Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Burdur İl Koordinasyon Kurulu, Burdur Kent Sempozyumu'nu gerçekleştirdi.
'Yaşanabilir Sürdürülebilir ve Dirençli Kentler Sempozyumu’na katılarak fikirlerini aktaran Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, "Burdur'un yaklaşan bir depremi var. Doğal olayları afete dönüştüren nedenleri ortadan kaldırmadan biz neyi başaramayız ya da neyi başarabiliriz bunu düşünmek lazım.Şehirler doğal afetlere dayanıklı yaşanabilir ve sürdürülebilir olma şartı sorumluluğu hepimizin bu nedenle herkes elini taşın altına koymalıdır" dedi.

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Yerleşkesi'nde bulunan otelde düzenlenen sempozyuma Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, MAKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Gürsoy, TMMOB Yürütme Kurulu Üyesi Arif Balkanay ile siyasi partiler ve meslek örgütü temsilcileri ile mimar ve mühendisler katıldı.
Burdur'un Geleceğini İlgilendiren Konular
Burdur Kent Sempozyumu'nda konuşan TMMOB Burdur İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Özgür Özer, "Bu sempozyumda şehrimizin geleceğini doğrudan ilgilendiren deprem, su kaynakları, hava kirliliği, trafik, enerji, yeşil alanlar ve kent estetiği gibi temel sorunları hep birlikte tartışmak, sorunların tespitini yapmak ve çözüm önerilerini bilimsel, teknik ve toplumsal bakış açısıyla ortaya koymak amacıyla bir aradayız" ifadelerini kullandı.
Sempozyumda söz alan TMMOB Yürütme Kurulu Üyesi Arif Balkanay ise "TMMOB olarak kent sempozyumlarını sadece meslek mensuplarının bir araya gelip meslek sorunlarını tartıştığı etkinlikler olarak görmüyoruz" dedi.

"Burdur'un Yaklaşan Bir Depremi Var"
6 Şubat depremlerinde 50 binin üzerinde insanın yaşamını yitirdiğini hatırlatan Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, şehirlerin doğal afetlere dayanıklı, yaşanabilir ve sürdürülebilir olma şartı sorumluluğunun herkese ait olduğunu, bu nedenle herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini belirtti.
Başkan Ercengiz, "Şu bir gerçek ki biz riski alanlardan uzaklaşmadığımız müddetçe bu kayıpları yaşamaya devam edeceğiz. Burdur'un yaklaşan bir depremi var. Sadece Burdur'un değil. Türkiye'nin her yerinde deprem riski var. En güvenli zannettiğimiz yerler bile artık eskisi kadar bildiğimiz şekliye güvenli değil. Yani bugün, çok enteresan bir şey var. Bir yer sallanıyor hemen akşam kamuda kadro bile bulamayan jeofizikçi hocalar çıkıyorlar ve en iyi tahmini kim yaptı bu konuşuluyor. Şimdi bu gerçeği depremi geç doğal olayları afete dönüştüren nedenleri ortadan kaldırmadan biz neyi başaramayız ya da neyi başarabiliriz bunu düşünmek lazım" şeklinde konuştu.

Sempozyumda akademisyenler de sunumlar gerçekleştirdi.
