Burdur’un simgelerinden İnsuyu Mağarası’nda yaşanan kuruma, hem doğal dengeyi hem de yıllardır süregelen efsaneleri ve ziyaretçi alışkanlıklarını derinden etkiledi. Jeolojik yapısı gereği kalkerlerin suyla etkileşimi sonucu oluşan mağarada, yaklaşık 1 metrelik sarkıt ve dikitlerin 10 bin ila 15 bin yılda meydana geldiği değerlendiriliyor. Ancak su kaynaklarının yok olması, bu doğal oluşumları da tehdit ediyor.
Mağara girişinde yer alan ve dileklerin tutulduğu Dilek Gölü, 2008’li yıllarda kurudu. Ziyarete açık yaklaşık 500 metrelik bölümde bulunan diğer göllerle birlikte toplam 9 göl, kuraklık ve çevredeki kaçak sondajların yer altı sularını çekmesi sonucu 2018 ve öncesinde tamamen kurudu.
Ziyaretçilerin gezebildiği alan yaklaşık 500 metre ile sınırlı olsa da, yapılan haritalama çalışmalarına göre İnsuyu Mağarası’nın galeri uzunluğu 8 bin 350 metreyi buluyor. Her yöne uzanan karmaşık yapısıyla mağara, “labirent mağara” özelliği taşıyor. Uzun yıllardır susuz olan Dilek Gölü, ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Eskiden metal paraların atıldığı göl yatağına, artık birçok ziyaretçinin dilek tutarak kağıt para bıraktığı görülüyor.
İnsuyu Mağarası, yalnızca doğal güzelliğiyle değil, aynı zamanda aşk efsanesiyle de biliniyor. Rivayete göre mağara suyunun, çiftler arasındaki sevgiyi güçlendirdiğine inanılıyor. Efsaneye konu olan bu hikâye, yüzyıllardır dilden dile aktarılmaya devam ediyor.
Efsanelere, dileklere ve binlerce yıllık oluşumlara ev sahipliği yapan İnsuyu Mağarası’ndaki bu kuruma, doğal ve kültürel mirasın korunmasına yönelik endişeleri de beraberinde getiriyor.