Akdeniz'de hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi deniz suyunu da kritik seviyelere taşıdı. Mersin Silifke'de deniz suyu sıcaklığı 34 dereceye ulaştı. Aşırı ısınan sular, deniz ekosisteminde ve canlı yaşamında büyük tehlikeleri beraberinde getirdi. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, artan sıcaklıkların deniz yaşamı üzerindeki tehlikelerine dikkat çekti.
Çözünmüş Oksijen Azalıyor, Balıklar İçin Risk Büyüyor
Prof. Dr. Mustafa Öztürk, deniz suyu sıcaklığı arttıkça denizlerde çözünmüş oksijen miktarının düştüğünü ve oksijensizliğin arttığını belirtti. Bu durum, deniz suyunu balıkların ve diğer su canlılarının yaşaması için oldukça riskli hale getirmektedir. Deniz suyu için tipik %100 doygunluk çözünmüş oksijen (ÇO) değerleri ((tuzluluk ≈ 35 ppt (35.000 mg/L), deniz seviyesi basıncı) sıcaklığa bağlı olarak şu şekilde sıralanmaktadır:
0 °C: ~11,2 mg/L 10 °C: ~8,8 mg/L 15 °C: ~7,9 mg/L 20 °C: ~7,2 mg/L 25 °C: ~6,6 mg/L 30 °C: ~6,1 mg/L
Öztürk, sıcaklığın artmasıyla birlikte denizlerin karbon yutak alan özelliğinin de azalma gösterdiğine dikkat çekti.

Alg Patlamaları ve Tabakalaşma Tehlikesi
Sıcaklıkların aşırı artışı denizde alg patlaması gibi olağan dışı ve aşırı biyokimyasal reaksiyonları tetikliyor. Aynı zamanda bu aşırı sıcaklıklar, denizdeki tabakalaşmayı son derece stabil hale getiriyor. Uzmanlar, ulaşılan bu yüksek sıcaklık seviyelerinde denize girenlerin serinlemek yerine adeta terlediğine dikkat çekiyor.