YÖK Başkanı tarafından dile getirilen lisans eğitim sürelerinin üç yıla indirilebileceği yönündeki açıklamalar, özellikle şehircilik eğitimi çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. TMMOB Şehir Plancıları Odası, yaptığı kapsamlı basın açıklamasıyla bu önerinin hem mesleğin niteliğini hem de kamu yararını doğrudan zayıflatacağını belirterek güçlü bir uyarıda bulundu.
Stüdyo Kültürü ve Uygulama Süreci Üç Yıla Sığmaz
Şehir Plancıları Odası, şehir ve bölge planlama eğitiminin yalnızca teknik bilgi aktarımından ibaret olmadığını; stüdyo kültürü, sahada analiz yapma becerisi, mekânsal sezgi ve eleştirel düşüncenin zaman içinde olgunlaştığı çok katmanlı bir süreç olduğunu vurguladı.
Açıklamada, üç yıla indirilen bir programın:
Mesleğin temel omurgasını oluşturan stüdyo çalışmalarını zayıflatacağı,
Uygulama, yerinde analiz, proje geliştirme ve karar süreçlerine dair yetkinliği düşüreceği,
Mezunların mesleki sorumluluk ve kamu yararı bilincini yeterince geliştiremeyeceği
ifade edildi.
Oda, “Bu kültürü sıkıştırmak, mesleğin özünü kesmekle eşdeğerdir” diyerek uyarısını net bir dille ortaya koydu.
Dünya Örnekleri “Hızlandırılmış Mesleki Yetkinlik” Modelini Desteklemiyor
Basın açıklamasında, Avrupa’da bulunan bazı üç yıllık program örneklerinin Türkiye’deki dört yıllık profesyonel planlama yetkisine denk olmadığı da vurgulandı. Oda, bu programların çoğunun:
Urban Studies / Kentsel Çalışmalar gibi daha teorik alanlara ait olduğunu,
Şehir plancısı yetkisi kazandırmadığını,
Mesleki yetkinlik için mutlaka bir veya iki yıllık ileri düzey lisansüstü eğitimle tamamlandığını
belirtti.
Bu nedenle mevcut tartışmaların uluslararası örneklerle desteklenmediği ifade edildi.
“Bugün Türkiye’nin İhtiyacı Eğitim Süresini Kısaltmak Değil, Güçlendirmektir”
Açıklamada, ülkenin deprem riski, iklim krizi, taşkınlar, plansız kentleşme baskısı ve tarım alanlarının kaybı gibi çok katmanlı sorunlarla karşı karşıya olduğu hatırlatıldı.
Bu nedenle:
Daha analitik,
Uygulama ağırlıklı,
Stüdyo kapasitesi yüksek,
İklim ve afet odaklı derslerle desteklenmiş
bir planlama eğitiminin zorunlu olduğu vurgulandı.
Eğitim süresinin kısaltılması ise bu kritik ihtiyaçlarla çelişen bir adım olarak değerlendirildi.
"Tavrımız Açıktır"
Şehir Plancıları Odası, açıklamasının sonunda şu mesajı verdi:
“Şehircilik eğitiminin niteliğini düşürecek, kamu yararını zayıflatacak her girişime karşı duracağız. Bu tartışma bilimsel, mesleki ve toplumsal boyutları dikkate alınmadan yürütülemez. Ülkemizin geleceği için şehircilik eğitiminin kamusal işlevini savunmaya devam edeceğiz.”