Kemal Kılıçdaroğlu'nun İnadı 1994-2001 Ekonomik Krizlerine Rahmet Okutacak Bir Felaketi Davet Ediyor!
Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kurultay Yapmama İnadı 1994-2001 Ekonomik Krizlerine Rahmet Okutacak Bir Felaketi Davet Ediyor!
2022'den bugüne savaşta olan Rusya'da açıklanan en son resmi verilere göre yıllık enflasyon oranı yüzde 5,60 seviyesindedir.
ENAG'ın hesaplamasına göre Türkiye'de yıllık enflasyon ise yüzde 53,13 olarak gerçekleşti. Böylece TÜİK'in açıkladığı yüzde 32,61'lik yıllık enflasyon ile ENAG'ın hesapladığı yüzde 53,13'lük yıllık enflasyon arasında 20,52 puanlık fark oluştu.
Mutlak butlan kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel’in arasında geçtiği iddia edilen telefon konuşması:
Özel: “Buyurun beni aramışsınız.”
Kılıçdaroğlu: “Karar çıkarsa arayacağımı söylemiştim kamuoyuna, onun için aradım. Ne diyorsunuz?”
Özel: “Neye?”
Kılıçdaroğlu: “Ne yapmak lazım şimdi?”
Özel: “Kurultay yapmak lazım.”
Kılıçdaroğlu: “‘Yapamazsın’ diyorlar.”
Özel: “Efendim siz isterseniz yapılır...”
Kılıçdaroğlu: “O zaman tamam, arkadaşlar otursun konuşsun. En uygun zamanda yapalım.”
Özel: “En uygun zaman en kısa zaman. Bu işi uzatmaya dair bir niyet duyuyorum. Bu büyük bir felaket getirir.”
HAŞİM KILIÇ
Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Haşim Kılıç: (CHP’ye verilen mutlak butlan kararı hakkında) “Yüksek Seçim Kurulu'nun görevi, yetkisi gasp edilmiştir Kapatılma kararından çok daha ağır bir kararla karşı karşıya kaldık. Bundan sonra hiçbir parti güven içerisinde faaliyetlerini sürdüremeyecek"
Haşim Kılıç, CHP'ye yönelik mutlak butlan kararını çok yanlış bulduğunu söyledi. Bundan sonra hiçbir partinin güven içinde faaliyetlerini sürdüremeyeceğini kaydeden Kılıç, "parti; keşke kapatılsaydı daha iyi olurdu. Kapatılma kararından çok daha ağır bir kararla karşı karşıya kaldık. Tabii bu Türk demokrasisi adına çok üzücü bir gelişme" dedi.
"Kapatılsaydı daha iyi olurdu, kapatılma kararından çok daha ağır bir kararla karşı karşıya kaldık"
Demokrasi Platformu'nun düzenlediği konferansta İlke TV'ye konuşan Kılıç, mutlak butlan kararı için şu değerlendirmeyi yaptı: "Şaşkınım bu konuda. Bir anayasal kurum olan Yüksek Seçim Kurulu'nun kendi görevine sahip çıkamaması beni üzdü. Bu konu Anayasa'nın 79. maddesine göre; seçimlerin başlamasından bitimine kadar olan süre içinde olan bütün olayların çözüm yeri YSK'dır. YSK'nın kararlarına karşı hiçbir merciye başvurulamaz. Bunun sebebi kamu düzeninden olduğundan dolayı. Kamu düzenini o kadar etkiliyor ki YSK kararlarına karşı başka meciye başvurulamıyor. Ama bir Asliye Hukuk Hakimliğine yapılan müracat yapıldı. Bir parti; keşke kapatılsaydı daha iyi olurdu. Kapatılma kararından çok daha ağır bir kararla karşı karşıya kaldık. Tabii bu Türk demokrasisi adına çok üzücü bir gelişme. Bundan sonra hiçbir parti güven içinde faaliyetlerini sürdüremeyecek."
Yargıtay bunu onaylarsa çok daha ciddi sorunlar ve tartışmalar çıkacak
Yargıtay'ın kararı onama ihtimalini de yorumlayan Kılıç, "Bence esas turbun büyüğü daha geride. Eğer Yargıtay bunu onaylarsa çok daha ciddi sorunlar ve tartışmalar çıkacak. Tartışmaların önüne geçmek için bu YSK'ya verilmiş. Bu siyasi partiler kanunun 21. maddesinde de bu açık ifade ediliyor. Ama buna rağmen bir asliye hukuk hakimi bunu görev kabul ediyor ve İstinaf mahkemesi de böyle bir karar veriyor" dedi.
"Tüm partiler etkisiz hale getirilebilir"
Kararın demokrasiye olumsuz etkileri olduğunu kaydeden Kılıç, "Çok ciddi bir yara açtı Türk demokrasisi için. Bundan sonra tüm partiler bu yolla, bir asliye hukuk hakiminin kararıyla etkisiz hale getirilebilir. Kapatmaya gerek yok. Şu hale bakın. Çok yanlış buluyorum. YSK görevine sahip çıkmalıydı. YSK'nın yetkisi gasp edilmiştir" diye konuştu.
Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Haşim Kılıç'tan "mutlak butlan" değerlendirmesi "Kapatılsaydı daha iyi olurdu, kapatılma kararından çok daha ağır bir kararla karşı karşıya kaldık"
ÖRSAN ÖYMEN:
Örsan Öymen: “Genel başkanlığı döneminde, TBMM’de yaptığı bir konuşmada, 1920’lerin ve 1930’ların CHP’sini, Mustafa Kemal Atatürk’ün CHP’sini, AKP’nin dikta rejimine benzeten; CHP’yi Atatürk’ten, ‘altı oktan’, laiklikten, solculuktan uzaklaştıran ve kadrolarını ona göre oluşturan; CHP’ye 13 yılda 13 seçim kaybettiren Kılıçdaroğlu’nun; Türkiye’yi padişah gibi yöneten Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, CHP’de padişahlığını ilan etmiş olmasına ve Erdoğan’ın veziri konumuna düşmesine şaşırmamak gerekir.”
IŞIK KANSU:
Işık Kansu: "Kılıçdaroğlu, 5 yıl partinin başında kalma niyetindeymiş. Yani, kurultaya filan gitmeyecek, parti örgütü ve halkın kendisine yönelen çok öfkeli tepkisine karşın CHP’yi egemenliği altında tutacak. Özgür Özel ile hareket eden ekibi “arınma” adı altında büyük ölçüde partiden tasfiye edecek. Bir başka deyişle, geçmişte FETÖ’cülerle işbirliği yaptığı gibi yine partiyi geleneksel çizgisinden ve kadrolarından uzaklaştıracak; CHP’yi CHP olmaktan çıkaracak."
TİMUR SOYKAN:
Timur Soykan: Kılıçdaroğlu’na ait olduğu öne sürülen ‘Her şey unutulur ben de 5 yıl CHP Genel Başkanı kalırım.’ sözüne tepki gösterdi!
“Bakın, bu zübükler bu ülke tarihine, Cumhuriyet’in kalbine kazık sokanlar olarak geçecekler. Bunlar ne düşünüyor biliyor musunuz?
İstisnasız hepsi şöyle düşünüyor: ‘Bu toplum balık hafızalıdır. Bunları hatırlamaz bile. 3-4 haftaya tepkiler diner. Ben koltuğumda kalırım, yoluma devam ederim.’ Şimdi MYK’ya girip koltuğa oturanlar da aynı kafada. Mesela Necdet Saraç, birkaç gün önce televizyonlarda mutlak butlan kararını eleştiriyor, tepki gösteriyor, Kılıçdaroğlu’na ağır eleştiriler yöneltiyordu.
Sonra MYK’ya girdi. Bugün de çıkıp açıklama yapıyor: ‘Görüşlerim değişmedi ama uzlaşma için oradayım’ diyor. Ya Allah aşkına…Bunlar sizin aptal olduğunuzu düşünmüyor.
Ama hafızasız olduğunuzdan çok eminler. Kemal Kılıçdaroğlu da öyle düşünüyor. ‘Bana hain diyorlar ama birkaç haftaya unutur giderler’ diye düşünüyor. ‘Ben de gemimi yürütürüm’ diyor.
Sayın Kılıçdaroğlu, çok yanılıyorsunuz. Siz hala bunun basit bir siyasi olay olduğunu sanıyorsunuz. Oysa ülke çok daha büyük bir kırılma yaşıyor. Siz, ülke monarşik bir yapıya sürüklenirken, Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Türkiye’de yeni bir sistem inşa edilirken, bunun ana aktörlerinden biri oldunuz. Bu memleketin kalbine saplanan kazıklardan biri oldunuz.
Ve bu, 3-4 haftada unutulacak bir şey değil. Bu tarihin yazacağı bir olaydır. Tarih sizi ve yanınızdakileri; bu sisteme, bu demokrasiye ve Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyete karşı tek adam rejiminin en büyük hamlesinin piyonları olarak yazacak.
Siz bunu kabul ettiniz, bunu sindirdiniz. Öyle ‘3-4 haftada unutulur, ben de 5 yıl bu koltukta otururum’ diye hayal kurmayın. Sokaktaki tepkinin farkında değilsiniz. Çünkü sokağa çıkamıyorsunuz. Miting yapamıyorsunuz. Genel merkez binasında kapalı kapılar ardında oturuyorsunuz. Ve bu tepki sadece CHP tabanından da gelmiyor.
Bugün Türkiye’de insanlar sizin yaptığınızı tarif edecek yeni bir kelime arıyor. Partisini satmanın, yol arkadaşlarını satmanın, partinin genel merkezine polisle girmenin CHP tarihinde görülmemiş örneklerine imza attığınız düşünülüyor. Siz hala ‘3-4 haftaya unuturlar’ diyorsunuz.”
AKIN BİRDAL
İnsan hakları aktivisti, İHD onursal başkanı Akın Birdal, Kılıçdaroğlu ile ilgili şöyle bir anısını aktarmıştı… “Bir ‘Barış Konferansı’ için Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istedik ancak bize randevu vermedi”
271 EDEBİYATÇI
271 edebiyatçıdan ‘mutlak butlan’ tepkisi: “Kayyım rejimine hayır”
“Demokratik Türkiye için mutlak butlan kararına karşı çıkıyor, tarihin doğru ve vicdanlı tarafında kalmak isteyen herkesi bu mücadeleye destek vermeye davet ediyoruz.”
Aralarında Ahmet Ümit, Aslı Erdoğan, Ayfer Tunç, Buket Uzuner, Ece Temelkuran, Elif Şafak, Haydar Ergülen, Nedim Gürsel ve Yekta Kopan’ın da bulunduğu 271 edebiyatçı, “Edebiyatçılardan adalet ve demokrasi çağrısı: Kayyım rejimine hayır!” başlıklı bir açıklama yayımladı.
“İktidar, güdümündeki yargı eliyle temel anayasal haklarımıza bir kez daha darbe vurmuştur” diyen edebiyatçılar, “halkın iradesini, seçme ve seçilme hakkını yok sayan sistematik hukuksuzluklara” itiraz ettiklerini belirtti.
Edebiyatçılar, “Özgür irademizi, umudumuzu ve adalet duygumuzu hedef alarak seçimsiz bir Türkiye’yi amaçlayan antidemokratik uygulamalara ‘Hayır!’ diyoruz. Hukukun gücünü değil, güçlünün hukukunu savunan bu köhne anlayışı reddediyoruz” ifadelerini kullanarak, “tarihin doğru ve vicdanlı tarafında kalmak isteyen herkesi” mücadeleye destek vermeye çağırdı.
Açıklamaya imza atan 271 isim şöyle:
A. Haluk Ünal, Abdullah Ataşçı, Adil Güler, Ahmet Erkam Saraç, Ahmet Günbaş, Ahmet Karadağ, Ahmet Medeni, Ahmet Ümit, Ahmet Yurdakul, Akgül Yerli, Ali Cabbar, Ali Doğan, Ali Yağan, Arda Ekşigil, Arzu Armağan Akkanatlı, Arzu Erkan, Aslı Erdoğan, Aslı Tohumcu, Asuman Tekiner, Atilla Keskin, Ayça Erkol, Ayça Şebnem, Ayfer Tunç, Ayhan Erdoğan, Ayla Helvacıoğlu, Aylin İşcan Yener, Aynullah Akca, Ayşe Atalay, Ayşe Başak Kaban, Ayşe Draz, Ayşe Görkem Kozanoğlu, Ayşe Nilay Özkan, Ayşe Nur Aydın, Ayşegül Başar, Ayşegül Devecioğlu, Ayşen Bayazıt Melik, Ayşen Şahin, Aysun Kara, Aziz Tunc, Bahar Kaya, Baki Kaya, Barbaros Altuğ, Başar Yılmaz, Bayram Balcı, Belgin Bıyıkoğlu, Belma Fırat, Berin Aral, Berrin Yelkenbiçer, Betül Dündar, Binnur Ertürk, Buket Uzuner, Bülent Ayyıldız, Burak Soyer, Burçin Tetik, Cabir Özyıldız, Cafer Cebe, Çağla Arıbal, Çağnam Erkmen, Cahide Özer, Canan Evcimen, Cem Kalender, Cemile Çakır, Ceren Avman, Ceren Kerimoğlu, Çetin Göksu, Cevahir Coşkun, Çiğdem Gökhan, Cihan Oğuz, Cüneyt Ayral, Defne Suman, Demet Aydın Demirci, Deniz Oge, Deniz Satılmış, Didem Koç, Dilek Emir, Dilek Karaaslan, Dilvin Gerçek, Doğu Yücel, Duygu Özsüphandağ Yayman, Duygu Terim, Ebru Özdemir, Ece Temelkuran, Ekin Metin Sözüpek, Elif Kesim, Elif Şafak, Elif Usta, Erdoğan Kabadayı, Erendiz Atasü, Ergin Cinmem, Ersin Bilge, Ertuğrul Erdoğan, Ethem Baran, Ezeli Doğanay, Ezgi Özsan, Fatma Burçak, Fatma Özer, Fatma Öztürk, Fergül Yücel, Ferziye Küçük, Feyzan Ökmen, Fidan Billur Aral, Fikriye Büyükyılmaz, Filiz Öztürk, Fuat Tokat, Fuat Topdemir, Fügen Ünal Şen, Gamze Efe, Gaye Keskin, Gonca Özmen, Gönül Kıvılcım, Gönül Özbakay, Gönül Sen, Gözde Demirel, Gülcan Aksoy, Gülçin Afacan, Gülçin Erşen, Gülsel Ceren Güneş, Gülsen Gülbeyaz, Gülsüm Koçak, Gülsüm Öz, Gültekin Emre, Gulten Gunbek, Gülümser Okyay, H. Filiz Lefkeli, Halil İçöz, Halil İzöz, Hande Çiğdemoğlu, Hande Ortaç, Hanife Kurt, Harun Özen, Hatice Demirtaş, Hatice Filiz Lefkeli, Haydar Ergülen, Hıdır Eligüzel, Hıdır Murat Doğan, Hüseyin Kaplan, İbrahim Peneklioğlu, İbrahim Tekpınar, İklil Sumer, İlkay Noylan, İrem Üreten, İsmail Güzelsoy, Kerem Işık, Kifayet Ceylan, Lal Hitay, Lale Tekin Orourke, Levent Ünal, M. Sadık Aslankara, Mehmet Kılıç, Mehmet Sobacı, Mehtap Meral, Mehtap Sezer, Melek Ballı, Melih Özeren, Melike İlgün, Menekşe Gülben, Menekşe Toprak, Merve Yakut, Mesut Varlık, Mine Arıbal, Molla Demirel, Mualla Şimşek, Müge İplikçi, Muhammed Münzevi, Müjgan Çalışkan, Mükerrem Yıldız, Mükerrem Yılmaz, Murat Gülsoy, Murat Şahin, N. Asher, Nazmi Bayrı, Necla Akdeniz, Necla Kırarslan, Necmi Mercan, Nedim Gürsel, Neriman Ağaoğlu, Neslihan Cangöz, Neslihan Yiğitler, Nevin Akkaya, Nevin Çetin, Nilgün Eser, Nilgün Karataş, Nilüfer Kuyaş, Nimet Solak, Nur Uysal, Nurdan Pekin, Nurgül Kumbaroğlu, Nurhan Suerdem, Nurhayat Korkmaz, Olcay Jennings, Orhan Murat Bahtiyar, Oya Vahide Denizyaran, Ozan Can Türkmen, Ozdemir Ozbulat, Özge Doğar, Özge Kiner, Özge Kılıçoğlu, Özgür Çırak, Özgür Metin Demirel, Özlem Akıncı, Ozlem Aktaş, Pelin Gezeryel, Pelin Özer, Rabia Günhan, Rıdvan Hatun, Saadet Solak, Saba Altınsay, Şaban Akbaba, Şafak Baba Pala, Şakir Bilgin, Saniye Çiçek, Şebnem İşigüzel, Sedef Betil, Şehmus Ay, Sema Özbakay, Semih Gümüş, Şenay Eroğlu Aksoy, Senem Kale, Sengul Kaplan, Sepin Sinanlıoğlu, Serap Üstün Kütahya, Sermin Aksoy, Servet Mills, Sevil Eryaşar, Sevinc Dogan, Sevtap Ayyıldız, Seyit Gencay, Sibel Baykam, Sibel Guntav, Sibel Oral, Sidem Samsun, Sinan Cumart, Sine Ergün, Soner Demirbaş, Şükran Kaplan, Taçlı Yazıcıoğlu, Tansu Gülsüm Öz, Tarık Günersel, Tayfun Topraktepe, Tuğba İnceoğlu, Tulin Djahit, Turgut Baygın, Ufuk Tekin, Uğur Portakal, Ülkü Oktay, Ümit Aykut Aktaş, Ümit Ziya Işık, Vahide Uz, Vasfettin Yağız, Veysel Selen, Vicdan Özerdem, Vildan Akar, Vildan Çetin, Vuslat Işık, Y. Bekir Yurdakul, Yakup Dıvrak, Yasemin Seven Erangin, Yasemin Sungur, Yavuz Ekinci, Yekta Kopan, Yelina Tayfur, Yıldız İlhan, Yurdanur Öztürk, Zarife Çalışkan, Zehra Çelenk, Zerrin Akçam, Zerrin Saral, Zeynep Göğüş, Zeynep Kaçar, Zeynep Mercan, Zeynep Uysal.
MURAT EMİR
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Özgür Özel ve beraberindeki milletvekillerinin Demokratik Sol Parti'ye (DSP) katılmayı planladığı yönündeki iddiaya yanıt verdi. Emir "Önder Aksakal konuyu yanlış anlamış olabilir" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Murat Emir, butlan kararıyla genel başkanlık görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel ve beraberindeki milletvekillerinin Demokratik Sol Parti'ye (DSP) katılmayı planladığı iddiasına dair açıklamada bulundu.
DSP Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Yumuşak'la bir görüşme gerçekleştirdiğini ancak bu buluşmada "DSP'yi teslim almak gibi bir önerisinin" olmadığını belirten Emir, sosyal medyadan yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"Bir görüşme üzerinden yapılan abartılı spekülasyonlardan dolayı kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. Genel Başkan Yardımcısı Sayın İbrahim Yumuşak'la kendi ofisinde bir çay içimi süresinde, dostane ve içeriği yaşadığımız siyasal krizi de kapsayan bir sohbet gerçekleştirdik. Benim DSP'yi teslim almak gibi bir önerim olmadığı gibi, böyle bir teklifin yapılabilmesinin son derece kabalık sayılacağı da açıktır. Genel Başkan Önder Aksakal'ın konuyu yanlış anlamış olabileceği olasıdır."
FATİH ATİK
DSP ile ilgili iddia, mahkeme kararıyla CHP'de genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen televizyonu kanalı TGRT Haber'in Ankara Temsilcisi Fatih Atik tarafından ortaya atıldı.
İddiasına DSP tarafını kaynak gösteren Atik, CHP'li Emir'in Yumuşak'la yaptığı görüşmede konuyu gündeme getirdiğini ve "Biz topluca DSP'ye geçelim, (TBMM'de) DSP çatısı altında büyük bir grup kuralım, seçimlerde DSP yönetiminden isimleri de milletvekili yapalım. Ama siz de yıl sonuna kadar DSP olarak kongre yapın, kongrede partiyi bize teslim edin" dediğini ileri sürdü.
TGRT Haber Ankara Temsilcisi Atik, 2023 yılında AKP listelerinden milletvekili seçilerek TBMM'ye giren ve hâlen Cumhur İttifakı'na destek veren DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'la da konuştuğunu ve bu bilgiyi teyit ettirdiğini söyledi. Atik, DSP İstanbul Milletvekili Aksakal'ın bu öneriyi "toptan reddettiğini" aktardı.
MÜSLİM SARI
CHP sözcüsü: Özgür Özel'in grup başkanlığı iptal edilecek...
Bu arada Kılıçdaroğlu'nun atadığı parti sözcüsü Müslim Sarı, Özgür Özel'in grup başkanlığının TBMM Başkanlığı tarafından iptal edileceğini iddia etti...
Sarı, Cumhuriyet gazetesine yaptığı açıklamada, "Çünkü usulsüz bir seçim. Seçim şekil koşullarına uygun değil. Kaç gün önce, hangi gündemle duyurdun. Her şeyin bir usulü, şekli var. Ayrıca genel başkanın bilgisi dahilinde olmayan bir grup seçimi yapılabilir mi? Grup başkanı genel başkana bağlı olarak çalışılır" ifadesini kullandı.
CHP'li milletvekilleri, butlan kararı sonrası Özgür Özel'i yeniden TBMM Grup Başkanı seçmişti.
Özgür Özel cephesinin kurultay çağrısına da yanıt veren Sarı, "Kurultay yapamıyoruz, hukuken imkansız. Arkadaşlarımızın derdi kurultay değil, kurultay yapılamayacağını onlar da biliyor. Onların derdi partiyi ayrıştırmak, zorlamak ve parti kurmak" iddiasında bulundu.