Ulusal Süt Konseyi tarafından 20-23 Kasım tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen zirveye Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen, Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, USK Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Can ve sektörün önde gelen akademisyenleri, uluslararası kuruluş temsilcileri ile markaların yöneticileri katıldı.
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen, sütün sadece bir gıda ürünü olmadığını vurgulayarak, “Bu ülkenin köklü hayvancılık kültürünün, aile işletmelerimizin, kırsaldaki hayatın devamının sembolüdür. Devlet olarak görevimiz, bu geleneği koruyarak geleceğe taşımak, üreticinin alın terini, tüketicinin sofrasını, ülkenin gıda güvenliğini aynı anda gözeten dengeli bir yapı kurmaktır” dedi.

Süt Mevzuatında Sona Gelindi
Gümen, 1,5 yıla yakın süredir yürütülen süt regülasyonu çalışmalarıyla, çiğ sütün sağımdan işleme ve piyasaya arzına kadar tüm süreçlerinin denetlenmesinin sağlanacağını açıkladı:
“Sonuçta hedefimiz, 'Daha kıymetli süt, daha değerli üretici, daha güvenli ürün' dengesini sağlamaktır. Geçmişin birikimine saygı duyan, bugünün ihtiyaçlarını doğru okuyan ve geleceğin risklerini gözeten hayvancılık ve süt politikasını inşa etmeye çalışıyoruz.”

Süt İhracatında Son İki Yıldır Çift Haneli Artış
Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, Türkiye süt ve süt ürünleri ihracatının son yıllarda büyük bir başarı hikayesi yazdığını belirterek, “2023 yılında 266 milyon dolar olan sektör ihracatımız, 2024’te yüzde 36 artışla 363 milyon dolara, 2025 Ocak-Ekim döneminde ise 334 milyon dolara ulaştı. Hem miktar hem değer bazında, üst üste iki yıldır güçlü ve çift haneli artışlar yakalayan bir sektörden söz ediyoruz” dedi.
Ağar, süt tozu, peynir altı suyu, tereyağı ve yoğurt gibi yüksek katma değerli ürünlerde son iki yılda ihracatta büyük artışlar görüldüğünü vurguladı. “Cezayir’den Mısır’a, Körfez ülkelerinden Bangladeş’e, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada Türk süt ürünleri tercih ediliyor. Orta Doğu’da söz söyleyen, rafları dolduran, markası tanınan bir güç halindeyiz” ifadelerini kullandı.
24 Saat Dinamik Bir Sektör
USK Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Can, zirvenin amacının üreticiden tüketiciye uzanan süt değer zincirindeki sorunları ortaya koymak ve çözüm üretmek olduğunu belirtti:
“Ülkenin neresine giderseniz gidin, 365 gün 24 saat süt işiyle uğraşan insanlarımız var. Sabahın köründe işletmesinde hayvanını sağan üreticimizden, gece vardiyasında peynir üreten ustalarımıza kadar geniş bir ekosistemden bahsediyoruz.”

Süt Üretiminde Maliyet Baskısı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Haziran 2025’te ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü aylık bazda yüzde 6,5 azalarak 934 bin 745 tona geriledi. Ocak-Haziran döneminde artış oranı ise yüzde 0,8 oldu.
Süt ürünlerinde ise artış trendleri gözlendi: inek peyniri üretimi yüzde 5,4, ayran ve kefir yüzde 11,7, yoğurt yüzde 2,6, içme sütü yüzde 28,7 ve tereyağı yüzde 18,8 oranında yükseldi.
Ancak USK, çiğ süt tavsiye fiyatını litre başına 18,35 TL olarak belirlerken, üretim maliyetleri 21 TL seviyesinde bulunuyor. Üreticiler, sürdürülebilir süt üretimi için fiyatların maliyetleri karşılayacak şekilde yeniden düzenlenmesini talep ediyor.
Ne Olmuştu?
Eylül 2025’te toplanan inek sütü 892 bin 886 ton olarak gerçekleşti, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 düşüş yaşandı. Ocak-Eylül döneminde süt üretimi yüzde 0,3 arttı. İçme sütü üretimi son aylarda yükselirken, tereyağı ve sadeyağ üretimi bir miktar azaldı. Üreticiler, USK tavsiye fiyatlarının maliyetlerini karşılamadığını ve serbest piyasada fiyatların daha düşük olduğunu belirtiyor.
