Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Kocaköy mevkiinde, Enther Enerji San. ve Tic. A.Ş. tarafından hayata geçirilmek istenen 'AR 17/197 Kızılkeçili Jeotermal Ruhsatlı Kuyu Sondajı Projesi' için yargı süreci tüm hızıyla devam ediyor.
Projeye verilen "ÇED Olumlu" kararının iptali istemiyle Çanakkale İdare Mahkemesinde açılan dava kapsamında, bölgedeki ekolojik dengeyi yakından ilgilendiren önemli bir keşif ve bilirkişi incelemesi gerçekleştirildi.

Kocaköy Meralarında Kritik Keşif
Keşif heyetinin bölgeye gelişi öncesinde Kocaköy köy kahvesinde bir araya gelen davacı köylüler ve yaşam savunucuları, davanın avukatı Seçil Ege ve Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği temsilcilerinden sürecin yaratacağı riskler hakkında detaylı bilgiler aldı.

Toplantıda söz alan Avukat Seçil Ege, jeotermal enerji santrallerinin yüzey ve yeraltı sularını arsenik gibi ağır metallerle zehirlediğine dair çok sayıda bilimsel rapor bulunduğunu hatırlattı. Benzer olumsuz etkilerin hem Ege Bölgesi'nde hem de Ayvacık'ın Tuzla köyü civarında bizzat yaşandığına dikkat çeken Ege, bu tür enerji yatırımların ülkenin ihtiyacı değil, şirketlerin karı için yapıldığını ve bu süreçte orman ekosistemlerinin, tarım alanlarının, meraların, su varlıklarının gözden çıkarıldığını, çevre ve insan sağlığının hiçe sayıldığını belirtti. Bu mücadelenin bir ''yaşam savunması' olduğunu söyleyen Avukat Seçil Ege, henüz davacı olmayan köylüleri de davaya müdahil olmaya davet etti.

"Bilirkişi Raporunun Doğadan ve Yaşamdan Yana Olmasını Diliyoruz"
Keşif esnasında mahkeme heyetine ve bilirkişilere projenin usulsüzlüklerini anlatan Seçil Ege, "Ayvacık ilçesi Kocaköy köyü merasında yapılmak istenen beş adet jeotermal sondaj kuyusu projesine karşı Çanakkale İdare Mahkemesinde açmış olduğumuz ÇED olumlu kararının iptali istemli davanın keşfindeydik. Bizim açımızdan keşif son derece verimli ve güzel geçti. Keşif başlangıcında, zaten dava dilekçemizde de ilettiğimiz itirazlarımızı, hangi konularda eksiklikler bulunduğunu ve bilirkişilerin ne yönde değerlendirme yapmasını talep ettiğimizi açıkladık. Dokuz tane kendi alanında uzman bilirkişiden oluşan kalabalık bir keşif heyetimiz vardı. Biz bu anlamda detaylı ve kümülatif etki değerlendirmesinin de detaylı bir şekilde yapılacağı bilimsel bir raporun dosya kapsamına kazandırılması için çaba sarf ettik. Umarım çabalarımız sonuç verir. Mahkeme heyetinin değerlendirmeleri sonucunda yine olumlu bir sonuç elde edeceğimize inanıyoruz. Mücadeleye devam eden tüm yaşam savunucularına da teşekkür ediyoruz" dedi.
"Sondaj Noktaları Merada, Hayvancılık ve Yaşam Tehdit Altında!"
İncelemeler sırasında açıklama yapan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan da, "Şu anda Kocaköy sınırları içerisindeki mera alanındayız. Enther Enerji firması buraya tam beş tane jeotermal kaynak arama sondajı açmak istiyor. Bu alanlar doğrudan köylünün hayvanlarını otlattığı, geçimini sağladığı meralarımızdır. Eğer bu sondajlara izin verilirse köylü tarım yapamaz, hayvancılıkla geçinemez hale gelecek ve yoksullaşacaktır. Jeotermal tesisler; havaya saldıkları radon, hidrojen sülfür gibi zehirli gazlarla hem sağlığımızı hem tarımımızı bitirecektir. Bizler yaşam alanlarımızı, meramızı, toprağımızı korumak için buradayız. Sonuna kadar davamızın arkasındayız" ifadelerini kullandı.

Köyün Meraları ve Antik Kentler Risk Altında
Dernek tarafından yapılan açıklamada; projenin nihai hedefinin bir Jeotermal Enerji Santrali (JES) kurmak olduğu ve bu amaçla sondaj çalışması yapılacağı belirtildiği; dosyada başlangıçta 7 sondaj açmak için başvuran şirketin 2 sondajının Kocaköy genişleme alanında kalması nedeniyle 5 sondaja düşürüldüğü ifade edildi.

Kocaköy yerleşim yerine yalnızca 250 metre mesafede yer alan ve tamamen köyün meraları üzerinde yer alan projenin, bölgedeki hayvancılık faaliyetlerini doğrudan etkileme riski taşıdığına işaret edildi. Projenin ayrıca bölgenin en önemli kültür miraslarından olan Apollon Smintheion Antik Kenti’ne, Assos Antik Kentine yakın olduğu; Kocaköy’de de çeşitli tescilli yapılar olduğu bilindiği ve projenin yörede sürdürülmekte olan turizm faaliyetine de zarar verebileceği kaydedildi.
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Avukat Seçil Ege ve Kocaköy halkı, toprağı zehirleyecek, suyu tüketecek ve bölge halkını göçe zorlayacak jeotermal projelere karşı hukuki ve fiili mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini bildirdi.