Antalya'nın önemli tarımsal üretim merkezlerinden Serik ilçesine bağlı Yeşilyurt Mahallesi'nde nar hasadı ve satış sezonu başladı.
Mayıs ayında başlayan bakım sürecinin ardından olgunlaşan ürünler dalında toplanmayı beklerken, üreticiler bir yandan bereketli bir sezon umut ediyor bir yandan da piyasadaki belirsizliği yakından takip ediyor.
Yaklaşık 25- 30 yıldır çiftçilikle uğraşan bölge üreticilerinden Adil Dursun, nar yetiştiriciliğinin aylar süren yoğun emek ve yüksek girdi maliyetleri barındırdığını vurgulayarak hasat takviminin üretici açısından taşıdığı öneme işaret etti.

Don Vuran Ağaçlar Toparlandı Rekolte Yükseldi
Geçtiğimiz sezon yaşanan olumsuz hava şartları nedeniyle rekolte kaybına uğrayan bölgede, bu yıl bahçelerdeki canlılık üreticinin yüzünü güldürdü.
Soğuk hava dalgaları ve aşırı donun geride kaldığı yeni dönemde ağaçların çok daha verimli olduğunu belirten üretici Adil Dursun, "Geçen sene soğuktan dolayı ağaçlar çok yıprandı, aşırı don oldu. Bu nedenle verim bu kadar değildi. Bu yıl geçen seneye göre tonaj biraz daha iyi. Yaklaşık 80 ton civarında ürün bekliyorum" dedi.
Narda Üreticiyi Kurtaracak Eşik 50 TL
Serik genelinde benzer bir rekolte artışı beklenirken, elde edilen yüksek tonajın hak ettiği değerden alıcı bulması bölge çiftçisinin en büyük beklentisi haline geldi.
Geleneksel olarak eylül ayıyla birlikte bölgeye gelen tüccarların bu yıl gecikmesi bahçelerdeki tedirginliği artırdı, konuşulan taban fiyatlar da maliyetlerin gerisinde kaldı.
Geçen sezon ürününü kilogramı 23- 25 lira seviyesinden toptan elden çıkardığını hatırlatan Dursun, katlanan bakım, ilaç ve sulama masrafları karşısında aynı rakamların üreticiyi iflasa sürükleyeceğine dikkat çekti.
Piyasada telaffuz edilen rakamların yetersizliğini aktaran Dursun, "Duyduğumuz kadarıyla 25-30 lira civarında fiyat konuşuluyor. Ancak girdiler çok yüksek. Bence 50 liranın altındaki fiyat üreticiyi kurtarmaz" ifadeleriyle çiftçinin ayakta kalabilmesi için gerekli olan minimum tutarı açıkladı.

Geciken Tüccar, Ürünü Meyve Suyuna Mahkum Edecek
Zamanında satılamayan sofralık narın çürüme riskiyle karşı karşıya kalacağını belirten Dursun, pazar bulunamaması halinde mecburen başvurulacak sanayi alternatifinin çiftçiye ağır darbe vuracağını söyledi.
Kayıpların önüne geçilmesi adına acil piyasa desteği beklediklerini ifade eden Dursun, "Bir an evvel gelip ürünümüzü verip rahatlamamız gerekiyor. Satamazsak elimizde kalır. Alternatif olarak meyve suyu sektörüne de verebiliriz. O zaman tüccara verdiğimiz fiyatın en az beşte birini ancak kazanabiliriz" şeklinde konuştu.