Akdeniz Gerçek | Antalya | Muhittin Böcek ve Oğlu İçin Tahliye Talebi Bir Kez Daha Reddedildi!

Muhittin Böcek ve Oğlu İçin Tahliye Talebi Bir Kez Daha Reddedildi!

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve irtikap davasında tutuklu bulunan Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in tahliye talepleri bir kez daha reddedildi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve irtikap davasında tutuklu bulunan Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in tahliye talepleri bir kez daha reddedildi.

Muhittin Böcek ve Oğlu İçin Tahliye Talebi Bir Kez Daha Reddedildi!
KAYNAK: Doğa Arı
FOTOĞRAF: Doğa Arı

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in de aralarında bulunduğu 41 sanıklı davanın dördüncü duruşması başladı. Antalya kamuoyunun yakından takip ettiği kritik duruşma, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. 16 Mart 2026’da başlayan davanın 7 Temmuz’da görülen üçüncü duruşmasında Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in tahliye talepleri kabul edilmemiş, mahkeme duruşmayı 8 Eylül’e ertelemişti. 

Taksit Taksit ifadeler Vermişti

Dava sürecinde farklı tarihlerde ek ifadeler veren Muhittin Böcek’in savunmaları da dosyanın dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Böcek, hakkındaki suçlamaları reddederek “Hesabını veremeyeceğim hiçbir işin içinde olmadım” ifadelerini kullanmıştı. Ağustos ayında verdiği ek ifadede ise tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında çeşitli para transferi iddialarında bulunmuştu.

Fuhuş İddiaları Gündeme Gelmişti

Muhittin Böcek hakkında ayrı yürütülen fuhuş soruşturmasına ilişkin iddialar da gündemde. Soruşturma kapsamında bazı kadınların Muhittin Böcek ile cinsel ilişki karşılığında Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı iştiraklerde işe alındığının iddia edildiği öne sürüldü. Dosyada 11 kadınla ilgili iddiaların bulunduğu, 8 kadının ise mağdur sıfatıyla ifade verdiği öne sürüldü. Söz konusu soruşturmanın ana dava dosyasından ayrı yürütüldüğü belirtiliyor.

Kamacı ve Çeltik'in Ardından Özdemir de Geldi

Duruşma salonuna YENİ Parti Antalya İl Kurucu Başkanı Nail Kamacı, Antalya Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Bayram Ali Çeltik katıldı. CHP Antalya İl Başkanı Hasan Şahin'in ve 4 Yeni  Parti ve 1 CHP milletvekilinden hiç birinin duruşmaya katılmaması dikkat çekti. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir'in ise Aksu Karaöz bölgesinde çıkan yangınlardan dolayı duruşmaya katılım sağlayamadığı öğrenildi. Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek duruşma salonuna girdi. Duruşma başladı. İlk oturuma katılmayan Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir aradan sonra başlayan ikinci oturumda geldi.

“Fiziksel Bir Altın Yoktu”

Tanık Ahmet P.:

“2024 yılından beri Resul Kuyumculuk 'ta satış danışmanı olarak çalışıyorum. Olay gerçekleştiği tarihte ben orada yoktum 2,5 Milyon TL'ye yakın parayı getirdiğini belirten kişi Emrullah Ç.'ydi ve 2,5 Milyon TL'ye yakın paranın Gökhan Böcek'e ait olduğunu söyledi. Daha sonrasında Nurhak E. ve Zuhal Böcek'in hesabına paranın gönderildiği söylendi. Konuştuklarına göre para nakit getirilip hesaplara dağıtıldı. Emrullah Ç. ise altın bozdurulmasına karşın bu paranın gönderildiğini söyledi fakat ortada fiziksel bir altın yoktu.”

"Paraları Kim Neden Gönderdi Bilmiyorum"

Tanık Fatih:

“Resul Kuyumculukta çalışmaktayım Resul Kuyumculuk şirket hesabından Nurhak E. ve Zuhal Böcek'in hesabına gönderilen paraların kim tarafından ve neden gönderildiğine dair bilgim yoktur.”

"Paranın Zuhal Böcek'e Gönderildiğini Medyadan Öğrendim"

Tanık Arif A.:

“2020 yılından bu yana Resul Kuyumculuk ‘ta tezgahtar olarak çalışmaktayım aynı zamanda kasaya da bakıyorum. 2024 yılının Şubat ayında Emrullah Ç.'nin oğlu Serkan Ç. 2,5 Milyon TL nakit parayı bir sırt çantasıyla kuyumcuya getirdi, parayı teslim aldım ve sayıp kasaya teslim ettim giderken de bana bir şey söylemedi. Paranın daha sonrasında kime gönderildiğini bilmiyorum. Yine 2024 yılının Mayıs ayında 4 Milyon 300 Bin tl getirdi aldım ve kasaya teslim ettim bu paranın kasadan bir çıkışı olup olmadığını bilmiyorum. Zuhal Böcek'in hesabına gönderilmesi konusunda bilgim yoktur. Daha sonrasına medyadan Zuhal Böcek'in hesabına gönderildiğini öğrendim. Başka bir bilgim yoktur.”

“Önceki Savunmamın Arkasındayım”

Tanık Emrullah Ç:

“Çelişkili ifadeler verildiğini düşünüyorum. Biz mali müşavirler olarak gayriresmi iş yapmayız, yapamayız. Bir önceki savunmamda ne dediysem hala arkasındayım.”

“Annem Vefat Ederse Bunu Nasıl Telafi Edeceğim?”

Gökhan Böcek:

"Üzerime atılan iddialara ilk günden beri cevap verdim. Hakkımda soruşturma açıldığını öğrenince yurtdışından geldim ve teslim oldum. 13 aydır tutukluyum ve 13 aydır aynı sebeplerle tutukluluğum devam ediyor. Tüm tanıklar dinlenmiş ve belgeler toplanmışken, ben neden delilleri karartma şüphesiyle tutuklu bulunuyorum? Ben Muhittin Böcek’in oğlu olduğum için tutukluyum. Oğlumun ömrünün yarısında onun yanında olamadım. Yaptıklarını duyup seviniyorum ancak yanında olamadığım için de üzülüyorum. Açık görüşlerde çıkış kapısını öğrenen çocuğum, beni elimden tutup o kapıya götürüyor. Bu benim için çok acı bir durum. Duygu sömürüsü yapmıyorum, sadece içimden geçenleri söylüyorum. Dedemin de sağlığı bozuldu ve demans hastası oldu. Yakınlarımızı arayıp "Gökhan’ın telefonu neden kapalı?" diye soruyormuş. Annem ise bu sürecin de etkisiyle yeniden kanser oldu. Önceki kanser sürecinde onunla ilgilenen bendim. Belki de hayatım boyunca telafisi olmayacak bir döneme, hiçbir şey yapamadan şahitlik ediyorum. Annem vefat ederse bunu nasıl telafi edeceğim? Bunları sizlere anlatmaktaki amacım duygu sömürüsü yapmak değildir. Hiçbir ayrıcalık istemiyorum. Kaçma ve delil karartma şüphem yoksa öncelikle tahliyemi; aksi bir kanaatiniz varsa ev hapsi veya adli kontrol şartıyla tahliye edilmemi talep ediyorum."

"Başkanlık Sürem Boyunca 10 Gün Bile Rapor Almadım!"

Muhittin Böcek:

5 Temmuz 2025'ten bu yana samimi itiraflarda bulunarak üzerime düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğimi düşünüyorum. Buna rağmen tutukluyum. Son günlerde tutukluluğumu fırsat bilenlerin yalan ve iftiralarıyla uğraşıyorum. Ne yaptıysam milletim, devletim ve adalet için yaptım. Şimdi de adaletin tecelli edeceğine inanıyorum. Adalete bugün güveniyorum, yarın da güvenmeye devam edeceğim. Sözlerimin sonunda, mevcut sağlık durumumun göz önüne alınmasını talep ediyorum; tedavimin özel hastanede olması dolayısıyla muayene olamıyorum. Ben hayatım boyunca yanlış yapmadım. 32 yıllık başkanlığım süresince 10 gün bile rapor almadım; Covid olduğumda dahi 3 gün içinde işe başladım. Önceki beyanlarımın da göz önünde bulundurularak tahliyemi talep ediyorum."

 

"Bu Dosya Hukuksuzluk Abidesi Olarak Tarihe Geçecek"

 

Muhittin Böcek'in ardından avukatı Hüseyin Kaya müvekkilinin tahliyesini talep ederek sürece yönelik eleştrilerde bulundu:

“Yargılamaya konu olan bu dosya, özel soruşturma usulleriyle, yani örgüt suçu kapsamında başlatılmış ancak örgütten herhangi bir dava açılmamıştır. Davadaki ana suçlamalar irtikap ve rüşvet olmuştur. Sürecin ilerleyen aşamalarında ise hem yargısal hem de konjonktürel değişiklikler yaşanmıştır. Bu dosya, hukuksuz bir dosya olarak tarihe geçecektir. İleride, 'Özel soruşturma usulüyle insanları toplayıp herkesi tutuklama tehdidiyle itirafçı yaptınız.' denilecektir. Yüce adaletimiz, böyle bir uygulamanın hukuk sistemimizde yeri olmadığını er ya da geç tespit edecektir. 'Bugün biz yapmamız gerekeni yapalım, ileride ne olursa olsun' mantığıyla hareket ediliyor. Böyle yapınca bir arpa boyu yol alamıyor, sadece günü kurtarıyoruz. Bu tamamen hukuksuzdur ve yargımız ileride bunu yüzde yüz tespit edecektir. Bu dosyanın çok ciddi hukuki arızaları bulunmaktadır. Biz bu tür arızaların, dosyaların yüzde sekseninde olduğunu gördük. Zamanla bu arızalar azalarak gider ve sonunda genelde kaybolur; ancak olan, insanların hayatlarına ve özgürlüklerine olur. Hatalar giderilip tutuklular tahliye edilince, insanlar sadece 'Kurtuldum.' diye sevinir. Uğradıkları bu özgürlük kısıtlamasının hesabını soramazlar. Maalesef sistem bu şekilde işlemektedir ve bu yaman bir çelişkidir. Dosya en nihayetinde görevi kötüye kullanma suçlamasına dayanmaktadır.”

"Hedef Sadece Muhittin Böcek!"

Savunmaya devam eden Kaya:

"2018 yılında müvekkilim başkan olarak göreve gelmeden önce de belediye aynı teamüllerle yönetiliyordu. Ancak adeta bilim kurgu filmi gibi belirli bir zaman aralığı seçiliyor ve bu aralık kasıtlı olarak Muhittin Böcek'in dönemine denk getiriliyor. ANSET gibi birçok kurumun, sadece bu dönemdeki faaliyetleri mercek altına alınıyor. Yargının bağımsız bir erki olması gerekirken, çoğu zaman bu erki yasama ve yürütme ele alıyor. Milli iradenin tezahürü olan yasama adeta, 'Bizim yargı sistemimiz bu işi yapamıyor, o yüzden ben el atıyorum.' diyor. Bu yargı sistemini sorgulamak gerekmez mi? Bu dosyalara konu olan meseleler için bir savcı atanıyor, ancak bu savcı bir ay içinde değiştiriliyor. Başsavcı da değişiyor. Bildiğim kadarıyla, dosyadan alınan başsavcıya da bu konuyla alakalı soruşturma açılmış. Dosya sırf bu yönüyle bile hukuksuzdur. Ortada 14 aylık bir tutukluluk süreci var. Diyelim ki kovuşturmaya başlandığı gün Muhittin Böcek tahliye edilmiş olsaydı, bu yargılamada herhangi bir zafiyet oluşur muydu? 14 aylık bir tutukluluk süresi, örgüt ve gasp suçlarında dahi nadiren görülürken; uyuşturucu ticareti yapanların birçoğu bile bu kadar uzun süre tutuklu kalmamaktadır. Burada ölçülülük ilkesi açıkça aşılmıştır. Müvekkilimin tahliyesinin yargılama sürecine hiçbir olumsuz etki yapmayacağı ortadadır. Görünen gerçeklikle değil, soyut varsayımlarla hareket ediliyor. Oysa bizler soyut kanaatlerle iş yapan meslek mensupları değiliz. Müvekkilim haklı bir serzenişte bulunarak, 'Siyasi rakiplerim tahliye edilmemem için mücadele ediyor.' demiştir. Her duruşmadan önce medyada, toplum değerlerimize aykırı iddialar yayılmaktadır. Anayasa'nın emri gereği kolluk kuvvetlerinin, vatandaşın haklarını ve özel hayatını koruması gerekirken, sanığın devlete emanet ettiği özel hayata dair detaylar sızdırılmaktadır. Şunu da ifade edeyim; belki genç hukukçular ileride adımı bu sözlerimle hatırlar: Kolluk kuvvetlerinin yaptığı bu sızdırma eylemleri, şu an yargılaması yapılan bu dosyadan çok daha büyük bir suçtur."

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Muhittin Böcek, oğlu Gökhan Böcek ve avukatlarının beyanlarının ardından duruşmaya ara verildi. Davanın 4'üncü duruşmasına saat 14.30'da devam edilecek.

Dava İkinci Oturumu 14.30'da Başladı

Davanın ikinci oturumu saat 14.30'da başladı. Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir mahkemenin ikinci oturumunda duruşma salonuna geldi.

TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ

Ara karar sonrası mahkeme heyeti tekrar toplandı. Savcının ara mütalaasına ilişkin mahkeme heyeti kararında tutuklu bulunan Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek hakkında üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, kolluk tutanakları, HTS kayıtları, baz istasyonu sinyal bilgileri ve MASAK raporları gibi somut delillerin varlığı dikkate alınarak; sanıkların kaçma şüphesi ve verilmesi beklenen cezaya göre adli kontrol tedbirlerinin bu aşamada yetersiz kalacağı anlaşıldığından, tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşma ise 3 Kasım 2026'ya ertelendi.

Muhittin Böcek salondan ayrılırken “Anlımızın akıyla çıkacağız" dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız