Özgür Özel konuşmasına, “Merhaba Düzce, tarih boyunca haksızlığa karşı çıkan bu güzel şehirdeyiz” diyerek başladı. Düzce’nin çağrısına kayıtsız kalamadıklarını belirten Özel, “Antalya’da planlanan miting yerine önce Düzce’ye geldik çünkü Düzce bizi yürekten çağırdı” dedi. “AKP’nin kalesi dediler ama Düzce’yi tanımamışlar. Düzce artık sadece milletin kalesidir” ifadelerini kullandı.
Özgür Özel, Türkiye’de kutuplaşmayı reddettiklerini vurgulayarak, “O kale senin bu kale benim siyasetini bıraktık. Türkiye’nin bütün demokratları bir otokrata karşı birleşti. Düzce’deki tüm demokratlar bugün burada bir arada” dedi.

“İmamoğlu, Düzce’ye Hizmet Getiren Tek İsim”
Konuşmasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Düzce için yürüttüğü projelere de değinen Özel, “Düzce’nin 8 ilçesinde projeler geliştirdi, 2.500 metre deşarj hattı döşendi. Kanal İstanbul’la uğraşanlar Düzce’nin barajını yapamadı, Ekrem Başkan’ın ekipleri bitmeyen barajı ortaya çıkardı” diye konuştu.
İmamoğlu’na yönelik yargı sürecine tepki gösteren Özel, “Birilerinin Ekrem ağrısı tuttu. Onunla yarışmaya cesareti olmayanlar yargı eliyle siyaset yapıyor. Bu bir yargı darbesidir. Bu darbe postalla değil, cübbe ile gelmiştir” diyerek yaşananları demokrasiye karşı bir saldırı olarak nitelendirdi.
“Erdoğan'a Yapılmayanlar, İmamoğlu’na Reva Görülüyor”
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal sürecine değinen Özgür Özel, “31 yıl önce alınmış ve törenle mezuniyet belgesi verilmiş bir diplomaya dil uzattınız. Düzceliler size bugün ‘Diplomasız Erdoğan’ diyerek sesleniyor” ifadelerini kullandı.
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İBB Başkanı olduğu dönemde yaşadıklarını hatırlatarak şunları söyledi:
“Düzce’nin güzel adil insanları size bunu hatırlatmak isterim ki Erdoğan İBB Başkanıyken bu iftiraların hepsine muhataptı ve yargılandı. Ama bir gün evine sabah polis yollamadılar. Çoluğunun çocuğunun yanından alıp da emniyete götürmediler. Nezarette tutmadılar. Yargılamayı bir gün bile tutuklu yapmadılar. Ceza kesinleşene kadar tutuklamadılar. Ceza kesinleşince bile polisle götürülmedi. Saraçhane’de miting yapıp davulla zurnayla gönderildi. Kendi deyimiyle dedi ki Pınarhisarı milletimizle kucaklaşmak için kullandık. Şiir kitabı çıkardı. Tüm ülkede dağıtıldı.
19 Mart Sabahı ise bu kez sahur vaktinde yüzlerce polisle Ekrem Başkanın kapısına dayandılar. Evinden ailesinin yanından hukuksuzca götürdüler. Her iki İstanbulludan birinin oyunu alan, İstanbullunun iradesine sabahın köründe darbe yaptılar, gözaltı yaptılar. Erdoğan o dönem birçok davayla karşı karşıya kaldı ama sabaha karşı evinden alınmadı. Ekrem Başkan ise ailesinin yanından, sahur vakti yüzlerce polisle alındı. Sosyal medyası kısıtlandı. Erdoğan o dönem Saraçhane’de miting yaptı, Ekrem Başkan’ın afişine bile tahammül edemiyorlar.”

“Afişleri Sökebilirsiniz Ama Gönüllerden Silemezsiniz”
Özgür Özel, İmamoğlu’na yönelik yapılan uygulamaların halk nezdinde karşılık bulmadığını söyleyerek şunları vurguladı:
“Dünün mağduru Erdoğan bugünün zalimi olmuştur. Erdoğan kendisine yapılmayanı masum rakibine yapmaktadır. Sanki suçluymuş gibi Ekrem Başkanın resimlerini posterlerini afişlerine yasak getiren, resimlerinden bile korkan bir anlayış var. Ekrem İmamoğlu’nun posterini toplamakla bir yere varamazsınız. Bu millet o afişleri yırtmanıza izin vermez. Çünkü afişlerden korkanlar, bir sonraki cumhurbaşkanını milletin gönlünden asla silemez!”