Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
23°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Ziraat Mühendisleri Odası Uyardı: Tarımda ‘B-Reçete’ Çıkmazı

Ziraat Mühendisleri Odası Uyardı: Tarımda ‘B-Reçete’ Çıkmazı

Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, 1 Temmuz’da yürürlüğe girmesi planlanan B-Reçete sistemindeki eksiklikler konusunda uyardı.

Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, 1 Temmuz’da yürürlüğe girmesi planlanan B-Reçete sistemindeki eksiklikler konusunda uyardı.

KAYNAK: Uğur Fidan
Ziraat Mühendisleri Odası Uyardı: Tarımda ‘B-Reçete’ Çıkmazı

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçan, düzenlediği toplantıda gıda güvenliği ve izlenebilirlik hedefleriyle yola çıkan ancak sahada yeni krizlere yol açan B-Reçete uygulamasının mevcut haliyle yürürlüğe girmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Kaçan, sistemin teknik altyapı eksiklikleri, ruhsatlı ürün kısıtları ve üreticilerin kayıt süreçlerindeki zorluklar nedeniyle acilen yeniden tasarlanması gerektiğini vurguladı. Oda, bilimsel verilerle desteklenen, sahadaki gerçeklerle uyumlu, üreticiyi ve meslektaşlarını sürecin merkezine alan her türlü çalışmayı desteklemeye hazır olduklarını yineledi.

Sistemin mevcut işleyişine yönelik sahadan gelen en büyük eleştirilerden biri, bürokrasinin tarımsal üretim döngüsüyle uyumsuzluğu olduğunu vurgulayan Kaçan, özellikle hastalık ve zararlı baskısının zirve yaptığı dönemlerde, bir reçetenin sisteme girilmesi ve onaylanması için harcanan vaktin, bitki sağlığı üzerinde telafisi imkansız kayıplara yol açtığına dikkat çekti. Kaçan, "Tarımsal üretim, bir ofis masasında dijital onay bekleyemeyecek kadar dinamik ve riskli bir süreçtir" dedi. Mevcut altyapıdaki yavaşlığın ve hantallığın, üreticileri kayıt dışı ürün kullanımına veya yanlış ilaçlamaya iterek, aslında hedeflenen "güvenilir gıda" vizyonunun tam tersi bir etki yaratacağından endişe ediyor.

Saha Mücadelesinde "Tek Reçete" Çıkmazı

Uygulamanın en büyük teknik açmazı, reçete başına sadece tek bir ilaca izin verilmesi olarak öne çıktı. Ziraat mühendisleri, tarımsal mücadelenin "çapraz uygulama" gerektiren çok boyutlu bir süreç olduğuna dikkat çekti. Kaçan,"Bir hastalık ve zararlı teşhis ettiğimiz zaman, o zararlının hangi evrede olduğuna bakıyoruz. Ergin mi, nimf mi, larva mı, yumurta mı? Bir böceğin birçok evresi vardır; yumurtasıyla mücadele için farklı, ergin mücadelesi için farklı ilaçlar kullanırız. Dönemi çok önemlidir. Sıcak ve neme bakarız, yumurtlama sürecine bakarız. Bir haftada mı yumurtlar, 10 günde mi yumurtlar; bunu analiz ederiz ve ona göre çapraz uygulama yaparız. Mevcut sistemde ise sadece bir reçetede bir ilaç çıkılabiliyor. Çapraz uygulama bile yapamıyoruz. Yani aynı anda hem yumurta hem ergin ilacı kullanmak da zor oluyor. Üstelik sadece böcekle de değil, farklı hastalıklarla da mücadele ediyoruz. Sahamız biraz zor” dedi.

"Üretimden Kaçış ve Kayıt Dışılık Artabilir"

Uzmanlar, sistemin mevcut haliyle devam etmesi durumunda Türkiye genelinde ciddi bir rekolte düşüklüğü yaşanabileceği konusunda uyarıyor. İlaç bayileri ve üreticilerin sisteme kayıt süreçlerindeki isteksizliği, sürecin zorunlu hale gelmesiyle birlikte kayıt dışı ilaç ticaretini körükleme riski taşıyor. Başkan Kaçan, 58 yaş ortalamasına sahip üretici profilinin dijital sisteme uyum sorunu hakkında konuştu. Kaçan, "Arkadaşlar bangır bangır bağırıyoruz; üretim yaşımız 58'e geldi. Çiftçilerimiz gitti bu kaydı gerçekleştirmedi. Bunlar gerçekleşmeden tüm Türkiye'de bunu uygulamaya kalkarlarsa, daha pilot bölgelerde çalışamadı. İlaç alamazsak, üretici ilacı alıp sahaya uygulayamazsa ciddi bir rekolte düşüklüğü bekleriz. Üretim yaşımız bir engel değil ama sistemin hantallığı büyük bir engel. Bir ilaç yazdırmak için reçeteyi sisteme düşmek, sonra yeni bir ilaç için tekrar düşmek zorundasınız. Bu çok hantal bir süreç” ifadelerini kullandı.

Hukuki Süreç ve Düzenleme Beklentisi

Kaçan, bakanlığa karşı geri adım atılması konusunda bir beklenti hedeflerinin sistemi tamamen reddetmek değil, uygulanabilir ve adil bir yapıya dönüştürmek olduğunu açıkladı. "Geri attırmak değil, süreci uzatmak; sahayla birebir iç içe düzeltmelerini bekliyoruz" ifadelerini kullandı, ayrıca daha önceki yıllarda alınan "Reçete Yazma Yetkisi" belgelerinin kazanılmış hak kapsamında değerlendirilmesi için hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. Kaçan, üreticinin mücadele edebileceği ruhsatlı ürün bulunmadığı koşullarda sistemin sağlıklı işlemesinin mümkün olmadığını da ekledi. Kaçan, bakanlığın firmalardan doz çalışması beklediğini ancak bu çalışmaların henüz tamamlanmadığını hatırlatarak, "Daha sistemin altyapısı hazır değil. Ama uygulanması beklenen sistem, altyapısı hazır olmamasına rağmen 'yapın' deniliyor" ifadelerini kullandı.

Peyzaj ve İlaçlama Güvenliği

Tarımsal ilaçların sadece tarlada veya serada değil, otellerin bahçelerinde ve belediye peyzaj çalışmalarında da kullanıldığına dikkat çekildi. Bu kimyasalların "kimyasal silah" statüsünde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Başkan Kaçan, "Eğitim almış olsa dahi bahçıvanların uygulaması yeterli değil. 20 metrekarelik bir alanda dahi olsa ilaçlama mutlaka bir ziraat mühendisi gözetiminde yapılmalı. O attığımız ilaçlar bizim fümige dediğimiz buharlaşma yoluyla da bizi, çocuklarımızı zehirlemekte ya da kuruduğunda temas ettiğinde de zehirlemekte. O yüzden de konu gerçekten çok önemli ve bir ziraat mühendisinin kontrolü burada hayati önem taşımakta" uyarısında bulundu.

Ziraat Mühendisleri Üretimin Neresinde?

Sektörün en büyük yaralarından birinin ziraat mühendislerinin üretimin merkezinde olmaması olduğuna değinen Kaçan, sistemdeki yapısal sorunlara dair çarpıcı veriler paylaştı. Özellikle seraların kurulumunda ziraat mühendisi projesinin eksikliğine vurgu yapan bir Kaçan, "Sellerin yaşandığı zaman, o yıkılan seraların hiçbirinde bir ziraat mühendisinin projesi yoktu. Biz bu tarımsal yapıların içerisinde yaşayacak olan bitkinin terleme hızını, fotosentezini, ışık alma açısını hesaplayarak o üretim sahasını planlayıp kuruyoruz. Maalesef sahada ziraat mühendisleri olması gerektiği yerde çalışmıyor. Biz üretimin en önemli parçalarından birisiyiz, biz beyin takımıyız. Üretimin nasıl yapılması gerektiğiyle ilgili öğreticiye önder olmak zorundayız ve bu zorunluluğu yasal olarak da getirmeliyiz" diyerek ziraat mühendislerinin önemine dikkat çekti.

Ekonomik Kıskaç ve Sektörel Çözüm Önerileri

Kaçan, tarımsal üretimin gelirsizlik kıskacında olduğunu, mazot, gübre ve işçilik maliyetlerinin üreticiyi ve işletmeleri ezdiğini belirtti. Kaçan, "Salkım domates çeşitlerinde üretici çok iyi para kazanırken patlıcancılar kan ağlıyor. Biber kan ağladı. Adam işçiliğini çıkaramadı… Bu belirsizlikte iş bulan meslektaşımız da maalesef sesini çıkaramıyor. Bizim bütünsel bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Bütünsel olarak sektör değerlendirilmeli, sübvansiyonlu krediler zirai ilaç bayisine de küçük işletmeye de adil bir şekilde dağıtılmalı. Ziraat mühendislerinin meslek onuru ve üretimin sağlığı için bütüncül bir reform şart” şeklinde konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız