Merkez Bankası'nın politika faizini sabit tutma kararı, emek ve meslek örgütlerinin sert tepkisine neden oldu. İktidarın "Faiz sebep, enflasyon sonuç" söylemiyle başlattığı ekonomik krizin faturasının milyonlarca yurttaşa kesildiğini vurgulayan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, yayımladığı açıklamayla ekonomi yönetimine yüklendi. Uygulanan yanlış politikalarda ısrar edilmesinin kemer sıkma politikalarına rağmen krizi derinleştirdiğine dikkat çeken konfederasyon, "İşbilmezlik sebep, faiz sonuç" diyerek iktidarın yarattığı ekonomik yıkıma işaret etti.
Yurttaşın Yaşamı İpotek Altında: Kredi Faizleri Yüzde 65'e Dayandı
Merkez Bankası'nın politika faizi yüzde 37 seviyesinde tutulurken, sokağın ve bankaların gerçeği bu tablonun çok ötesinde seyrediyor. Birleşik Kamu-İş'in verilerine göre, geliri asgari geçim koşullarını dahi karşılamayan yurttaşlar yaşamlarını ağır borç yükü altında sürdürmeye mahkûm ediliyor. Bireysel krediler ve kredi kartı borçları için yıllık yüzde 65, küçük işletmeler ve esnaf için ise yüzde 55-60 bandında faiz uygulanıyor.
Resmi enflasyonun yüzde 30 civarında olduğu ancak ücret artışlarının bu oranın bile çok altında kaldığı bir dönemde, bankalara 7,5 trilyon lira borcu bulunan halkın yüzde 65 faiz ödemeye mecbur bırakılması konfederasyon tarafından "açık bir hak gaspı" olarak nitelendiriliyor. Yalnızca bu yıl yurttaşların bireysel kredi ve kredi kartı borçları için bankalara ödeyeceği faiz tutarının 1,5 trilyon lirayı aşması bekleniyor.
Hazine Rantiyeye Çalışıyor: Her 100 Liralık Verginin 20'si Faize
Uygulanan ekonomi programı sadece yurttaşı değil, devleti de içinden çıkılmaz bir borç sarmalına sürüklüyor. Sendikanın açıklamasına göre, 15 trilyon lirayı aşan devasa kamu borcu yıllık yüzde 40'ın üzerinde faizle çevrilmeye çalışılıyor. Bu durum, dar gelirliden toplanan vergilerin doğrudan rantiye kesimine aktarılması anlamına geliyor.
Devlet, bu yıl ve önümüzdeki yıllarda topladığı her 100 liralık verginin 20 lirasını doğrudan faiz olarak ödeyecek. Bütçeden rantiyeye aktarılacak faiz yükünün bu yıl 2,8 trilyon lira, 2027'de 4 trilyon lira ve 2028 yılında ise 4,7 trilyon liraya ulaşacağı öngörülüyor.
Mevcut faiz oranlarının emeğiyle geçinen kesimlerden trilyonlarca lirayı çekip sermayeye aktaran bir sömürü aracına dönüştüğünün altını çizen Birleşik Kamu-İş, enflasyonu düşüremeyen bu programın yalnızca yoksulluğu derinleştirdiğini belirtti. Açıklama, "Bu halk, iktidarın tercihiyle çıkarılan krizin faturasını ödemek, sermayenin ziyafetini finanse etmek zorunda değildir!" vurgusuyla son buldu.