Türkiye’nin mizaha bakışı yapılan araştırmayla ortaya çıktı. TuzBiber ve Veri Enstitüsü işbirliğiyle hayata geçirilen mizah araştırması, ülkemizde mizahın sadece bir eğlence aracı olmadığını aynı zamanda toplumsal bir terapi ve stresle başa çıkma mekanizması olarak görüldüğünü ortaya koydu.
İyileştirici Mizah
Veriler, mizahın toplumda duygusal bir dengeleyici olarak işlev gördüğünü gösteriyor. Türkiye genelinde her 10 kişiden yaklaşık 6'sı yüksek düzeyde ‘iyileştirici’ mizah anlayışına sahip.

Katılımcıların yüzde 44’ü “sadece gülmek ve eğlenmek” için bir stand-up gösterisine bilet alabileceğini belirtirken, yüzde 32’si “günlük stres ve ülke gündeminden kaçma isteği” yanıtını veriyor. “Sosyalleşme ve bir otama girme ihtiyacı” için bilet alma kararı verebileceğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 17.
Her Şeyin Şakası Olmaz!
Araştırma, mizahın iyileştirici gücünün yanı sıra toplumun bu konudaki hassasiyetlerini ve sınırlarını da mercek altına alıyor. Şakasına tahammül edemediğimiz konuların başında “kutsal değerler” yer alırken “hastalıklar, engellilik ve çocuklara yönelik hassasiyetler” de şakası yapılmaması gereken konuların başında geliyor.

Yanıtlara göre "şakası olmaz" denilen konular ve oranları şöyle sıralanıyor:
Yüzde 58: Dini inançlar ve kutsal değerler üzerinden yapılan şakalar.
Yüzde 55: Engellilik, hastalık veya fiziksel özellikler üzerinden yapılan şakalar.
Yüzde 53: Çocuklar veya çocuklara yönelik istismar üzerinden yapılan şakalar.
Yüzde 52: Irk, etnik köken veya milliyet üzerinden yapılan şakalar.
Yüzde 43: Cinsiyet, cinsel yönelim veya toplumsal cinsiyet kimliği üzerinden yapılan şakalar.
Yüzde 40: Şiddet, travma veya acı deneyimler üzerinden yapılan şakalar.
Dijital Yayıncılıkta Kriz: Abonelikler Bir Bir İptal Ediliyor

