Fatma Gül Yalçınkaya başkanlığındaki Mimarlar Odası Antalya Şubesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Manavgat’ın Side Turizm Alanı Kızılağaç Bölgesi, Ulualan Mevkii 3. Etap kapsamında onaylanan imar planı revizyonlarına karşı açtığı davada tarihi bir zafer elde etti. Bilimsellikten ve kamu yararından uzak olduğu gerekçesiyle yargıya taşınan 296 hektarlık golf alanı planlaması, Danıştay 6. Dairesi’nin kararıyla durduruldu.
Yargı Sürecinde Karar Denklemi Tersine Döndü
Manavgat Kızılağaç sahil bandındaki yaklaşık 296 hektarlık alana ilişkin golf turizmi planında yargı süreci yeni bir aşamaya taşındı. Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nin açtığı dava kapsamında mahkemeler arasında farklı yönde kararlar verildi. Antalya 5. İdare Mahkemesi, planlama sürecinde yeterli araştırma ve analiz yapılmadığı gerekçesiyle Bakanlık tarafından hazırlanan imar planlarını iptal etti. Ancak bu karar, Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi tarafından kaldırıldı ve Mimarlar Odası’nın davasının reddine karar verildi. Bunun üzerine Mimarlar Odası Antalya Şubesi kararı temyiz etti. Dosyayı inceleyen Danıştay 6. Dairesi, 12 Şubat 2026 tarihli, E:2025/4101 ve K:2026/544 sayılı kararıyla Bölge İdare Mahkemesi’nin ret kararını oy birliğiyle bozdu. Danıştay’ın bozma kararının ardından dosya, yeniden yargılama yapılması için Bölge İdare Mahkemesine gönderildi.
296 Hektarlık Hazine Arazisi Nasıl Planlanmıştı?
Dava konusu alan, Manavgat’ın Kızılağaç sahil bandında yer alan ve henüz yapılaşmamış yaklaşık 296 hektarlık Hazine taşınmazlarından oluşuyor. Söz konusu alanların orman ve mera vasıflı olduğu belirtiliyor. Bölgede geçmiş dönemde Manavgat Belediyesi tarafından hazırlanan önerilerde farklı kullanım alanlarına yönelik planlamalar gündeme gelmişti. Bu önerilerde alanın bir bölümünün golf turizmine ayrılması, diğer bölümlerin ise yat limanı, tekne çekek yerleri ve halkın doğrudan kullanımına açık kamusal alanlar olarak değerlendirilmesi öngörülmüştü. Ancak Bakanlık tarafından hazırlanan ve dava konusu edilen planlarda yaklaşık 287 hektarlık bölümün dört ayrı golf turizm alanına ayrıldığı belirtildi. Bu alanların üçünün konaklamalı, birinin ise konaklamasız golf turizm alanı olarak planlandığı aktarıldı.
Planlama kararı, bölgenin doğal yapısı ve kıyıların kullanım biçimi açısından kent gündeminde tartışma konusu oldu.
Danıştay Kararında Dört Temel Gerekçe Öne Çıktı
Danıştay 6. Dairesi’nin bozma kararına esas olan bilirkişi değerlendirmelerinde, Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nin itirazlarının çeşitli başlıklarda karşılık bulduğu belirtildi.
Golf Turizmi İçin Fizibilite Çalışması Yapılmadı
Kararda öne çıkan başlıklardan biri, bölgede golf turizmine yönelik gerçek talep ve ihtiyaç analizinin yapılmaması oldu. Bilirkişi incelemelerinde, golf yatırımı için somut bir fizibilite çalışmasının ortaya konulmadığı belirtildi. Plan kararlarının ise ağırlıklı olarak turizmin 12 aya yayılması gibi genel hedeflere dayandırıldığı ifade edildi.
Yerel Yönetim ve Halkın Görüşleri Tartışıldı
Planlama sürecinin katılımcı bir anlayışla yürütülüp yürütülmediği de yargı sürecinde ele alınan konular arasında yer aldı. Bilirkişi değerlendirmelerinde bölge halkının, Manavgat Belediyesi’nin ve ilgili kurumların görüşlerinin yeterince alınmadığı yönündeki tespitler öne çıktı. Bu durumun planlama sürecinin katılımcılık ilkesi açısından değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Su Kaynakları ve Ekosistem Üzerindeki Etki
Golf sahalarının yüksek miktarda su ve enerji tüketmesi, karar sürecinde ayrıca değerlendirildi. Bilirkişi raporunda, iklim değişikliği ve su stresiyle karşı karşıya bulunan Antalya’da golf sahalarının oluşturabileceği su tüketiminin yeterince ele alınmadığına dikkat çekildi. Projenin bölgedeki doğal ekosistem ve su kaynakları üzerindeki olası etkilerinin planlama sürecinde göz ardı edildiği belirtildi.
Kıyıların Kamusal Niteliği Vurgulandı
Kararda kıyıların kullanımına ilişkin değerlendirmeler de önemli bir başlık olarak yer aldı. Kıyı mevzuatı kapsamında kıyıdan iç kesimlere doğru kamusal bir kullanım koridorunun oluşturulmasının esas olduğu hatırlatıldı. Kıyıların yalnızca turizm yatırımlarına ayrılabilecek alanlar olmadığı, toplumun eşit kullanımına açık kamusal alan niteliği taşıdığı vurgulandı.
Manavgat’ta Kent Dayanışması Dikkat Çekiyor
Kızılağaç ve Ulualan bölgelerindeki doğal alanların geleceği, Manavgat’ta uzun süredir kamuoyunun gündeminde bulunuyor. Bölgedeki planlama kararlarına karşı farklı meslek kuruluşları, sivil toplum yapıları ve kent paydaşları tarafından çeşitli hukuki girişimler yürütüldü. Manavgat’ın eski Belediye Başkanı Şükrü Sözen de geçmiş dönemde Bakanlık planlarına karşı alınan iptal kararlarını değerlendirmişti. Sözen, bölgedeki projelerin yalnızca merkezi kararlarla değil, belediye, sivil toplum kuruluşları ve halkın katılımıyla ele alınması gerektiğini savunmuştu.
Sözen ayrıca kentine sahip çıkan Manavgat halkına ve dava süreçlerinde yer alan Mimarlar Odası ile Şehir Plancıları Odası yönetimlerine teşekkür etmişti.
“Hukuki Mücadelemizi Sürdüreceğiz”
Danıştay’ın bozma kararının ardından gözler, dosyanın gönderildiği Bölge İdare Mahkemesi’nde yeniden görülecek yargılamaya çevrildi. Mimarlar Odası Antalya Şubesi, yeni süreçte de davayı yakından takip edeceklerini açıkladı. Şube yönetimi, Manavgat’ın kıyılarının, ormanlarının, meralarının ve su kaynaklarının korunması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, doğal alanların kısa vadeli ekonomik beklentiler uğruna zarar görmesine karşı hukuki ve mesleki mücadelenin sürdürüleceği belirtildi.
Mimarlar Odası Antalya Şubesi, kıyıların halkın kullanımına açık tutulması ve planlama süreçlerinde kamu yararının gözetilmesi gerektiğini savunarak, Manavgat’ın doğal ve kamusal değerlerinin korunması için mücadeleye devam edeceğini bildirdi.
https://www.akdenizgercek.com.tr/antalya/ulualanda-bir-iptal-daha-manavgatin-ulualan-sevinci/309158
https://www.akdenizgercek.com.tr/manavgat/manavgat-ulualani-yedirmedi-o-planlar-iptal/133484