Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
24°
Akdeniz Gerçek | Siyaset | Aysu Bankoğlu: ''Aileler ve çocuklar tarikatlara mecbur bırakılmaktadır''

Aysu Bankoğlu: ''Aileler ve çocuklar tarikatlara mecbur bırakılmaktadır''

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aysu Bankoğlu, son bir haftada üç çocuğun dini vakıf, cemaat ve tarikatlara ait merkezlerdeki ölümlerini Meclis gündemine taşıdı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aysu Bankoğlu, son bir haftada üç çocuğun dini vakıf, cemaat ve tarikatlara ait merkezlerdeki ölümlerini Meclis gündemine taşıdı.

Aysu Bankoğlu: ''Aileler ve çocuklar tarikatlara mecbur bırakılmaktadır''

Bankoğlu, son bir haftada üç çocuğun dini vakıf, cemaat ve tarikatlara ait merkezlerde hayatını kaybetmesi üzerine Meclis araştırması açılması için önerge verdi. Bankoğlu, “Dini vakıf, cemaat ve tarikatların son yıllarda eğitim sistemindeki hakimiyetinin endişe verici düzeyde artması nedeniyle aile ve çocuklar bu yapıların çemberine girmektedir. Tarikatlara aktarılan kamu kaynakları ve bu yapılara eğitim sisteminde ciddi imtiyazlar sunulması ile her geçen gün derinleşen ekonomik kriz ve yoksullaşma sonucu aileler ve çocuklar, ne yazık ki, cemaat ve tarikatlara mecbur bırakılmaktadır" dedi.

"AİLELER VE ÇOCUKLAR, CEMAAT VE TARİKATLARA MECBUR BIRAKILMAKTADIR"

“Dini vakıf, cemaat ve tarikatların son yıllarda eğitim sistemindeki hakimiyetinin endişe verici düzeyde artması nedeniyle aile ve çocuklar bu yapıların çemberine girmektedir. Tarikatlara aktarılan kamu kaynakları ve bu yapılara eğitim sisteminde ciddi imtiyazlar sunulması ile her geçen gün derinleşen ekonomik kriz ve yoksullaşma sonucu aileler ve çocuklar, ne yazık ki, cemaat ve tarikatlara mecbur bırakılmaktadır. Eğitimin metalaştığı, yoksulluğun arttığı, temel ihtiyaçların dahi karşılanamadığı bir toplumsal yapıda, çocukların yeterince denetlenmeyen bu merkezlerin eline düşmesi, ülkemizin geleceği açısından ciddi bir beka sorunu haline gelmiştir. Bu merkezlerde çocuklar siyasi propagandalarla ve pedagojiye aykırı şekilde şiddet ve baskıya maruz kaldığı için çok sayıda ölüm, intihar ve cinsel istismar olayları da yaşanmaktadır. Cemaat, tarikat ve dini vakıfların merkezleri ile mali gücü, tabi oldukları izin ve imtiyazlar ve bu merkezlerde yaşanan istismar vakalarının belirlenmesi ve önlemenin yollarının araştırılması gerekmektedir.

"ÇOCUKLAR, YOKSULLUK VE ÇARESİZLİK İÇİNDE TARİKATLARA YEM EDİLİYOR"

Medrese eğitiminin öğrencileri milli eğitim sisteminden uzaklaştırdığı ve öğrencileri okullarını bırakmaya teşvik ettiği de birçok bilimsel araştırmanın konusu olmuştur. Aileler dinin siyasallaşması ve sosyo-kültürel yapıların etkisiyle çocuklarını örgün eğitimden alıp bu tarz merkezlere yollamaktadır. Bu merkezler gerek devlette gerek sivil toplumdaki siyasi güçlerini de kullanarak çocuklara 'bir gelecek tasavvuru' sunmakta ve propagandalarıyla aileleri de ikna etmeye çalışmaktadırlar. Çocuklar yoksulluk ve çaresizlik içinde tarikatlara bir yandan yem edilirken öte yandan beyni yıkanıp insana, emeğe, doğaya, kadına düşman olarak yetiştirilmeye çalışılmaktadır. Bu yönüyle yoksullaşma-çaresizlik-tarikatlaşma arasındaki pozitif korelasyonun iktidar mekanizması tarafından bilinçli bir şekilde yönetildiği de görülmektedir.

"BU MERKEZLERDE ÇOCUKLAR, HER TÜRLÜ ŞİDDET VE İSTİSMARA MARUZ KALMAKTADIR"

Kamu kaynaklarının bu yapılara aktarılması ve bu yapıların çeşitli imtiyazlarla güçlendirilmesi, sosyal devletin çocukların sağlıklı gelişim, iyi, nitelikli, ücretsiz eğitim alması görevini yerine getirmesinde ciddi engel teşkil etmektedir. Kamu kaynakları eğitimde çocukların beslenmesi, ulaşımı gibi sorunların çözümüne değil, bu yapılara aktarılmaktadır. Kamuya ait konut stoku öğrencilere değil, tarikatlara yurt veya medrese olarak tahsis edilmektedir. Bu ve yukarıda bahsi geçen nedenlerle dini vakıf, cemaat ve tarikatlar FETÖ’nün eğitim ağının üzerine kurulup aynı anlayışla propagandalarına devam etmektedir. Bu merkezlerde geleceğimizin teminatı çocuklar her türlü şiddet ve istismara maruz kalmaktadır. Sosyal devlet, bireylerin kişisel gelişimleri için gerekli eğitim, donanım ve hizmetleri sunmak ve en önemlisi bireylere insan onuruna yakışır bir gelecek sağlamakla yükümlüdür. Bu açıdan hem sosyal devlet anlayışını güçlendirmek hem Milli Eğitim sistemindeki bahsi geçen yanlışlara çözüm bulmak hem de çocuklarımızı korumak amacıyla bir araştırma komisyonunun kurulması ve yukarıda bahsi geçen bu konuların tüm yönüyle araştırılması kamu yararı açısından büyük önem taşımaktadır."

ANKA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız