Çanakkale kent merkezinin tek içme ve kullanma suyu rezervi konumundaki Atikhisar Barajı havzasını doğrudan etkileyecek madencilik girişimine karşı yürütülen hukuki mücadelede sevindirici bir sonuç alındı.
Serçiler ve Terziler Köyü mevkiinde Koza Altın İşletmeleri Anonim Şirketi tarafından hayata geçirilmesi planlanan S:201001197 ruhsat numaralı "Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi Projesi” için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen "ÇED Olumlu" kararı yargı engeline takıldı.
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Ayvalık Tabiat Platformu, Burhaniye Çevre Platformu, Ege Çevre ve Kültür Platformu, Bergama Çevre Platformu, Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği ve yöre sakinlerinin Çanakkale 2. İdare Mahkemesi nezdinde açtığı davada nihai karar açıklandı ve mahkeme heyeti "ÇED olumlu" kararını tamamen iptal etti.

3 Ayrı Cephede Hukuk Mücadelesi
Kentin su havzasını korumak amacıyla başlatılan direniş yalnızca bu davayla sınırlı kalmadı, aynı madencilik faaliyeti için daha önce 3 farklı idari dava açılarak süreç çok yönlü takibe alındı.
İlk olarak TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası’nın Çanakkale 1. İdare Mahkemesi’nde açtığı davada iptal kararı çıkmış, ardından Çanakkale Belediyesi’nin açtığı ve çok sayıda yurttaşın müdahil olduğu aynı mahkemedeki davada ise yürütmeyi durdurma kararı verilerek duruşma aşaması tamamlanmıştı.
Ehliyetsizlik Kararına İtiraz Hazırlığı
Karar kent genelinde sevinçle karşılanırken mahkemenin bazı davacı bileşenler için aldığı ehliyetsizlik kararı çevre örgütlerinin tepkisine yol açtı.
Mahkemenin Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği ve Bergama Çevre Platformu temsilcilerini davacı ehliyeti yönünden reddetmesini hukuken kabul edilemez bulan yaşam savunucuları, sahada çıkarılacak cevherin işlenmek üzere doğrudan Bergama’ya taşınacağına dikkat çekti. Her yurttaşın sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı bulunduğunu ve üst mahkemelerin bu doğrultuda çok sayıda emsal kararı olduğunu hatırlatan davacılar, yerel mahkemenin bu emsalleri görmezden gelmesine karşı gerekli yasal itirazları vakit kaybetmeden yapacaklarını kamuoyuna duyurdu.
"Havama, Suyuma, Toprağıma Dokunma! Yaşam Altından Değerlidir!"
Kararın ardından ortak bir bildiri yayımlayan platform ve dernekler, ekolojik yıkım getirecek bir girişimi daha durdurmanın sevincini yaşadıklarını ifade ederken, Kazdağları ve Madra Dağı başta olmak üzere bölge genelindeki maden baskısının devam ettiğini vurguladı. Sürece katkı sunan hukukçulara ve bilim insanlarına teşekkür eden çevre savunucuları, mücadele kararlılıklarını "Havama, Suyuma, Toprağıma Dokunma! Yaşam Altından Değerlidir" sloganıyla yineledi.