Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
21°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Antalya’da Deprem Riski beklenenden Farklı mı? İşte Şehrin Altındaki Büyük Sır

Antalya’da Deprem Riski beklenenden Farklı mı? İşte Şehrin Altındaki Büyük Sır

Antalya’da sabaha karşı yaşanan 4. 2 büyüklüğündeki depremin ardından bugün meydana gelen 4. 9’luk sarsıntı, bölgedeki deprem hareketliliğini yeniden gündeme taşıdı. Ünlü deprem bilimci Prof. Dr.

Antalya’da sabaha karşı yaşanan 4. 2 büyüklüğündeki depremin ardından bugün meydana gelen 4. 9’luk sarsıntı, bölgedeki deprem hareketliliğini yeniden gündeme taşıdı. Ünlü deprem bilimci Prof. Dr.

KAYNAK: Haber Merkezi
Antalya’da Deprem Riski beklenenden Farklı mı? İşte Şehrin Altındaki Büyük Sır

Antalya’da sabaha karşı yaşanan 4.2 büyüklüğündeki depremin ardından bugün meydana gelen 4.9’luk sarsıntı, bölgedeki deprem hareketliliğini yeniden gündeme taşıdı. Ünlü deprem bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Antalya’nın depremselliğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

“Antalya’dan Zonguldak’a çizilen hat Anadolu’yu ikiye ayırır”

Prof. Dr. Ercan, Antalya’dan Zonguldak’a uzanan hayali bir çizginin Türkiye’de jeolojik açıdan iki farklı bölgeyi birbirinden ayırdığını belirtti. Bu hattın, Batı Anadolu ile Orta Anadolu arasında küçük kıtasal sınır niteliği taşıdığını ifade eden Ercan, bu çizgi üzerinde yer alan Burdur, Isparta, Afyonkarahisar, Eskişehir, Bilecik ve Bolu gibi kentlerin deprem üretmeye elverişli bölgeler olduğunu hatırlattı.

Aynı hattın en güneyinde yer alan Antalya’nın ise deprem açısından göreceli olarak daha dingin bir yapıda olduğunu söyledi.

“Antalya çökelez formasyonları üzerine kurulu bir kent”

Ercan, Antalya’nın jeolojik yapısının da riskler barındırdığını belirtti. Kentin büyük bölümünün çökelez olarak nitelendirilen karstik yapıların üzerinde kurulu olduğunu açıklayan Ercan, bu çökelezlerin içinde çok sayıda doğal mağara bulunduğunu, bu boşlukların bölgede ‘Zerzemin’ olarak adlandırıldığını aktardı.

Açıklamasında, geçmişte evsel atıkların ve suların bu yeraltı boşluklarına akıtıldığını hatırlatan Ercan, asitik yapıdaki suların mağaraları zamanla genişlettiğini ve yer yer çökme riskini artırdığını vurguladı.

“Çok katlı binalar sıvı zemin üzerine inşa edildi”

Prof. Dr. Ercan, Antalya’daki yapılaşmanın da kırılganlığa neden olduğunu belirtti. Kentteki çok katlı yapıların büyük bölümünün sıvı zemin niteliği taşıyan tabakalar üzerine inşa edildiğini ifade etti.

Bu durumun, olası bir sarsıntıda zemin davranışını daha da kritik hale getirdiğini söyledi.

“Antalya’nın yıkım eşiği M6.0 civarında”

Ercan açıklamasında, Antalya’nın depremde yıkım eşik değerinin yaklaşık M6.0 civarında olduğunu belirterek bu büyüklükte bir depremin kentte yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Ancak bugün yaşanan depremlere bakıldığında, yıkıcı eşiği aşacak yeni bir deprem beklentisinin kendi bilimsel öngörüsüne göre şaşırtıcı olacağını dile getirdi.

“Bugünkü sarsıntılar sonrası büyük deprem beklemiyorum”

Ercan, değerlendirmesinin sonunda Antalya’da yaşanan 4.2 ve 4.9 büyüklüğündeki depremlerin bölgede M6 ve üzeri yıkıcı bir depremin habercisi olmadığı görüşünü paylaştı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız