Türkiye’nin afet kuşağındaki yerleşmeleri için kritik bir gelişme yaşandı. TMMOB Şehir Plancıları Odası (ŞPO), kentlerin kaderini rantın değil, bilimin tayin etmesi amacıyla Afet Çalışmaları Merkezi’ni (AÇM) resmen hayata geçirdi. Depremden sele, iklim krizinden endüstriyel kazalara kadar pek çok riskle karşı karşıya olan Türkiye kentleri için bu merkez, "dirençli şehir" inşasında stratejik bir üs görevi görecek.
AFETLERE KARŞI "MEKÂNSAL SAVUNMA" DÖNEMİ BAŞLIYOR
Yeni kurulan Afet Çalışmaları Merkezi, sadece kriz anını değil, afet öncesindeki "sakınım" süreçlerini odağına alıyor. Merkezin temel hedefi; Türkiye’nin kronikleşen plansızlık sorununa bilimsel verilerle müdahale etmek ve kentleri afetler karşısında yıkılmaz birer kaleye dönüştürecek politikalar üretmek.
AÇM bünyesinde yürütülecek faaliyetler dört ana sütun üzerinde yükselecek:
Sadece deprem değil; sel, yangın ve iklim krizine bağlı riskler bütüncül bir bakış açısıyla analiz edilecek.
Karar vericilere mekânsal planlama süreçlerinde rehberlik edecek akademik ve teknik altlıklar hazırlanacak.
Meslek profesyonellerine yönelik eğitim programlarıyla, afet sakınım planlaması konusunda uzman kadrolar yetiştirilecek.
Gelecek nesillere ve araştırmacılara ışık tutacak dev bir dijital kurumsal hafıza oluşturulacak.
KOLEKTİF AKILLA "DİRENÇLİ KENTLER" İNŞA EDİLECEK
ŞPO’dan yapılan açıklamada, AÇM’nin kapılarının tüm meslektaşlara ve uzmanlara açık olduğu vurgulandı. "Kolektif üretim" prensibiyle hareket edecek olan merkez; saha araştırmaları ve çalışma gruplarıyla teoriyi pratikle birleştirecek. Şehir plancıları, bu merkez aracılığıyla kentlerin anayisası olan imar planlarının "afet duyarlı" hale gelmesi için toplumsal bir denetim mekanizması da oluşturmuş olacak.