Antalya’da geçirdiği yemek borusu tümörü ameliyatının ardından yeme yetisini kaybeden Gülistan Kaygısızlar (53), yaşamını adeta iki yıl boyunca askıya aldı. Her lokmayı kusma ve şiddetli ağrıyla geri veren Kaygısızlar, 34 kiloya kadar düştü. Alanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen başarılı cerrahi müdahale ise bu ağır tabloyu tersine çevirdi.İki yıl önce yemek borusundaki tümör nedeniyle ameliyat edilen Kaygısızlar, operasyon sonrası katı gıdaları tüketemez hale geldi. Günlük yaşamını yalnızca elma ve ananas suyuyla sürdüren, şiddetli göğüs ve karın ağrıları yaşayan hasta, sosyal hayattan da tamamen koptu. Yaşadığı sorunlar, Alanya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Tuğrul Çakır ve ekibinin gerçekleştirdiği ameliyatla son buldu.
Yalnızca Meyve Suyuyla Hayatta KaldıProf. Dr. Tuğrul Çakır, hastanın kendilerine başvurduğunda 40 kiloya kadar düştüğünü ve ağrılar nedeniyle yaşam kalitesinin ciddi şekilde bozulduğunu ifade etti. Çakır, hastanın yediği her şeyi kustuğunu, iki yıl boyunca sadece elma ve ananas suyuyla beslendiğini aktardığını söyledi.Gıdaların Geçişini Engelleyen Ciddi Darlık SaptandıHastanın öyküsünü değerlendirdiklerinde, önceki ameliyatta yemek borusunun bir bölümünün çıkarıldığını ve midenin göğüs kafesine alındığını belirten Prof. Dr. Çakır, yapılan endoskopi, BT ve radyolojik incelemelerde midenin çıkışında ileri derecede daralma tespit ettiklerini kaydetti. Bu darlığın gıdaların geçişini tamamen engellediği belirlendi.
Cerrahi Müdahale Yüksek Risk TaşıyorduSorunun endoskopik yöntemlerle çözülemeyecek düzeyde olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çakır, cerrahi kararın oldukça riskli olduğunu söyledi. Önceki ameliyatta göğüs kafesine çekilen midenin beslenmesini sağlayan kılcal damarların zarar görmesi halinde, çok daha kapsamlı bir ameliyat gerekebileceğini belirten Çakır, operasyonun yaklaşık 5 saat sürdüğünü ve sorunsuz tamamlandığını ifade etti. Yapılan müdahaleyle midenin çıkışındaki darlık giderildi ve yeni bir bağırsak bağlantısı oluşturuldu.
13 Yaş Çocuk Kıyafetleri Giydiİki yıl içinde 60 kilodan 34 kiloya düştüğünü anlatan Kaygısızlar, bu süreçte çocuk kıyafetleri giymek zorunda kaldığını söyledi. Yaptırdığı endoskopilerde ameliyat yerinin düzgün olduğunun belirtildiğini, ancak yediği her şeyi kustuğu için beslenemediğini dile getirdi.Günleri Kusma Korkusuyla GeçtiEvde ve dışarıda sürekli kusma ihtimaline karşı boş kaplar ve poşetler taşıdığını anlatan Kaygısızlar, güçsüzlük nedeniyle en basit hareketlerde bile nefes nefese kaldığını ifade etti. Lavaboya gitmenin dahi zorlaştığını belirten Kaygısızlar, artık dayanacak gücünün kalmadığını söyledi.
2 Yıl Sonra Katı Gıdayla TanıştıBaşarılı geçen ameliyatın ardından Kaygısızlar’ın iki yıldır tüketemediği katı gıdaları yemeye başladığını belirten Prof. Dr. Çakır, hastanın ağrı ve kusma şikayetlerinden tamamen kurtulduğunu dile getirdi. Bu tür büyük ameliyatlar sonrası bazı hastalarda geçiş yollarında daralmalar oluşabildiğini de ekledi.“Bunun Normal Olduğunu Söylediler”Gülistan Kaygısızlar ise ilk ameliyat sonrası yaşadığı kusma ve ağrıların kendisine normal olarak anlatıldığını, bu nedenle uzun süre beklediğini söyledi. Zamanla şikayetlerinin arttığını ancak yine de iyileşeceğine inandığını belirten Kaygısızlar, bu süreçte yeniden yemek yemeyi öğrenmeye çalıştığını ifade etti.Ameliyattan Sonra İlk Öğünü Taze Fasulye OlduGeçirdiği ameliyatın ardından yeniden sağlığına kavuşan Kaygısızlar, ilk isteğinin kahvaltı olduğunu belirtti. Çok sevdiği taze fasulyeyi ve iki yıl sonra ilk kez muz yediğini dile getirdi.“Bu Yaşamak Değildi”Yaşadığı sürecin psikolojisini de derinden etkilediğini söyleyen Gülistan Kaygısızlar, sosyal bir insan olmasına rağmen artık dışarı çıkmak istemediğini, giydiklerinin yakışmadığını ve gücünün tükendiğini ifade etti. Kendisine yeniden sağlığını kazandıran Prof. Dr. Tuğrul Çakır’a minnettar olduğunu belirten Kaygısızlar, doğru hekime daha önce ulaşabilmiş olsaydı bu sürecin daha kısa olacağını dile getirdi.