Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Hatay | Hatay’da 3 Engelli Çocuğuna Gözü Gibi Bakıyor!

Hatay’da 3 Engelli Çocuğuna Gözü Gibi Bakıyor!

Hatay'da yaşayan 72 yaşındaki Süheyla Ezer, kan uyuşmazlığı nedeniyle engelli olan 3 çocuğunun ihtiyaçlarını tek başına karşılayarak yıllardır hayatına devam ediyor.

Hatay'da yaşayan 72 yaşındaki Süheyla Ezer, kan uyuşmazlığı nedeniyle engelli olan 3 çocuğunun ihtiyaçlarını tek başına karşılayarak yıllardır hayatına devam ediyor.

Hatay’da 3 Engelli Çocuğuna Gözü Gibi Bakıyor!

Antakya ilçesinde ikamet eden 72 yaşındaki Süheyla Ezer'in evlatları; 51 yaşındaki Şirin, 48 yaşındaki Günay ve 40 yaşındaki İbrahim Halil kan uyuşmazlığı nedeniyle engelli doğdu.

Hatay’da 3 Engelli Çocuğuna Gözü Gibi Bakıyor2

“Yüreğim Yanıyor”

Evlatlarına yıllardır hem annelik hem de babalık yapan Ezer, kendilerinden ayrı yaşayan eşinin 'çocukları ver bir kuruma ve sen de rahatına bak' söylemlerine aldırış etmeden kendini çocuklarına adadı. Çocuklarının her ihtiyacını kendi imkanlarıyla çıkaran fedakâr anne yaptıklarıyla takdir toplarken, her Anneler Günü'nde hüzün yaşıyor. Acısını aktaran anne Ezer, "Evlatlarım Anneler Günümü kutlasınlar isterdim ama sağlıklı değiller, bu yüzden yüreğim yanıyor" diyerek duygularını ifade etti.

Hatay'da 3 Engelli Çocuğuna Gözü Gibi Bakıyor3

“Ben Anneyim Nasıl Yapabilirim?”

Anne Süheyla Ezer, evlatlarında kan uyuşmazlığından dolayı gelişim bozukluğu olduğunu belirterek, "3 çocuğumda da kan uyuşmazlığı nedeniyle gelişim bozukluğu var. Benim 51 yaşında Şirin, 48 yaşında Günay ve 40 yaşlarında İbrahim Halil adında 3 engelli çocuğum var. Sabah kalkıyorum, kendilerine kahvaltı yaptırıyorum ve akşama kadar da kapı önünde oturuyoruz. Ne bir yere gidebiliyorum ne de bir şey yapabiliyorum. Sadece hastaneye gidip geliyoruz. Depremde yıkılan evimin yerinde bir evim olsaydı, ömrümün son zamanlarında onlarla oturmak isterim. Rehabilitasyon zamanlarında onları sürekli rehabilitasyona götürüyordum ve geçen yıl beni yılın annesi seçtiler. Çünkü 3 engelli çocuğun yükü kolay değil. Gözlerim bulanıyor ve tansiyonum düşüyor. Ben bakıma muhtaçken onlara bakıyorum. Sabah kalktığımda dizlerimin üzerinde ayakta zor duruyorum. Kocam burada bizimle kalmıyor. Reyhanlı'da konteynerde kalıyor. Kocam bana, 'çocukları ver bir kuruma ve sen de rahatına bak' dedi. Ben anneyim nasıl yapabilirim, öbür dünya güzel olur inşallah. Keşke çocuklarım sağlıklı olsaydı da ben de kapılarda temizlikçilik yapaydım. Çocuklarım bana çok düşkünler, çünkü babadan sevgi görmediler. Doğdukları günden beri çocuklarıma bakıyorum, çocuklarımın sağlıklı olmasını çok isterdim. Anneler Günümü kutlasınlar isterdim ama sağlıklı değiller. Bu yüzden yüreğim yanıyor" diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız