Türkiye’de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskılar eylül ayında da sürdü. Kamuoyuna yansıyan raporlara göre bir ayda 3 bin 492 dijital içeriğe erişim engeli getirildi, 15 gazeteci gözaltına alındı, 8 gazeteci tutuklandı. 15 haber yayından kaldırılırken 4 internet sitesi kapatıldı. Tele2 Haber yayınlarını sonlandırdı, T24’ün X hesabı ikinci kez erişim engeliyle karşı karşıya kaldı. Haberleri nedeniyle gazetecilerin hedef alındığı süreçte, haberlerin engellenmesi ve gazetecilerin tutuklanması yalnızca basın özgürlüğünü değil, toplumun haber alma hakkını da tartışmaya açtı. Antalya’da da Murat Kemaneci’nin ve Taner Şahin’in tutuklu olduğu bilinirken Antalyalı usta gazeteci Derya Uğural ve Antalya Gazeteciler Cemiyeti Kurucusu Ahmet Dökdök Akdeniz Gerçek’e özel açıklamalarda bulundu.

DAVA, ENGELLEME VE YAYINDAN KALDIRMA
Eylül ayında 3 bin 492 dijital içeriğe erişim engeli getirildi. Evrensel, Kısa Dalga ve T24 gibi yayın kuruluşlarının da aralarında olduğu internet siteleri veya sosyal medya hesapları erişim engeliyle karşılaştı. Narin Güran cinayeti, okullardaki şiddet olayları ve fon vurgununa ilişkin haber ve paylaşımlar da erişim engellerinin hedefi oldu. Derlenen bilgilere göre Eylül’de 15 gazeteci gözaltına alınırken 8 gazeteci tutuklandı. İki gazeteci hakkında soruşturma başlatılırken 10 gazeteci hakkında dava açıldı. Ekim ayı başı itibarıyla cezaevindeki tutuklu gazeteci sayısının 30’a yükseldiği bildirildi. Tele1’in devamı niteliğinde YouTube üzerinden yayın hayatına başlayan Tele2 Haber, Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun YouTube yayınları için talep ettiği 2 milyon TL’lik lisans bedelini karşılayamayacağını açıkladı ve yayınlarını sonlandırma kararı aldı.

T24’ÜN HESABI İKİNCİ KEZ ENGELLENDİ
T24 de erişim engellerinin hedefindeki yayın kuruluşlarından biri oldu. İnternet sitesi ve X hesabı erişime engellenen T24’ün kullanıcı adını değiştirdiği sosyal medya hesabı için de ikinci kez erişim engeli kararı verildi. T24’ün @t24comtr kullanıcı adlı X hesabı, İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 29 Eylül 2026 tarihli kararıyla erişime engellendi. X’in hesabı Türkiye’den görünmez kılmamasının ardından kullanıcı adı değiştirilerek yayın faaliyetinin sürdürülmesi amaçlandı ancak yeni hesap da engellendi. Erişim engelinin gerekçesi “suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması” olarak açıklandı.

“DEMOKRASİNİN YOK EDİLMESİNE ADIM ADIM İLERLENİYOR”
Akdeniz Gerçek’e özel açıklama yapan Antalya Ses Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Antalya Gazeteciler Cemiyeti Kurucu Üyesi Ahmet Dökdök, basın üzerindeki baskıların demokrasi açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi. Dökdök:
“Demokrasinin yok edilmesine adım adım ilerleniyor. Demokrasinin ve Cumhuriyetin varlığının korunmasında üstlenilen görevlerden biri de gazetecilere düşüyor. Gazeteciler, halka karşı gerçekleri söylemek ve yazmakla görevlidir. Ancak iktidarlar, her ülkede kendileriyle ilgili gerçeklerin ortaya konulmasını istemez; daha çok kendilerinin yanında olunmasını ve desteklenmesini ister. Gazeteciliğin temel görevi halka gerçekleri yansıtmak olduğu için iktidarla zaman zaman çelişkili bir durum yaşanması kaçınılmazdır. İktidarın demokrasiyi yok etmeye yönelik adımlar attığı bir süreçte gazetecilerin de tutuklanması son derece kötü bir durumdur. Özgürlüklerin kısıtlanması, demokrasinin ortadan kaldırılması ve totaliter bir rejime adım adım ilerlenmesinin yolları bunlardır. Başlangıçta iktidara bu tür tavizler verildi. Her taviz verildiğinde ise iktidar bir adım daha ileri gitmek istedi. Bence en önemli nokta budur. Oysa zamanında gerekli tepkiler gösterilebilseydi, belki de bugün bu noktalara gelinmeyebilirdi”

“Gazeteciler İçin Tutuklanmak Şereftir”
Gazetecilerin tutuklanmasının mesleği yıldırmayacağını vurgulayan Dökdök, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu durum halkımız ve gazetecilik mesleği açısından son derece kötü. Ancak görevini yaptığı için tutuklanan her gazeteci açısından tutuklanmanın bir onur bir şeref olduğunu düşünüyorum. Bu tür uygulamalar bizleri yıldırmaz.”

“BASIN HÜRDÜR, SANSÜR EDİLEMEZ”
Antalyalı usta gazeteci Derya Uğural ise basın özgürlüğünün Anayasa tarafından açık biçimde güvence altına alındığını belirtti. Uğural:
“Basın özgürlüğüne geldiğimizde ise Anayasa’nın 28. maddesi karşımıza çıkıyor. Maddenin ilk cümlesi son derece açık ve herhangi bir yoruma ihtiyaç bırakmayacak şekilde ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ diyor. Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır. Gazeteci muhalif olmalıdır. Bu çok net bir durumdur. Gazeteci halkın sesi olmak durumundadır. Sesini duyuramayanların sesi olmak zorundadır. Halkın oylarıyla seçilen iktidarın yaptığı bütün icraatları eleştirmek ve sorgulamak da gazetecinin görevlerinden biridir”