Kurultay sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından “şüpheli, şaibeli” ifadeleriyle hedef gösterilen sürece dair tartışmalar sürüyor. Erdoğan, partisinin Manisa İl Kongresi’nde, “Seçimlerin faturasını Bay Kemal’e çıkartıp şaibeli bir kurultayla kendisini tehcir ettiler” şeklinde sert ifadeler kullanmıştı.
CHP’de 2023 kurultay süreci “şaibe” ve kayyum iddialarıyla çalkalanırken, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları partide gerilimi artırdı. Olağanüstü kurultay ve Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla birlikte CHP, iç çekişmeler ve dış müdahale tehdidine karşı zorlu bir sınav veriyor.
Kılıçdaroğlu’ndan Çelişkili İfadeler
CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından şu açıklamaları yaptı:
“Hepsi bir ağızdan, hiçbir bilgi sahibi olmadığım, hiçbir dahlimin bulunmadığı bir konuda konuşmamı talep ediyorlar. Oysa biz, bu milletin hakiki gündeminden sapmadan yürümek zorundayız... Beni tanıyan herkes bilir: Eğer ortada bir gerçeklik varsa, onu eğip bükmeden, çekinmeden, dimdik bir duruşla dile getirmekten asla geri durmam.”
Kılıçdaroğlu, daha önce katıldığı televizyon programında parti yönetimine sert eleştiriler yöneltmişti. Sessizliğe yönelik “sükut ikrardandır” diyerek şaibe iddialarına ilişkin net bir açıklama yapılması gerektiğini vurgulamıştı:
“Nedir şaibe? Ya 'Çık açıkla' diyecekler ya da 'Böyle bir şey yoktur' diyecekler. Bir şey varsa, partinin kesinlikle kirlilikten arınması gerekir. Bir şüpheniz var mı?” sorusuna “Benim elimde bir şey yok.” yanıtını verdi.
Olağanüstü Kurultay ve Kayyum Tehdidi
Kurultayın ardından CHP, özellikle İstanbul İl Kongresi’nde yaşanan tartışmalar ve artan dış müdahale endişeleri nedeniyle olağanüstü kurultay kararı almıştı. 6 Nisan 2025’te Ankara’da gerçekleştirilen bu olağanüstü kurultayın en önemli gerekçesi, partinin iç işleyişini ve demokratik yapısını güçlendirerek, olası kayyum atanması riskine karşı önlem almak olarak açıklanmıştı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Yeni bir girişim CHP’ye kayyum atayarak pazar günkü seçime engel olmaya çalışanların hazırlıklarını gördük” diyerek, olağanüstü kurultayın nedenini kamuoyuna duyurmuştu. Kurultayda, parti tüzüğünde değişiklikler de yapılmıştı:
Genel başkan adayı olmak için imza toplama şartları yeniden belirlendi. Üç dönem kuralı netleştirildi. Kadın ve gençlik kotaları artırıldı. Delegelik şartları sıkılaştırıldı.
Bu adımlar, partinin iç demokrasisini ve hesap verebilirliğini güçlendirmeye yönelik olarak yorumlandı.
İmamoğlu’nun Tutuklanması ve Partide Gerginlik
Kurultay sürecindeki bir diğer önemli gelişme ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması oldu. İmamoğlu, CHP içinde reform ve yenilenme isteyen kesimlerin önde gelen isimlerinden biri olarak gösteriliyordu. Tutuklama kararı, partide büyük bir şok etkisi yaratırken, bazı çevrelerde siyasi tasfiye ve baskıların arttığı yorumlarına yol açtı.
Bu gelişme, özellikle olağanüstü kurultayın “dış müdahalelere karşı bir kalkan” olarak öne çıkmasını güçlendirdi. CHP yönetimi, İmamoğlu’nun tutuklanması gibi kritik olaylar karşısında birlik ve dayanışma mesajları verirken, içerde ise ayrışmaların derinleşmesi endişesi hakim.
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun Adaylık Sürecini Eleştirmişti
Kılıçdaroğlu, eski Genel Başkan sıfatıyla katıldığı televizyon programında CHP yönetimini Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecine yönelik “Daha uzun süre var, niye acele ediyoruz ki? Ülke yangın yerinde” diyerek açıkça eleştirmişti.
Kendi adaylık sürecine de değinen Kılıçdaroğlu “MYK’daki arkadaşlarımın görüşü oydu, benim adaylığım hata değildi” ifadelerini kullanmıştı.
CHP Zorlu Bir Süreçten Geçiyor
Bu açıklamalar, partideki liderlik ve strateji tartışmalarının halen sıcak olduğunu ortaya koyuyor.
CHP’de 2023-2025 döneminde yaşanan kurultay süreci, hem iç dengeleri hem de dış siyaset alanındaki gerilimleri derinden etkiledi. Eski Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun şaibe iddialarına dair elinde kesin bir bilgi olmamasına rağmen sessiz kalmayışı ve yönetimden net açıklamalar talep etmesi, partinin içindeki gerginliğin göstergesi oldu.
Olağanüstü kurultayla kayyum tehdidine karşı alınan önlemler ve Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ise CHP’nin önünde ciddi sınavlar olduğuna işaret ediyor. Parti, hem kendi iç demokrasisini korumak hem de ülke gündemindeki yangınlara rağmen milletin gerçek meselelerine odaklanmak için zorlu bir süreçten geçiyor.