İklim Adaleti Forumu, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) organizasyonunda yer alan şirketlere sert tepki göstererek, iklim krizinin asıl sorumlularının zirvede "çözüm ortağı" olarak sunulmasını eleştirdi. Forum tarafından yapılan yazılı açıklamada; Cengiz Holding'in uygulama ortağı, Limak, IC, Rönesans ve Sinpaş’ın ise "iklim destekçisi" sıfatıyla zirvede yer almasının büyük bir çelişki barındırdığı vurgulandı.
Doğa Talanından İklim Ortaklığına
Açıklamada, söz konusu şirketlerin Türkiye’nin çeşitli bölgelerindeki çevre tahribatlarında başrol oynadığına dikkat çekildi. Akbelen’deki kömür madeni faaliyetleri, İkizdere, Kazdağları, Marmaris ve Ağrı’da yaşanan çevre sorunları hatırlatılarak, “Ülkenin dört bir yanında doğayı tahrip edenlerin COP31’de iklim ortaklığı kurması çelişkinin ta kendisidir” ifadelerine yer verildi. İklimi koruma iddiasındaki uluslararası bir zirvede, doğa tahribatıyla anılan sermaye gruplarının yer almasının, çevre krizinin gerçek nedenlerinin üstünü örttüğü belirtildi.
"Kriz, Yeni Bir Kâr Fırsatına Dönüştürülüyor"
Mevcut sermaye düzeninin iklim krizini çözmek yerine, süreci yeni yatırım alanlarına ve kâr fırsatlarına dönüştürdüğüne işaret edilen açıklamada, sistem eleştirisi yapıldı. Doğanın metalaştırıldığı ve kamusal kaynakların hızla sermayeye açıldığı vurgulanırken, bu politikaların ağır bedelinin halklar ve emekçiler tarafından ödendiği, COP31 organizasyonunun da krizi yaratan mevcut düzeni korumaya hizmet ettiği ifade edildi.
Kamucu ve Eşitlikçi Dönüşüm Çağrısı
İklim krizinin şirketlerin inisiyatifiyle değil, krizin temelini oluşturan ekonomik düzenin değiştirilmesiyle çözülebileceğinin altını çizen İklim Adaleti Forumu, çözüm taleplerini sıraladı. Fosil yakıtlardan derhal çıkılması, doğal varlıkların kamusal bir anlayışla yönetilmesi ve yurttaşların karar alma süreçlerinde etkin olması gerektiği belirtildi. Yapılan açıklamada, "Sermayenin yönettiği bir yeşil dönüşüm değil; kamucu, eşitlikçi ve halkların ihtiyaçlarını esas alan köklü bir değişim şarttır. COP31’e karşı iklim adaleti; sermayeye değil, halka söz ve karar hakkı istiyoruz" çağrısı yapıldı.