Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt, yeni çözüm sürecine sert tepki gösterdi. Bozkurt, sürecin “kurucu önder” olarak ilan edilen terörist açıklamalarını esas almasına ve PKK’nın suçlu değil haklı gösterilmesine karşı çıkarken, milli birlik ve laik cumhuriyet vurgusu yaptı.
Terörsüz Türkiye Sürecini Eleştirdi
Bozkurt, açıklamasında sürece dair şunları söyledi:
“Milletimize; hiçbir pazarlık söz konusu olmaksızın PKK ve uzantısı bütün terör örgütlerinin kayıtsız koşulsuz silah bırakıp kendilerini feshedeceği sözü verilerek başlatılan ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde gele gele, ‘kurucu önder’ ilan edilen eli kanlı teröristin 27 Şubat 2025 tarihli açıklamasının esas alındığının (bunu esas alanların akıllı insanlar olduğu da eklenerek) belirtilmesi aşamasına (!) geldik. Sadece bu açıklama geçerli imiş, başka hiçbir sözün, tezin, talebin anlamı ve değeri yokmuş. Güzel…”
Bozkurt, terörist başının sözlerini de aktardı:
“Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kapsamlı isyan ve şiddet hareketi olan PKK'nin güç ve taban bulması; devletin aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olarak demokratik siyaset kanallarının kapalı olmasından kaynaklanmıştır.”
Bozkurt, bu açıklamanın terör örgütünün gerçek niyetini anlamak isteyenler için yeterli olduğunu vurguladı.

Bozkurt’tan “PKK Suçlu Değil Haklı İmiş” Tepkisi
Bozkurt, açıklamanın milli değerlerle çeliştiğini belirtti:
“Yani, 41 yıldır bebek, çocuk, kadın, öğretmen, öğrenci, doktor, hemşire, mühendis, teknisyen, köylü, kentli, sade vatandaş, akademisyen, asker, polis… 50 bini aşkın yurttaşımızı katleden, milyarlarca dolar ulusal servetimizin heba olmasına yol açan, emperyalist ABD aparatı bölücü terör örgütü, ‘devletimizin aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olarak güç ve taban bulmuş -haklı bir- isyan ve şiddet hareketi’ imiş. Yani, PKK suçlu değil haklı imiş, suçlu Türkiye Cumhuriyeti Devleti imiş.”
“Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”
Bozkurt, bu yaklaşımı benimseyenlere de tepki gösterdi:
“Bunu kabul eden ‘akıllı insanlar’a selam olsun! Biz milletimizle birlikte ‘istemez eksik olsun’ demeye, her türlü emperyal tuzağı bozarak üniter ulus devletimize, laik cumhuriyetimize, ulusal birliğimize, bölünmez bütünlüğümüze ve dil birliğimize sonuna kadar sahip çıkmaya devam edeceğiz. Ne mutlu Türk’üm diyene! Gereken hemen seçim, çare yeniden Atatürk Cumhuriyeti!”
