Günümüzde nakit paranın yerini tamamen kredi kartlarının alması esnafı doğrudan etkileyen büyük bir finansal çıkmaza dönüştü. Tüketicilerin bakkaldan restorana kadar her alanda kartla ödeme yapması, işletmelerin bankalara ödediği yüksek komisyon oranları nedeniyle karlarının yok olmasına yol açıyor.
"Kazanamadığı Bir Kazancın Komisyonunu Vermesi Esnafı Perişan Ediyor"
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada bu duruma dikkat çekerek, "Esnafın emeği ve sermayesi kredi kartları komisyonuna heba edilmemeli. En azından bankalar komisyon oranlarını satılan emtiayla eşleştirmeli. Kazanamadığı bir kazancın komisyonunu vermesi esnafı perişan ediyor. Günümüzde her şey kredi kartıyla alınıyor. Tabii ki kredi kartıyla alınınca kendileri fiyatların üzerindeki komisyon alamama gibi sattıkları üründeki kazançları komisyona tamamını verse gene de esnaf bir şey kazanamıyor. Bu tabii sigara gibi giriş ve çıkışı belli olan emtialarda ama sigara firmalarının bazıları komisyon alabiliyor. Ama esnaf bunu müşteriye yansıtamıyor. Çünkü müşteri haklı olarak diyor ki bu kredi kartıyla da biz fark ödemeyiz diyor. Dolayısıyla esnafın cebinden çıkıyor" ifadelerini kullandı.

Yüksek Vergi Farkı ve Faiz Yükü Esnafın Belini Büküyor
Kredi kartı sistemindeki bu işleyiş, yalnızca komisyon oranlarıyla da sınırlı kalmıyor. İşletmelerin mal alırken ödedikleri Katma Değer Vergisi ile satış yaparken uyguladıkları vergi oranları arasındaki dengesizlik, banka faizleriyle birleştiğinde taşınamaz bir yük oluşturuyor.
Lokanta, restoran ve benzeri hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin karşı karşıya kaldığı mali baskıyı özetleyen Palandöken, "Lokantalarda, restoranlarda her yerde bu kredi kartı geçerli oluyor. Esnafa gelen yüzde 1’le çıkan yüzde 10 KDV'yle zaten bu verdikleri komisyon oranlarında esnaf sadece o ürünü satan veya imal edenleri onlar kazanıyorlar. Esnaf gene perişan. Bunun halledilmesi lazım. Bankalardaki bu kredi kartı faizleri mutlaka düşürülmeli. Makul bir seviyeye çekilmeli. Yoksa bunun altından esnaf kalkamaz. Aynı gün, ikinci günü, üçüncü günü bu parayı çektiğiniz zaman komisyon oranları kazancınızı olduğu gibi götürdüğü gibi bir de zarara girmiş oluyorsunuz. Bu adil değil. Hem de bu komisyonlar dolayısıyla esnafın mağduriyeti de gün geçtikçe büyüyor. Bilindiği üzere sadece bunlar değil ki diğer girdi maliyetlerinde de yeknesaklık olmadığı için yüzde 1’le giren şey yüzde 10 KDV'yle çıkıyor. Esnaf bir de bu aradaki fark ödüyor" dedi.
"Komisyon Oranlarının Acilen Yeniden Düzenlenmesi Gerekiyor"
Kayıtlı ekonominin en önemli unsuru olan esnafın ayakta kalabilmesi için mevcut bankacılık politikalarının gözden geçirilmesi acil bir ihtiyaç haline geldi. Haftalarca ya da bir ay boyunca parasını bankada bekletme lüksü olmayan küçük işletmeler, nakit döngüsünü sağlamak için zararına satış yapmak durumunda kalıyor.
Mevcut yapının sadece finans sektörüne yaradığını ve bu konuyu sürekli Hazine ve Maliye Bakanlığı gündemine taşıdıklarını belirten Palandöken, "Vatandaş bir taraftan şikayet ediyor. Esnaf kazanamıyorum, komisyona veriyorum diyor. Birçok bu konuda da insanları tepkileri biz buna niye komisyon ödeyelim deniyor. Bunun halledilmesi lazım. Halledilmeyecek bir sorun böyle uzun yıllardır devam etmesi de esnafı bezdirdi. Yani ne yapalım diyor. Ben bu üründe yüzde 4 kazanıyorum. Yüzde 4.5faize gidiyor. En az komisyon alınan 15 gün, 10 gün sonra veyahut bir ay sonra hesabına geçtiği zaman ancak komisyonsuz oluyor da esnafın buna dayanma gücü var mı? Sadece burada bankalar para kazanıyor. Dolayısıyla bu kredi kartlarındaki faizlerin mutlaka gündeme alınıp nasıl halledilebilecekse nasıl bu sorun çözülecekse bu kayıtlı ekonominin devamını sağlamak için yapılması lazım. Esnaf kazanmasa ülke kazanmaz. Ülkeye vergi veremez. Dolayısıyla kendi ailesiyle birlikte mağduriyet yaşar. Bu sorun önemli bir sorun. Biz devamlı bunları Maliye Bakanlığı'na aktarıyoruz. Böyle bir şey olur mu diyoruz. Biz aldığımız zaman komisyon kesiyor" diyerek sistemin esnaf üzerindeki baskısını aktardı.

Kepenk Kapatma Riskine Karşı Adil Çözüm Çağrısı
Piyasalarda nakit sıkışıklığının yaşandığı ve iş hacminin daraldığı bu dönemde, aracı kurumların hiçbir emek harcamadan esnaftan daha fazla kazanması toplumsal bir rahatsızlığa dönüşmüş durumda. Hem tüketicinin hem de üreticinin mağdur olduğu bu kısır döngüden çıkış için tarafları koruyacak ortak bir formül bulunması gerekiyor.
Aksi takdirde birçok mahalle esnafının dükkanına kilit vurmaktan başka çaresi kalmayacak. Yaşanan çaresizliği ve adaletsizliği sert bir dille eleştiren Palandöken, "Biz sattığımız zaman komisyon kesemiyoruz. Böyle bir acayip uygulamanın esnafı mağdur ettiğinin bilinmesi lazım. Vatandaş da tabii bu konuda rahatsızlık duyuyor. Hem iş yok. Hem piyasada nakit yok. Hem kredi kartının en çok kullanıldığı alanlar. Onlar para kazanıyor. Ne emeği var, ne sermayesi var. Sadece aracılık hizmetinden dolayı aldığı komisyon inanın bir restoranın, bir lokantanın kazancının daha üstünde. Böyle bir kazanç var mı? Böyle bir uygulama olur mu? Yani esnaf kazanamayacak. Ama bunlar kazanacaklar. Dolayısıyla komisyon vermese oralardan satış yapamayacak. Dükkanı kapatması kalıyor. Onun için bunun adil bir çözümü lazım. Artık esnafın kazancının üstüne çıkınca gerçekten de zor oluyor" açıklamasıyla sözlerini tamamladı.