Küresel piyasalarda yaşanan belirsizlikler, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikaları ve merkez bankalarının kesintisiz alımları, altın fiyatlarına yön vermeye devam ediyor. Deutsche Bank, Wells Fargo, Bank of America ve Morgan Stanley gibi dev finans kuruluşları, değerli metale ilişkin uzun vadeli ve yıl sonu hedeflerini yeniden şekillendirdi. Beklentilerde ufak çaplı revizyonlar görülse de, altının uzun vadeli yükseliş trendi profesyonellerin ana senaryosu olmaya devam ediyor.
Kurumların Güncel Altın Fiyatı Beklentileri
Dev bankaların altın piyasasına yönelik güncel tahminleri yatırımcıların radarına girdi. Özellikle merkez bankalarının fiziki talebi ve faiz beklentilerindeki değişimler, kurumların fiyatlamalarında belirleyici rol oynuyor:
Deutsche Bank: 2026 yılı sonunda ons altının 4.500 dolar seviyesine ulaşmasını bekliyor. Kurum, kısa vadeli tahvil getirilerindeki olası düşüşün altının fırsat maliyetini azaltarak yükselişi destekleyeceğini öngörüyor.
Wells Fargo: Uzun vadeli pozitif görünümünü korumakla birlikte hedeflerinde aşağı yönlü bir optimizasyona gitti. 2026 sonu beklentisini 4.900 - 5.100 dolar aralığına, 2027 beklentisini ise 5.400 - 5.600 dolar aralığına çekti. Banka, ağustos ayının ilk haftasında yaşanan yüzde 7'lik rallinin altının toparlanma gücünü gösterdiğini vurguluyor.
Bank of America (BofA): ABD'den gelen zayıf ekonomik veriler, dolardaki değer kaybı ve Fed'in sıkılaştırma adımlarını yavaşlatma ihtimalinin etkisiyle ons altının 5.000 dolara ulaşabileceğini tahmin ediyor.
Morgan Stanley: Kurumsal yatırımcı akımlarının itici gücüne dikkat çekerek en iyimser tahmini sunuyor. Bankanın uzun vadeli yükseliş (boğa) senaryosunda hedefi 5.700 dolar olarak belirlendi.
Asya Piyasaları ve Merkez Bankalarının Kritik Rolü
Wells Fargo'nun analizine göre, yılın ilk yarısında küresel spot fiyatlar baskı altında kalsa da yalnızca Asya işlem saatlerinde altının yüzde 13 değer kazanması, doğudan gelen talebin gücünü kanıtlıyor. Jeopolitik riskler, enflasyon endişeleri ve Çin gibi pazarlardaki görece düşük faiz oranları, altının güvenli liman cazibesini uluslararası çapta canlı tutuyor.
Dünya Altın Konseyi verileri de bu güçlü talebi destekler nitelikte. Küresel çapta merkez bankalarının yüzde 89'u, önümüzdeki bir yıl içerisinde altın rezervlerinin artmaya devam edeceğini öngörüyor. Ayrıca altın destekli borsa yatırım fonlarında (ETF) çıkışların durup yeniden girişlerin başlaması, piyasadaki iyimserliği besleyen bir diğer önemli faktör.
Yükseliş İvmesi Korunacak mı?
Uzmanlar, değerli metale yönelik pozitif beklentileri korumakla birlikte, altındaki yükselişin düz ve kesintisiz bir çizgide olmayacağı konusunda yatırımcıları uyarıyor. ABD reel faizlerindeki dalgalanmaların ve para politikasından kaynaklı baskıların zaman zaman düzeltmelere yol açabileceği belirtiliyor. Piyasaların bundan sonraki odak noktası, düşen faizlerin ve canlanan ETF talebinin bu güçlü ralliyi sürdürmeye yetip yetmeyeceği olacak.