Antalyalıların nesiller boyu nefes aldığı ve kentsel hafızanın en özel simgelerinden biri olan Kuğulu Park’ın geleceğine ilişkin yürütülen mücadele başarıyla sonuçlandı. Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait olan yaklaşık 9 dönümlük alanın 576 milyon lirayı aşan bedelle satış ihalesine çıkarılması kentte büyük tepki toplamıştı. Kamuoyunun haklı tepkisinin ardından satış ihalesi resmen iptal edildi ve arazi Akdeniz Üniversitesi’ne devredildi. TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şubesi Başkanı Fatma Gül Yalçınkaya, kararın katılımcı demokrasi ve Antalya adına kıymetli bir kazanım olduğunu vurgulayarak önemli açıklamalarda bulundu.
"Kıyı Bandı Kesintisiz Ekolojik Koridordur"
Alanın sıradan ve bağımsız bir arazi olmadığını belirten Yalçınkaya, Akdeniz Gerçek'in manşetlerine taşıdığı Kuğulu Park’ın kıyı bandında uzanan kesintisiz ekolojik bir koridor ve yıkılan Antalya Arkeoloji Müzesi ile birlikte kentin kültür ile yaşam aksı olduğunu ifade etti. Mimarlar Odası olarak sadece bir parkı savunmadıklarını dile getiren Yalçınkaya, Antalya'nın son 40 yılda falezler üzerinde yaşadığı tarihsel tahribata karşı bilimsel bir hafızayı hatırlattıklarını vurguladı.
Yalçınkaya, geçmiş imar planlarında kıyılara ve sulak alanlara 300 metre mesafede yapılaşma olamayacağı kuralının bulunduğunu ve 1985 yılında İmar Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca kıyıların doğrudan kamu yararına bırakıldığını hatırlattı. Ancak 1980 sonrasında bu koruma kalkanlarının turizm teşvikleri gerekçesiyle delindiğini belirten Yalçınkaya, falezler üzerinde yoğunlaşan betonlaşmanın, falez siluetini ve dengesini bozduğunu söyledi.
"Falezlerin Sırtına Taşıyamayacağı Yük Bindirildi"
Plan tadilatlarıyla 1. Derece Doğal Sit Alanı sınırları ile kıyı kenar çizgisinin 100 metrelerden 35 metrelere kadar geriletildiğine dikkat çeken Fatma Gül Yalçınkaya, 5 milyon yılda oluşan falezlerin üzerine ağır beton yüklerinin bindirildiğini aktardı. 1999 Gölcük depreminde kıyı şeridinin sıvılaşarak denize kaydığını hatırlatan Yalçınkaya, altı oyulan ve üstü betonla gerilen falezlerde de benzer felaketlerin yaşanabileceği konusunda bilimsel uyarılarda bulundu. Lara falezlerinde yapılan imar hatalarının Konyaaltı falezlerinde tekrarlanmaması gerektiğini ifade etti.
"Kuğulu Park Seyrangâh Kimliğini Korumalıdır"
Anayasa'nın 43. maddesine atıfta bulunan Yalçınkaya, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, halktan koparılarak ayrıcalıklı kullanımlara kapatılamayacağını hatırlattı. Kuğulu Park’ın "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" statüsünde olduğuna işaret eden Yalçınkaya, tapu kayıtlarında kadastral olarak "tarla" vasfında görünmesinin imar veya yapılaşma hakkı tanımayacağını vurguladı.
Arazinin Akdeniz Üniversitesi’ne devredilmesinden büyük memnuniyet ve güvence duyduklarını belirten Yalçınkaya, üniversitenin bu alanı kütlesel yapılardan ve fiziki sınırlardan uzak tutarak, "seyrangâh" kimliğine uygun şekilde tüm Antalyalıların kullanımına sunacağına inandıklarını ifade etti. Yalçınkaya, alanın halkla ve doğayla bütünleşen geleceği için üniversite, bakanlıklar ve yerel yönetimlerle bilimsel iş birliğine hazır olduklarını ilan etti.