Antalya tarihinin en büyük mülkiyet davalarından biri olan ve Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ile Arap Süleyman'ın mirasçılarını kapsayan 2 milyon 400 bin metrekarelik alan için hukuk mücadelesi yeni bir boyut kazandı. Bölgedeki Dumlupınar Caddesi, İsmail Baha Sürelsan Caddesi, 6'ncı Cadde ve 3844 Sokak ile ilgili mirasçılar lehine kapatma kararının ardından, mirasçılar şimdi de milyarlarca dolar değerindeki turistik tesislerin ve kamu alanlarının mülkiyeti için harekete geçti.
"Tazminat Bedelleri Çok Komik"Avukat Necati Yılmaz, yaklaşık 6 milyar dolar değerindeki arazilerin tescil edildiği Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ve Arap Süleyman'ın bazı mirasçıları adına 20 yılı aşkın süredir davayı takip ediyor.Anayasa Mahkemesi'nin 2019'da çıkan Kamulaştırma Yasası'na Ek 3 maddeyi iptal etmemesi ve çıkan tazminat bedellerinin komik oranda olmasının, kendilerini alternatif çözüm yollarına yönlendirdiğini belirten Necati Yılmaz, kazandıkları tazminatların bugünkü değerinin 1000- 1500'de 1'ine tekabül eden çok komik rakamlar olduğunu söyledi.
Avukat Yılmaz, "Biz de ne yaptık? Kamulaştırma Kanunu'nun geçici 6'ncı maddesi, kamulaştırmasız el atmalara ilişkin birtakım düzenlemeleri içeriyor. Bunlardan biri de 'Mülkiyet hakkından doğan tüm talepler' diyor. 1956 ile 1983 yılları arasında yapılan el atmaları düzenliyor ki bunlar da bu tarihlerdeki yapılan işlemler. 1970'li yıllarda Antalya'nın otel ihtiyacı olduğu düşünülerek kamulaştırmalar yapılmış. Mülkiyet el değiştirmiş. Önce Arsa Ofisi kamulaştırmış, Hazine'ye devretmiş. Hazine de 2017 yılında Türkiye Varlık Fonu'na devretmiş. Ama buraların irtifak hakları çeşitli otellere verilmiş. Gerek AYM gerekse AİHM yapılan kamulaştırma işlemlerinin usulsüz olduğunu söyledi. Şimdi usulsüz kamulaştırma işlemlerinde mal sahibinin çeşitli hakları var. Ya mülkiyetin el değiştirmesine rıza gösterip, parasını isteyebilir yahut tapusunu geri isteyebilir. Parasını istediklerinde bugünkü değerin 1500'de birine tekabül eden bir şey var. Devlet öyle bir düzenleme yaptı Ek 3 maddeyle. Biz de alternatif çözüm yolunu denedik ve Türkiye Varlık Fonu'na devredilen 3 otelin tapularının iptalini istedik" açıklamasını yaptı.
Cam Piramit ve Beach Park da Mercek AltındaCam Piramit Kent Parkı'nda 64 bin metrekarelik alan ile Beach Park içerisindeki 13 bin 500 metrekarelik alanın tapularının iptali için dava açtıklarını da ifade eden avukat Necati Yılmaz şunları söyledi:"Eğer bu kamulaştırma işlemleri usule uygun değilse, verilen tescil kararları da 'yolsuz tescil' demektir. Yolsuz tescil nedeniyle tapuların iptalini ve paylar oranını da müvekkillerimiz adına tescili istedik. Cam Piramit toplamı 276 bin metrekare. 212 bin metrekaresi zaten Arap Süleyman Ağa mirasçıları, Hacı Bekirzade Mehmet Ağa mirasçıları ve Hazine adına kayıtlı. 64 bin metrekare yine mirasçılara ait başka bir parselden bedel ödenmeden kamulaştırılmış ve Cam Piramit'in bulunduğu alana eklenmiş. Dolayısıyla onların iptalini istedik. Bizim adımıza olması gereken yerler fakat Hazine adına."Alanın Değeri Milyarlar DeğerindeTapu iptal davasına konu 3 otel ile Cam Piramit ve Beach Park'ın bulunduğu alanın toplam büyüklüğü 192,5 dönüm. Bölgedeki metrekare rayiç değer ise 90-100 bin TL olarak tahmin ediliyor.
Alanda Neler Var?Büyük Antalya Davası'na konu 2,4 milyon metrekarelik alanda; Turizm Uygulama Oteli, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Falez ve Rixos otelleri, Cam Piramit Parkı, AKM, Atatürk Kültür Parkı, Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi, Antalya Tenis İhtisas Kulübü, akaryakıt istasyonu, Antalyaspor Tesisleri, Corendon Stadyumu, Antalya Adliyesi, Antalya Spor Salonu, sayısız sitelerdeki 10 bin civarında konut, Meltem Pazar Yeri, tesisler, okullar, parklar, Tapu Bölge Müdürlüğü, camiler, yeni adliyeye kadar otoparklar, kooperatifler ve daha birçok yapı bulunuyor.Davanın TarihiAntalya'nın en değerli parkları, kamu binaları, 5 yıldızlı otelleri, spor tesisleri ve 10 bin civarında konutun bulunduğu Meltem ve Bahçelievler mahalleleri ile Konyaaltı Beach Park'ı kapsayan yaklaşık 4 bin dönüm araziyle ilgili Arap Süleyman (Hacı Süleyman), Hacıbekirzade Hacı Mehmet Ağa ve Hazine olmak üzere, 1992 yılında eşit ana hissedar mirasçı olduğuna karar verilmişti. Antalya Kadastro Mahkemesi de bu karara yönelik arazi tespiti yapmıştı. Değeri milyar dolarların üzerinde olduğu belirtilen arazilerin 3 hissedarından Arap Süleyman'ın mirasçılarından; sahte evrakla listeden çıkartılan Balbeyli Havva ile Ayşe isimli kızları olduğu 2011 yılında ortaya çıkmıştı. Arap Süleyman'ın kızı Ayşe'nin mirasçılarının araştırmaları sonucunda, bu koldan gelenlerin mirasçı listesinde olmadığı, ayrıca Havva isimli kızı yerine evrakta sahtecilik yapılarak başka bir Havva'nın gösterildiği ve sahte mirasçılar oluşturulduğu belirlenmişti.