Bir otelde şef aşçı olarak çalışan K.H., stajyer M.K. ve diğer mesai arkadaşlarına yönelik agresif tavırları ve hakaret içerikli sözleri nedeniyle işten çıkarıldı. İş akdinin haksız yere feshedildiğini öne süren aşçıbaşı, kıdem ve ihbar tazminatı talebiyle İş Mahkemesi’ne başvurdu. Yerel mahkemenin tazminat ödenmesi yönündeki kararı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından bozuldu.
Stajyere Hakaret ve Şiddet İçerikli Sözler
Dava dosyasına yansıyan bilgilere göre, şef aşçı K.H.’nin stajyer M.K.’ya yönelik, hakaret içerikli ifadeler kullandığı, göz ameliyatı olan stajyerin durumunu bildiği halde herkesin içinde rencide edici sözler sarf ettiği tespit edildi. İşveren, davacının işyerinde huzuru bozması, sinkaflı küfürler etmesi ve çalışma disiplinine aykırı davranışları nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini savundu.
"Güven Temeli Çöktü"
Yerel mahkemenin feshin haksız olduğuna dair kararını değerlendiren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışlarının iş ilişkisini çekilmez hale getirdiğine hükmetti. Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi:
"Davacının işyerinde stajyer olarak çalışan M.K'ya sinkaflı küfürler ettiği ve şiddet içerikli sözler söylediği ortadadır. Davacının işyerindeki çalışma barışı ile düzen ve disiplini bozduğu sabittir. Davacının sabit olan bu davranışları karşısında iş ilişkisinde güven temelinin çöktüğü kabul edilmelidir."
Yargıtay, işverenin 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca yaptığı feshin haklı nedene dayandığını vurgulayarak, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerektiğine karar verdi.