Kumar, çoğunlukla kişisel bir iradenin sonucu olan ve risk almayı kapsayan bir davranış biçimi olarak tarif ediliyor. Ayrıca, daha yüksek değerde başka bir şey kazanmak için riske atıldığı her türlü aktivite, kumar olarak nitelendiriliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, dünyadaki yetişkin nüfusun yüzde 1,2’sinin kumar oynama bozukluğuna sahip olduğu tahmin ediliyor.
Günümüzde yaşamın her alanında sıklıkla karşılaşılan ‘kumar bağımlılığının artık sadece bir alışkanlıktan ibaret olmadığı biliniyor. Yapılan çalışmalar ve araştırmalar bu durumun zararlarının sadece maddi kayıplar olmadığını da ortaya koyuyor.
Dünya Sağlık Örgütü, kumar bağımlılığının yol açtığı zararların finansal kayıplarla sınırlı olmadığını, ilişki sorunları, aile içi çatışmalar, damgalanma ve yakınların yaşamında ortaya çıkan ekonomik ve psikolojik güçlükleri de kapsadığını belirtiyor. Bu nedenle kumar bağımlılığını yalnızca “ne kadar kaybetti?” sorusuyla değerlendirmek, sorunun önemli bir kısmını görünmez kılıyor.

Beyin Sağlığını Bozuyor!
Kumar bağımlılığında uzmanların en çok sorduğu soru; ‘İnsanlar kaybedeceklerini bildikleri halde neden oynuyorlar?’ sorusu. Peki bunun cevabı ne? Uzmanlara göre; kumar ve bahis bağımlılığında beyin ve öncelikler değişiyor. Beyin yanlış olsa da her şeyden önce kumar ve bahise önem vermeye başlıyor. Bunun en önemli nedeni, beynin dopamin beklentisi. Yani konu aslında kazanmak değil, kazanma ihtimali. Dopamin beklentisi, diğer tüm önceliklerin önüne geçiyor ve artık beyin hesaplayamaz, plan yapamaz, muhakeme edemez bir hale geliyor. Yapılan araştırmalar göre; kumar bağımlılarında kumar bağımlısı olmayanlara oranla yüzde 40 daha fazla bozulma saptanıyor. Beynin aktivasyonunda ise yüzde 30 düşüş gözleniyor.
10 kişiden 1’i Kumara Bulaşıyor!
Başlangıçta sosyalleşmek, eğlenmek ya da sorunlardan kaçmak amacıyla oynanan kumar, zamanla kontrol edilemeyen bir bağımlılığa dönüşebiliyor. Türkiye’de her 10 kişiden 1’i kumarla temas ediyor, bu her zaman bağımlılık anlamına gelmese de kumar oynamaya başlandığında düzey ne olursa olsun bağımlılığa evrilme riskini arttırıyor. Kumar bağımlılığı intihar riskini de artırıyor, aile içi şiddet ve boşanmalara zemin hazırlıyor.