Türk siyasetinde önem yer tutan Hüsamettin Cindoruk, 11 Nisan günü gözlerini yaşama yumdu. 25 Aralık 2025 tarihinden bu yana İstanbul'da yoğun bakımda tedavi gören deneyimli siyasetçi, yarım asrı aşan kariyeri boyunca merkez sağın "akil adamı" olarak kabul edildi. Menderes'in avukatlığından Meclis Başkanlığına, parti liderliğinden Cumhurbaşkanlığı vekilliğine kadar devletin en üst kademelerinde görev yapan Cindoruk, nezaketi, hitabeti ve hukukçu kimliğiyle siyasetin her yelpazesinden saygı görüyordu.
Hüsamettin Cindoruk Nerelidir?
Hüsamettin Cindoruk, 8 Haziran 1933 tarihinde İzmir'de dünyaya geldi.
Eğitimi Nedir?
Eğitim hayatına başkentte başlayan Hüsamettin Cindoruk, Ankara’nın köklü okullarından Çankaya İlkokulu ve Ankara Atatürk Lisesi'ni başarıyla tamamladı. Yükseköğrenim için girdiği Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1954 yılında mezun olan Cindoruk, hukukun üstünlüğü ilkesini daha o yıllarda hayat felsefesi haline getirdi. 1955 yılında avukatlık stajını tamamlayarak meslek hayatına başlayan Cindoruk, aynı zamanda henüz öğrencilik yıllarındayken 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti’nin (DP) gençlik kollarında siyasi bilincini oluşturmaya başladı. Eğitim yıllarında edindiği sağlam hukuk formasyonu, onun ilerleyen yıllarda sadece siyasi bir figür değil, aynı zamanda bir anayasa ve parlamento uzmanı olarak anılmasını sağladı.
1960 Darbesi Dönemi
Hüsamettin Cindoruk’u Türk halkının zihnine kazıyan en büyük olay, 27 Mayıs 1960 askeri darbesi sonrasında sergilediği korkusuz avukatlık performansıdır. Darbe sonrasında kurulan Yüksek Adalet Divanı’nın yargılamaları sürdürdüğü Yassıada’da, idamla yargılanan Başbakan Adnan Menderes’in savunmasını üstlenen genç avukatlardan biriydi. Sadece Menderes değil, Meclis Başkanı Refik Koraltan ve çok sayıda milletvekilinin de haklarını savunarak, darbe mahkemesinin hukuksuz kararlarına karşı hukukun kalkanını oluşturdu. Bu süreçte mahkeme heyetine hakaret ettiği iddiasıyla Balmumcu Sıkıyönetim Cezaevi'nde iki buçuk ay hapis yatarak bedel ödemekten kaçınmadı.
12 Eylül Darbesinde Etkin Oldu
Cindoruk’un demokrasi sınavı 12 Eylül 1980 darbesinde de devam etti. Siyasi faaliyetlerin yasaklandığı ve liderlerin tasfiye edilmeye çalışıldığı o karanlık günlerde, Süleyman Demirel ile birlikte hareket ettiği gerekçesiyle Zincirbozan Askeri Tesisleri’ne gönderildi. Çanakkale’nin Lapseki ilçesinde bulunan bu tesiste yaklaşık dört ay boyunca zorunlu ikamete tabi tutulan Cindoruk, hem DP mirasını hem de Adalet Partisi (AP) çizgisini korumak için büyük çaba sarf etti. O dönemde kurulan Büyük Türkiye Partisi'nin (BTP) kurucuları arasında yer alsa da parti sadece 15 gün sonra Milli Güvenlik Konseyi tarafından kapatıldı; ancak Cindoruk’un sivil siyaseti yeniden inşa etme azmi hiçbir zaman kırılmadı.
Meclis Başkanlığı Dönemi
Siyasi yasakların 1987 referandumuyla kalkmasının ardından Cindoruk, Türk devlet yönetiminin en kritik noktalarında görev aldı. 1985 yılında kurulan Doğru Yol Partisi’nin (DYP) emanetçi genel başkanlığını yürüterek Süleyman Demirel’in dönüşüne zemin hazırladı. 1991 genel seçimlerinde Samsun ve Eskişehir milletvekili olarak meclise giren Cindoruk, 1991-1995 yılları arasında TBMM Başkanlığı yaptı. Bu dönemde meclisin itibarını ve yasama kalitesini artırmak için reformist adımlar atan Cindoruk, "parlamenter sistemin bekçisi" olarak anılmaya başlandı.
Cumhurbaşkanı Vekilliği
Devlet adamlığı kariyerinin zirve noktası ise 17 Nisan 1993 tarihinde 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ani vefatı oldu. TBMM Başkanı sıfatıyla anayasa gereği bir ay boyunca vekaleten Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi. Özal’ın ölümünden Süleyman Demirel’in 9. Cumhurbaşkanı olarak seçilmesine kadar geçen bu hassas geçiş sürecini büyük bir devlet ciddiyetiyle yöneterek ülkede herhangi bir otorite boşluğu oluşmasına izin vermedi.
Son Dönemi
Daha sonraki yıllarda Demokrat Türkiye Partisi’ni kuran ve son olarak 2009-2011 yılları arasında Demokrat Parti’nin (DP) başında bulunan Cindoruk, merkez sağın birleşmesi ve Türkiye’nin makul bir siyaset zemininde kalması için ölene dek fikir üretmeye devam etti.
Neden Yaşamını Yitirdi?
Cindoruk, bir süredir devam eden sağlık sorunları nedeniyle tedavi görüyordu. 25 Aralık 2025’te oksijen seviyesindeki düşüş üzerine hastaneye kaldırılan Cindoruk, yoğun bakımda süren tedaviye rağmen bugün gözlerini yumdu.
Özel Yaşamı
Dilek Cindoruk ile evliydi ve üç çocuk babasıydı. Emin Çölaşan'ın kuzeniydi. 27 Ekim 2017 tarihinde Türkiye Barolar Birliği tarafından verilmeye başlanan Onur Ödülü'nün ilkine layık görüldü.
Konyaaltı’nda Denizden Çıkanlar Şoke Etti
Antalya Dahil 22 İlde 25 Milyar TL'lik Yasa Dışı Bahis Operasyonu! 86 Tutuklama
Antalya’da 200 TL İzdihamı: Sabah 06.00’da Kuyruğa Girdiler!