Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
21°
Akdeniz Gerçek | Sağlık | Çağın Hastalığı Sosyal Anksiyete! Görülme Sıklığı Yüzde 20'ye Çıktı

Çağın Hastalığı Sosyal Anksiyete! Görülme Sıklığı Yüzde 20'ye Çıktı

Son dönemde artış gösteren sosyal anksiyete gençlerde olumsuz etkilere neden olabiliyor. Uzmanlar o döneme dikkat çekiyor.

Son dönemde artış gösteren sosyal anksiyete gençlerde olumsuz etkilere neden olabiliyor. Uzmanlar o döneme dikkat çekiyor.

Çağın Hastalığı Sosyal Anksiyete! Görülme Sıklığı Yüzde 20'ye Çıktı

Sosyal anksiyete, günümüzde gençler arasında hızla yaygınlaşarak toplumsal bir sorun haline geldi. Sosyal fobi olarak da bilinen sosyal anksiyetenin toplumda görülme sıklığı yüzde 20'lere kadar ulaşırken Psikolog Rabia Bağcı önemli bilgiler verdi.

Sosyal Anksiyete Nedir? 

Sosyal anksiyete ya da sosyal fobinin bir tip kaygı bozukluğu olduğuna değinen Psikolog Rabia Bağcı şu açıklamayı yaptı:

"Kaygı bozuklukları şemsiyesinde değerlendirilebilir. Burada kişi temel olarak utanacağı, rezil olacağı, mahcup olacağı durumlardan kaçınmak, kaçma davranışları içerisindedir. Etrafındaki insanların onu sürekli yargılayacağı düşüncesi mevcuttur. Hata yapmaktan korkarlar. Toplumda görülme sıklığı da yüzde 20'lere kadar ulaştı. Klinik başvuruda ne kadar erkeklerde daha fazla görülüyor olsa da genel popülasyona baktığımızda kadınlarda daha fazla. Bu kişiler etkileşimden kaçınırlar, göz kontağı kuramaz, bir eylemi başkalarının yanında gerçekleştiremezler. Dikkat odağı olmaktan ve damgalanmaktan korkarlar. Sebeplerine gelecek olursak; bunun en başlıca sebeplerinden bir tanesi ebeveyn tutumları yani aile yapılarımız korumacı, mükemmeliyetçi ebeveynlerin çocuklarında anksiyetik semptomlar görülebilir. Biyolojik olarak beyindeki serotonin dengesizliğinden gitmektedir. Aile bireylerinden genetik bir aktarım da söz konusudur ve geçmişte utanç duyulan bir olay öyküsüne sık rastlanılır."

Çağın Hastalığı Sosyal Anksiyete Görülme Sıklığı Yüzde 20Ye Çıktı 3

"Tedavi Edilmezse Yaşam Boyu Sürebilir"

Psikolog Rabia Bağcı, sosyal anksiyetenin ergenlik döneminde başlayıp yaşam boyu sürebileceğini belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu dönem biraz karmaşık ve zorlayıcıdır. Hormonal ve fiziksel değişimde gençlerin duygu durumunda da ani ve yoğun değişimlere yol açabiliyor. Arkadaş gruplarına uyum sağlamak, sosyal kabul görmek, bağımsızlıklarını kazanma, sosyal ilişkilerini geliştirme sürecinde oldukları için bu gibi durumlar gençlerde bazen onları zorlayan sosyal kaygılar ve stresler oluşturabiliyor. Okul performansı, kariyer hedefleri de gençlerde önemli bir baskı oluşturabiliyor. Tedavi edilmezse yaşam boyu süren bir rahatsızlık olduğunu söyleyebiliriz. Kişinin yaşam kalitesini bozan ve birlikte buna eşlik eden rahatsızlıkların oluşmasına sebebiyet verir. Depresyon gibi duygu durum bozuklukları, alkol ve madde kullanımı da eşlik edenler arasındadır. Kişi farkındalık sağladığında, bu durumu değiştirmeye amaçladığında olabildiğince kendine küçük hedefler koyarak kendini maruz bırakabilir. Kaçındığı durumları sık sık deneyimleyebilir. Örneğin sunum yapmaktan korkuyorsa bol bol sunum yapmayı kendine hedef göstermelidir. Toplum içerisinde yemek yemekten çekiniyorsa bu onun için artık kaçınma davranışı sergilemesine sebep oluyorsa ve hayat imkanlarını engelleyecek durumdaysa, örneğin tamamen okulda kalacağı bir süreç olabilir ve bu süreç içerisinde yurtta kalacağı durumlar olabilir. Bu durumlarda arkadaşlarının yanında yemek yemekten kaçınabilir. Bu durum onu kötü etkileyebilir. Bu yüzden kişiler küçük hedefler koyarak kendilerini maruz bırakmalı. Aynı zamanda ruhsal destek alabilirler. Bireylerin duygusal ve zihinsel sağlığını desteklemeyi amaçlayan bir dizi teknik ve yöntem mevcuttur. Kişilerin kendilerini ve duygusal tepkilerini daha iyi anlamalarına, stresle başa çıkabilme becerilerini geliştirmelerine, genel yaşam kalitelerini iyileştirmelerine yardımcı olur. Alınan bu ruhsal destek de gençlerin kendilerine olan güvenlerini artırmalarına ve kendi değerlerini fark etmelerine yardımcı olur."

Çocukları Sosyal Anksiyeteden Nasıl Uzak Tutarız?

Sosyal anksiyetenin okul çağında tespit edilebileceğini söyleyen Psikolog Bağcı, "Yanlış yapmaktan, hata yapmaktan korkuyorlar. Aynı zamanda arkadaşları tarafından damgalanmaktan, etiketlenmekten çekinceleri olabiliyor. Bu durum onları çok zorluyor ve özgüvenlerinde ayrıca bir düşüş yaşanır. Bu düşüşü öğretmenler fark ettiğinde çocuklardaki, gençlerdeki bu durumları, bu değişiklikleri fark ettiklerinde onlara yardımcı olabilmek adına maruz bırakmaları gerekmektedir. Tabii ki öncelikle fark etmelerini sağlamaktır. Bunu nasıl yapabilirler, örneğin öğrenciler sunum yapmaktan çekiniyorlar, korkuyorlar, geri planda kalıyorlar, erteliyorlar, bildiği sorulara parmak kaldırırken öğrenci sıkıntı yaşıyor, bu durum onu kötü etkiliyor. Bunlara maruz bırakabilirler. Bol faaliyetli ortamlarda öğrencileri etkinliklere katabilirler. Bunun gibi durumların gençlerin gelişiminde iyi bir örnek olacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız