Akdeniz Gerçek | Sağlık | Yeniden Doğuş Terapisi Nedir? Şifa Vaadinin Ardındaki Gerçekler

Yeniden Doğuş Terapisi Nedir? Şifa Vaadinin Ardındaki Gerçekler

Doğum travmasını yeniden yaşatmayı vaat eden "rebirthing" terapisi gündemde. Peki insan bilimsel olarak doğum anındaki travmasını gerçekten hatırlayabilir mi?

Doğum travmasını yeniden yaşatmayı vaat eden "rebirthing" terapisi gündemde. Peki insan bilimsel olarak doğum anındaki travmasını gerçekten hatırlayabilir mi?

Yeniden Doğuş Terapisi Nedir? Şifa Vaadinin Ardındaki Gerçekler
KAYNAK: Doğa Arı

Alternatif terapi yöntemleri arasında son yıllarda adını daha sık duyduğumuz uygulamalardan biri “yeniden doğuş terapisi”. İngilizcede “rebirthing” olarak adlandırılan yöntem, kişinin doğum sürecinde yaşadığı varsayılan travmalarla yüzleşmesini, bastırılmış duygularına ulaşmasını ve geçmiş deneyimlerini yeniden ele almasını amaçladığı iddiasıyla sunuluyor. Ancak yöntemin etrafındaki tartışmalar yalnızca “alternatif terapi” ile bilim arasındaki sınırdan ibaret değil. Rebirthing adı altında geçmişte uygulanan bazı yöntemler, ciddi fiziksel riskler ve hukuki sonuçlarla da gündeme geldi.

Yeniden Doğuş Terapisi Nedir?

Yeniden doğuş terapisi, tek bir standart uygulamadan oluşmuyor. “Rebirthing” adı altında farklı nefes teknikleri ve geçmiş deneyimlere odaklanan çalışmalar yapılabiliyor. Bazı uygulamalarda kişiden uzun süre boyunca hızlı ve derin nefes alıp vermesi isteniyor. Uygulamanın savunucuları, bu sürecin kişinin bastırdığı duygulara ulaşmasına ve geçmiş travmalarıyla yüzleşmesine yardımcı olduğunu öne sürüyor. Seans sırasında ağlama, titreme, baş dönmesi, karıncalanma veya yoğun duygusal tepkiler ortaya çıkabiliyor. Ancak burada kritik bir ayrım bulunuyor: Bir kişinin bir seans sırasında yoğun bir deneyim yaşaması, yaşadığı deneyimin geçmişte gerçekten meydana gelmiş bir olayın doğru hatırası olduğunu kanıtlamıyor.

İnsan Doğum Anını Gerçekten Hatırlayabilir Mi?

Yeniden doğuş terapisinin en dikkat çeken iddialarından biri, kişinin doğum sırasında yaşadığı deneyimlere ulaşabileceği düşüncesi. Oysa insan belleği bir kamera gibi çalışmıyor. Özellikle yaşamın ilk dönemlerine ilişkin anıların oluşumu ve daha sonraki yıllarda nasıl değişebildiği psikoloji alanında uzun süredir araştırılıyor. Telkin ve yönlendirmelerin, insanların geçmişleriyle ilgili gerçekte yaşanmamış olaylara ilişkin anılar veya güçlü inançlar geliştirmesine yol açabileceğini gösteren araştırmalar bulunuyor. Bu nedenle bir kişinin seans sırasında “doğum anımı hatırladım” demesi, tek başına bunun gerçekten doğum anına ait bir hatıra olduğu anlamına gelmiyor.

Yeniden Doğuş Terapisinin Karanlık Yüzü: Candace Newmaker

Yöntemin tarihindeki en çarpıcı olaylardan biri 2000 yılında ABD’nin Colorado eyaletinde yaşandı. 10 yaşındaki Candace Newmaker, evlat edinilmiş bir çocuktu ve ailesi tarafından davranışsal sorunları nedeniyle terapi arayışına götürülmüştü. Candace, Colorado’da Connell Watkins ve Julie Ponder tarafından yürütülen terapi programına dahil edildi. Watkins, olayın ardından davanın merkezindeki isimlerden biri oldu. Dönemin mahkeme kayıtlarına ve haberlerine göre Watkins’in uyguladığı program kapsamında “rebirthing” adı verilen yöntem kullanılıyordu.

Candace’a Ne Yapıldı?

18 Nisan 2000’de Candace için gerçekleştirilen seans sırasında çocuk bir battaniyeye sarıldı. Amaç, onun bir doğum kanalının içerisindeymiş gibi mücadele ederek battaniyeden çıkmasını ve sembolik olarak “yeniden doğmasını” sağlamaktı. Ancak uygulama sırasında Candace’ın etrafına yastıklar yerleştirildi ve yetişkinler bu yastıkların üzerine baskı uyguladı. Yaklaşık 70 dakika süren seans sırasında çocuk nefes almakta zorlandı ve yardım istedi. Fakat uygulama sona erdirilmedi. Candace sonunda bilincini kaybetti. Hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı ve ertesi gün hayatını kaybetti. Ölüm nedeni asfiksi, yani oksijensiz kalma sonucu boğulma olarak belirlendi.

Connell Watkins’e Ne Oldu?

Candace Newmaker’ın ölümünün ardından Connell Watkins ve Julie Ponder yargılandı. İki kadın, çocuğun ölümüyle bağlantılı olarak mahkûm edildi ve 2001 yılında ayrı ayrı 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Watkins ayrıca ruhsatsız psikoterapi uygulamasıyla ilgili suçlardan da mahkûm edildi. Davanın en dikkat çekici delillerinden biri, seansın kameraya kaydedilmiş olmasıydı. Yaklaşık 70 dakikalık görüntüler mahkemede izlendi. Kayıtlarda Candace’ın nefes almakta zorlandığı ve yardım istediği görüldü. Watkins daha sonra mahkemede Candace’ı ve çocuğun annesini başarısızlığa uğrattığını belirterek yaşananlardan duyduğu pişmanlığı dile getirdi.

Candace’ın Ölümünden Sonra Yasa Değişti

Olayın ardından Colorado’da “Candace’s Law” olarak bilinen düzenleme hayata geçirildi. Çocukların doğum sürecini yeniden canlandırmak amacıyla fiziksel olarak kısıtlanmasını ve yaralanma ya da ölüm riski oluşturabilecek rebirthing uygulamalarını yasaklayan düzenleme, olayın ardından yöntemin güvenlik boyutunu da gündeme taşıdı. 

Nefes Çalışmaları Tamamen Etkisiz Mi?

Nefes temelli uygulamalar stres, kaygı ve duygu düzenleme gibi konularda bilimsel araştırmaların konusu olmaya devam ediyor. Ancak nefes tekniklerinin araştırılıyor olması, “rebirthing” adı altında yapılan her uygulamanın travma tedavisinde etkili ve bilimsel olarak kanıtlanmış olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle hızlı ve uzun süreli nefes alıp verme, kandaki karbondioksit seviyesini düşürerek baş dönmesi, karıncalanma ve sersemlik gibi fiziksel etkilere neden olabiliyor. Dolayısıyla “nefes terapisi” ifadesini duymak, uygulamanın otomatik olarak güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Asıl önemli olan hangi tekniğin, kim tarafından, ne kadar süreyle ve hangi amaçla uygulandığı.

“Tek Seansta Travmanı Temizliyoruz” 

Yeniden doğuş terapisi konusunda dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de kesin sonuç vaatleri. “Tek seansta travmanı temizliyoruz”, “bütün sorunlarının kaynağını doğumunda buluyoruz” veya “bilinçaltındaki gerçek anıları ortaya çıkarıyoruz” gibi ifadeler kişiye umut verebilir. Ancak ruh sağlığı söz konusu olduğunda bir yöntemin etkili olduğunu söyleyebilmek için bilimsel kanıt gerekiyor. Bir kişinin seans sırasında ağlaması, titremesi, bağırması veya yoğun bir duygusal boşalma yaşaması da tek başına “travmanın iyileştiği” anlamına gelmiyor. Daha önemlisi, yoğun telkin ve yönlendirme kişinin geçmişine ilişkin yanlış anıları gerçekmiş gibi değerlendirmesine neden olabilir.

“Terapi” Denmesi Yeterli Mi?

Bir uygulamanın “terapi” olarak adlandırılması, onun bilimsel olarak kanıtlanmış bir psikoterapi yöntemi olduğu anlamına gelmiyor. Bu nedenle psikolojik destek almak isteyen kişilerin yalnızca yöntemin adına değil, uygulamayı gerçekleştiren kişinin eğitimine, mesleki unvanına, yetkinliğine ve uygulanan yöntemin bilimsel dayanaklarına da bakması gerekiyor. Özellikle travma, yoğun kaygı veya başka bir ruhsal sorun nedeniyle yardım arayan kişilerin, uygulayıcıya “Bu yöntemin hangi bilimsel kanıtları var?” diye sormaktan çekinmemesi önemli.

Şifa Vaadi ile Bilim Arasındaki Çizgi

Yeniden doğuş terapisi kulağa umut verici bir kavram olarak gelebilir. İnsanın geçmişiyle yüzleşmesi, kendisini tanıması ve yaşadığı olumsuz deneyimlerin etkisinden kurtulması elbette önemli. Ancak bir yöntemin kişide güçlü duygular oluşturması, onun bilimsel olarak kanıtlanmış olduğu anlamına gelmiyor. Candace Newmaker’ın hikâyesi ise bu ayrımın neden önemli olduğunu trajik biçimde ortaya koyuyor. Bugün “rebirthing” adıyla sunulan bir uygulamayla karşılaşan kişilerin, yöntemin nasıl uygulandığını, uygulayıcının hangi eğitime sahip olduğunu ve kullanılan tekniğin hangi bilimsel çalışmalarla desteklendiğini araştırması gerekiyor. Özellikle kişinin fiziksel olarak kısıtlandığı, nefes almasının engellendiği veya yoğun biçimde nefes kontrolüne zorlandığı uygulamalarda ise konu yalnızca alternatif terapi tartışması olmaktan çıkıyor. Çünkü ruhsal iyileşme arayışında en önemli sınır, şifa vaadinin insan sağlığını ve güvenliğini tehlikeye atmaması.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız