Antalya’da, geçtiğimiz yıl 45 yaşındaki Nida Nazlıer’in evinde vahşice katledilmesine ilişkin davada karar açıklandı. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşmasında mahkeme heyeti, "canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen Suriye uyruklu tutuklu sanık Aref Elhussein’i (28) "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanığa, maktulün ziynet eşyalarını çalmaktan da ayrıca 7 yıl hapis cezası veren mahkeme, cezada hiçbir iyi hal indirimi uygulamadı. Karar öncesi son savunmasını yapan sanık Elhussein, "Nefsime uydum" diyerek merhamet talep etti.

Banyoda Kanlar İçinde Bulunmuştu
Korkunç olay, 31 Temmuz 2025 günü saat 17.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Zerdalilik Mahallesi Cebesoy Caddesi üzerindeki 5 katlı bir binanın birinci katında meydana geldi. İşten eve dönen Halil İ. (23), birlikte yaşadığı arkadaşı Nida Nazlıer’i banyoda kanlar içerisinde hareketsiz yatarken buldu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Nazlıer’in hayatını kaybettiğini belirledi.
80 Kamera İncelendi, Kaçış Planı Deşifre Oldu
Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için çevredeki 80'in üzerinde güvenlik kamerasını incelemeye aldı. Görüntülerde, olay sonrası başını giysiyle kapatan bir kişinin elinde poşetle binadan ayrıldığı, kapı önünde bekledikten sonra taksiye binerek Kepez ilçesine kaçtığı tespit edildi. Şüphelinin izini süren polis, Kepez Güneş Mahallesi'nde düzenlediği operasyonla Aref Elhussein’i yakaladı. Yapılan parmak izi incelemesiyle kimliği kesinleşen zanlının, olayda sağ elinden yaralandığı ve hastaneye sevk edilirken elinin bandajlı olduğu görüldü.

Olay Yerindeki Kan İzleri ve Deliller
Olay yeri inceleme ekiplerinin evde ve apartman merdivenlerinde yoğun kan izlerine rastladığı belirtildi. Daire kapısında herhangi bir zorlama izi bulunmazken, yatak odasında boğuşma izleri, kırılmış cam parçaları, gardırop üzerinde hasarlar ve yerde ayak izleri tespit edildi. İddianamede ayrıca komodin üzerinde içerisinde meni bulunan kullanılmış bir prezervatif kabının yer aldığı aktarıldı.
Çalınan Altınlar Başka Adreste Çıktı
Soruşturma sürecinde sanığın, tanıdığı A.L. isimli bir kişiye çanta bıraktığı belirlendi. Polis tarafından el konulan çanta açıldığında, içinden maktul Nida Nazlıer'e ait olduğu yakınları tarafından teşhis edilen ziynet eşyaları çıktı. Çantada ayrıca sanığın kendi pasaportu, kimliği ve cep telefonu da ele geçirildi.
Cinsel Saldırı İddiası Asılsız Çıktı
Emniyetteki ifadesinde Nazlıer ile ilişki için anlaştıklarını, çıkan tartışmada kadının cam parçalarıyla kendisine saldırdığını öne süren Elhussein, mahkeme sürecinde ise maktulün kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia etti. Bu iddia üzerine mahkeme kararıyla yapılan iç beden muayenesinde sanığın iddialarını doğrulayacak hiçbir bulguya rastlanmadı. Savcılık, sanığın bu beyanlarının tamamen suçtan kurtulmaya yönelik asılsız iddialar olduğunu değerlendirdi.
"Beni O Raddeye Getirdi, Pişmanım"
Davanın karar duruşmasında son savunmasını yapan tutuklu sanık Aref Elhussein, Türk adaletinden merhamet isteyerek şu ifadeleri kullandı:
"Merhamet edilmesini istiyorum. İlk defa böyle bir ilişkide bulundum. O beni tahrik etti, beni o raddeye getirdi. Benimle istediğini yaptı, parasını da verdim. Kendimi savundum. Çok çok pişmanım, ona gittiğim için de pişmanım. Hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşadım. Nefsime uydum."
Mahkeme heyeti, sanığın savunmalarını haksız tahrik unsuru olarak kabul etmeyerek indirim yollarına gitmedi ve Elhussein'i kasten öldürme suçundan müebbet, hırsızlık suçundan ise 7 yıl hapis cezası ile cezalandırarak tutukluluk halinin devamına hükmetti.