Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, CHP Gündoğmuş İlçe Başkanı Asım Deniz Akıncı, ilçe yöneticileri, meclis üyeleri ve önceki dönem Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Nurettin Sönmez, bölge muhtarları ile birlikte, Alara Çayı’nda tekrar gündeme getirilmeye çalışılan HES projelerine karşı toplantı düzenledi.

Toplantıda, sürece dair alınacak önlemler ve halkın projelere karşı ortak mücadelesi ele alındı. Coşar, HES’e karşı mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurguladı.
Alara Çayı’nda HES Israrı Bitmiyor
Torosların zirvesi Akdağ ve Geyik Dağları’ndan doğan ve 50 metre yükseklikten dökülen Uçansu Şelalesi’ni de besleyen Alara Çayı üzerinde, 7’si dere tipi, 1’i baraj tipi olmak üzere 8 HES projesi planlanıyor. Bunlardan Hayat 1-2 ve Kamer HES projeleri ile ilgili hukuki süreçler yıllardır devam ediyor. Daha önce verilen “ÇED gerekli değildir” raporları Danıştay tarafından iptal edilmiş, yeni “ÇED olumlu” süreçleri ise köylülerin tepkisi nedeniyle engellenmişti.

Bilirkişi Raporları ÇED’e Uyarı Verdi
Yeni oluşturulan 5 kişilik bilirkişi heyeti, proje alanında patlama yapılması durumunda kayaçlarda kırılmalar, kaya düşmesi ve kaymaların olacağına dikkat çekti. Ayrıca can suyu miktarının dikkate alınmadığı, balıkçılık ve sucul ekosistem için eksik önlemler bulunduğu ve ormanlık alan ile endemik türlerin zarar göreceği kaydedildi. Heyet, nihai ÇED raporunun yetersiz ve “ÇED olumlu” kararının uygun olmadığını vurguladı.

Bölge Halkının Mücadelesi Sürüyor
2019’dan bu yana HES projelerine karşı hukuk ve çevre mücadelesi veren bölge halkı, projelerin tekrar gündeme gelmesine karşı kararlılıkla hareket ediyor. 2021’de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın iptal ettiği projeler, DSİ’nin yeni planlarıyla yeniden sahneye çıkmaya çalışıyor. Toplantıda, muhtarlar ve halk, birlikte hareket ederek HES projelerine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini duyurdu.

“Kesin Korunacak Hassas Alan” İlan Edilmişti
Uçansu Şelalesi ve Alara Çayı, 5 Haziran 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla “Kesin Korunacak Hassas Alan” ilan edildi. Bölge halkının imza kampanyaları ve itirazlarıyla ÇED süreçleri durdurulmuş, HES projelerinin çevreye etkileri ve hukuki geçerliliği yeniden masaya yatırılmıştı.
