eden isimleri içeri almadığı öne sürüldü. Yaşanan yönetim krizinin detaylarına şu sözlerle dikkat çekildi:
"Tüm yapıcı girişimlere ve milletvekillerinin görüşme çabalarına rağmen milletvekillerinin dahi Genel Merkez içine alınmadığı, daha ötesi uzunca bir süre yapıcı diyalog kurulmaya çalışılmasına karşın sonuç alınamadığı anlaşılmış olmakla..."
Kolluk Kuvvetleriyle Tahliye İstendi
Diyalog kanallarının tükenmesi sebebiyle yasal icra sürecinin polis eliyle yürütülmesini talep eden Avukat Celal Çelik, dilekçenin son bölümünde "Parti Genel Merkezinin tarafımıza teslimi konusunda gerekli işlemlerin yapılmasını talep eder, bilgilerinize saygıyla sunarız" diyerek emniyetten acil müdahale istedi.
Özgür Özel'in daha önce kapalı grup toplantısında dile getirdiği, "Bizi buradan çıkartırlarsa Meclis'teki odama geçerim" çıkışının ardından gelen bu hamle, Ankara kulislerinde "Genel Merkez'e polis müdahalesi kapıda mı?" sorusunu akıllara getirdi.