Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Mart 2025 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, çiftçinin üretim maliyetlerindeki artışın devam ettiğini gösterdi. Son 5 yılda, özellikle 2022 yılında sert yükseliş yaşanırken, Mart 2025 verileri yıllık yüzde 28,92 artışı işaret ediyor.
Tarımsal Girdilerde Artış Trendi Sürüyor
Son 5 yıl incelendiğinde, tarımsal girdi fiyatlarındaki yükselişin kalıcı olduğu görülüyor:
2021: Yaklaşık yüzde 35-40 oranında artış yaşandı. Pandemi sonrası küresel tedarik zincirindeki sıkıntılar ve enerji fiyatlarındaki yükseliş etkili oldu.
2022: Enerji ve hammadde fiyatlarındaki küresel artışların tetiklediği sert yükselişle girdi maliyetleri yüzde 55-60’a kadar çıktı. Bu yıl, çiftçi maliyetlerinin en yüksek artış yaşadığı dönem oldu.
2023: Artış hızı biraz yavaşlasa da yüzde 25-30 aralığında kaldı. Döviz kuru dalgalanmaları ve yüksek enflasyon etkisini sürdürdü.
2024: Yüzde 20-25 arasında artış kaydedildi. Üretimde kullanılan gübre, mazot ve yem fiyatlarındaki artışlar devam etti.
2025 (Mart itibarıyla): TÜİK verilerine göre yıllık yüzde 28,92 artış, üretici maliyetlerinin halen yüksek seyrettiğini gösteriyor.
Dövize Bağlı Tarımsal Girdi Büyük Sorun
Tarımsal üretimde kullanılan başlıca girdiler arasında gübre, mazot, elektrik, tohum ve ilaç yer alıyor. Bu girdilerin fiyatlarındaki artış, çiftçinin üretim maliyetlerini doğrudan artırıyor. Özellikle gübre, üretimde kritik bir rol oynarken, hammadde tedarikinin büyük çoğunluğu yurtdışına bağımlı.
Dünyada azotlu ve fosforlu gübrelerin hammaddeleri olan amonyak, fosfat ve potas gibi bileşenlerin yaklaşık yüzde 90-95’i ithalat yoluyla sağlanıyor. Bu durum, döviz kurlarındaki dalgalanmalara ve küresel tedarik zincirindeki aksamalarına karşı Türkiye’de gübre fiyatlarının kırılgan olmasına yol açıyor.
Enerji maliyetlerinin yüksek seyri de gübre üretim maliyetlerini artıran önemli bir faktör. Mazot ve elektrik fiyatlarındaki artışlar ise sulama, tarımsal makine kullanımı ve genel üretim süreçlerinde maliyetleri yükselterek çiftçilerin finansal yükünü ağırlaştırıyor. Bu koşullar, üreticilerin sürdürülebilir ve karlı üretim yapmasını zorlaştırıyor.

Tarım Nüfusu Yaşlanıyor, Tarımdan Çekilme Artıyor
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine göre, tarım sektöründe çalışan nüfus giderek yaşlanıyor; gençlerin tarımda kalma isteksizliği ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. TÜİK’in istihdam istatistikleri de bunu doğruluyor; tarım sektörünün toplam istihdam içindeki payı son yıllarda belirgin şekilde azaldı.
Genç nüfusun kentlere göçü ve daha modern, teknolojik iş alanlarına yönelmesiyle birlikte, tarımda çalışanların ortalama yaşı yükseliyor. Bu durum, sadece üretim kapasitesini değil, tarımsal yeniliklerin ve sürdürülebilirliğin geleceğini de tehdit ediyor.
Tarımdan çekilme, Türkiye’nin gıda güvenliği ve kırsal kalkınması açısından önemli bir yapısal sorun olarak dikkat çekiyor ve acil politikalarla gençlerin tarıma teşvik edilmesi gerekiyor.