Geçmiş yıllara kıyasla tatil harcama dengesinin değiştiğini belirten Başkan Hasan Yetkil, artan maliyetlerin turist tercihlerini doğrudan etkilediğini vurguladı. Başkan Yetkil,
"Bundan 2-3 yıl öncesine kadar insanlar konaklama için ödedikleri tutar kadar bir bütçeyi de dışarıda harcayabiliyordu. Ancak geldiğimiz noktada şehrimiz oldukça pahalı hale geldi. Turist artık sürpriz masraflarla karşılaşmamak için tatilin toplam maliyetini bilerek hareket etmek istiyor. Dışarıda plaj da kafe de pahalı”
dedi.
"İNDİRİM YAPARSAK DOLUYORUZ; KALİTE DÜŞÜYOR"
Mevcut doluluk oranlarının otel kalitesinden ziyade fiyat politikalarıyla sağlandığını ifade eden Yetkil, bu durumun uzun vadede sektöre zarar vereceğini belirterek,
“Fiyat odaklı doluluk var ve şu an otellerimiz dolu görünse de bu durum son 20 gündür yapılan fiyat indirimleriyle sağlandı. Fiyatı düşürürseniz odayı dolduruyorsunuz ancak otelinizin ne kadar konforlu olduğu artık ikinci plana kalıyor. Bu durum son derece üzücü çünkü genel anlamda hizmet kalitesini düşürmek zorunda kalıyorsunuz. O rakamlara yüksek kalitede hizmet sunmak imkansız hale geliyor"
dedi.

"Antalya’nın Bir Şehir Kimliği Yok"
Turizmin yalnızca "Deniz, Kum, Güneş" parantezine sıkıştırılmaması gerektiğine dikkat çeken Yetkil, 7-8 Aylık Sezon Sıkışması: Antalya'da turizm sezonunun 7-8 ayla sınırlı kalmasının en büyük sorun olduğu, 12 aya yayılmanın anahtarının ise sağlık, spor, kongre ve kültür gibi alternatif turizm türlerinde yattığını ifade etti. Yetkil,
“Dünyanın önemli turizm kentlerinde ikonik simgeler ve hikayeler vardır. Bizim şehir merkezini bir cazibe merkezi haline getirmemiz şart. Turiste kültür ve doğa dışında sunabileceğimiz alternatifler yaratmalıyız. Yıllık ortalama yüzde 50 dolulukla çalışan bir kentte yeni otel açmanın anlamı yok"
dedi.
Yetkil, desteklerin yeni konaklama tesislerine değil, şehre katma değer sağlayacak alternatif turizm girişimcilerine verilmesi gerektiğini savundu.
COP31 BEKLENTİLERİ
Ekim ve Kasım aylarındaki COP31 vb. organizasyonlar ve erken rezervasyonlar sayesinde sonbahar döneminin verimli geçeceğini öngördüklerini belirten Yetkil, küçük ve orta ölçekli otellerin şehir ticaretini ayakta tutan ana unsur olduğunun altını çizdi.
KÜÇÜK OTELLER ŞEHRİN CAN DAMARIDIR
Geçtiğimiz günlerde yapılan ATSO Temmuz Ayı Meclis Toplantısı’nda söz alan ve benzer hatırlatmaları yapan ATSO Meclis üyesi Hasan Yetkil, küçük otellerin büyük oteller gibi temsil edilmesi gerektiğini belirtmişti. ATSO Meclis üyesi Emir Güldal’ın otelin büyüklüğüne göre daha fazla söz hakkı olması gerektiği imasına karşı çıkan Yetkil, küçük otellerin Antalya’nın can damarı olduğunu ifade etmişti.