Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve bağlı tabip odaları, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan mevzuat değişikliklerinin ardından özel sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimlerin çalışma statülerine ilişkin önemli bir açıklama yayımladı. Geçiş dönemi için belirlenen 1 Haziran 2026 tarihi yaklaşırken, hekimlerin hak kayıpları ve kuralsız çalışma koşullarına karşı yeni bir dönem başlıyor.
Hekimlere Dayatılan "Şirket Kurma" Modeli Sona Eriyor
Yıllar içinde özel sağlık kuruluşlarında esas çalışma biçimlerini düzenleyen kanunlara aykırı uygulamalar geliştirildiği belirtildi. Bir işverene bağlı olarak, belirli bir mekanda ve belirlenen saatlerde çalışan hekimlere, "hizmet alımı" kılıfı altında zorla fiili olarak var olmayan muayenehane açılışları yaptırıldığı ve şirketler kurdurulduğu ifade edildi.
Bu yöntemle işverenlerin; hekimlerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve nöbet ücreti gibi en temel haklarını gasp ettiği vurgulandı. Aynı zamanda hekimlerin işsizlik sigortası, emeklilik primleri, iş güvenliği hakları ve iş kazası güvenceleri de ortadan kaldırılarak mali ve hukuki sorumluluklar tamamen hekimlerin sırtına yüklendi.
1 Haziran 2026 İtibarıyla 4/a (SSK) Statüsü Zorunlu Hale Getirildi
Yapılan son yönetmelik değişiklikleri ve 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesine eklenen hüküm doğrultusunda hekimlerin çalışma şekillerine net bir kural getirildi. Yeni düzenlemeye göre:
Hekimler, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi (güvenceli bağlı çalışan/SSK) kapsamında çalışacaklar.
Hekimlerin özel sektörde en fazla iki sağlık kuruluşunda çalışabilmesi kuralı uygulanacak.
Bakanlıkların Taşra Teşkilatı Genelgeleri Yetersiz Kaldı
Açıklamada, geçiş dönemi için son viraj olan 1 Haziran tarihi yaklaşırken Sağlık Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından taşra teşkilatlarına gönderilen yazıların eksik olduğuna dikkat çekildi. Gönderilen talimatların sadece hekimlere yüklenecek sorumluluklara özgülendiği, işveren konumundaki özel sağlık kuruluşlarının yükümlülüklerine ise değinilmediği eleştirisi yapıldı.
Kurumlar Arası Belirsizlik Hekimleri Mağdur Ediyor
Mevzuattaki istisna hükümler nedeniyle aynı uzmanlık alanında ve aynı şekilde çalışan hekimler arasında bile statü ve uygulama birliğinin bulunmadığı aktarıldı. İl sağlık müdürlüklerinin bilgi almak isteyen hekimlere doyurucu yanıtlar veremediği, buna karşın hekimleri "cezalandırmak" amacıyla yapılacak denetimlerde ısrarcı olunduğu öne sürüldü. TTB, sosyal güvenlik, vergi ve sağlık mevzuatının parçalı yapısından kaynaklanan bu belirsizliğin aşılması için Sağlık Bakanlığı'nın acilen net ve açıklayıcı adımlar atması gerektiğini vurguladı.