Akdeniz Gerçek | Gündem | Gazeteci Murat Ağırel'e "Yayınlamadığın Haber" Tutuklaması: İşte İfadesi

Gazeteci Murat Ağırel'e "Yayınlamadığın Haber" Tutuklaması: İşte İfadesi

Araştırmacı gazeteci Murat Ağırel, belgelerinden emin olmadığı ve doğrulatma sürecini sürdürdüğü bir haberi yayınlamadığı gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Araştırmacı gazeteci Murat Ağırel, belgelerinden emin olmadığı ve doğrulatma sürecini sürdürdüğü bir haberi yayınlamadığı gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Gazeteci Murat Ağırel'e "Yayınlamadığın Haber" Tutuklaması: İşte İfadesi
KAYNAK: Haber Merkezi
FOTOĞRAF: Haber Merkezi

Türkiye’de, hatta dünyada benzerine az rastlanır bir hukuki süreç yaşandı. Kara para aklama faaliyetleri üzerine yaptığı onlarca haber ve kitapla tanınan gazeteci-yazar Murat Ağırel, somut delil ve dekontların doğruluğunu araştırdığı, taraflara yanıt hakkı tanıdığı ve henüz haberleştirmediği bir dosya nedeniyle şafak baskınıyla gözaltına alındı. Emniyette kara para aklamakla suçlanan Ağırel, adliyede "üyesi olmadığı örgüte yardım etmek" suçlamasıyla çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

Kara Paracının "İzlenimi" ve Sürecin Başlangıcı

Almanya'da yaşayan Sinan Çampınar ve iki Alman ortağı, Mustafa Sarıgül ile oğulları Emir ve Ömer Sarıgül ile akçeli işlere girdiklerini ve dolandırıldıklarını öne sürerek ellerindeki materyalleri Murat Ağırel’e iletti. Ancak Çampınar, emniyetteki ifadesinde Türkiye'ye gelip şahsen ifade vermemesinin nedeni olarak "Murat Ağırel’e teslim ettiğimiz materyallerin kısa sürede Sarıgül tarafınca öğrenilmiş olabileceğine dair izlenimini" gösterdi. Ortaklardan Kaı Precat ise Ağırel’in belgeleri paylaşmadığını, bilgileri karşı tarafa verdiğini iddia etti.

Üç gün İstanbul Emniyet Müdürlüğü nezarethanesinde tutulan Ağırel, polisteki ifadesinde neden gözaltına alındığını anlamadığını belirterek, "En fazla bu soruşturmada bilgisine başvurulan olmam gerekirken ayağımda elektronik kelepçe bulunmasına rağmen evim sabah saat 06.00’da polisler tarafından basıldı" dedi.

"Belgeler Yetersizdi, Araştırıyordum"

İfadesinde Sinan Çampınar'ın kendisine sürekli önü arkası kesilmeyen kısa videolar ve ses kayıtları gönderdiğini, ancak iddia edilen para transferlerine ilişkin somut ödeme dekontu sunamadığını belirten Ağırel, süreci şu sözlerle anlattı:

"İddia ettiğiniz dosya ile ilgili gönderdiklerini inceledim. Gönderdikleriniz iddiaları destekleyici düzeyde değil. Belgeler var ise onu da gönderirseniz, incelerim. Sözleşmeler, para transferi dekontları, şirket kuruluş evrakları gibi... Kendisi de 'Hepsi mevcut' diye cevap verdi."

Ağırel, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mine Hanım ve meslektaşları Şule Aydın, Timur Soykan, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan ile konu hakkında toplantı yaptıklarını, belgelerin yetersiz olduğunu ancak yeni belgeler sunulması halinde araştırmaya değer bulduklarını ifade etti. Çampınar’ın haberi şarta bağlamaya çalışarak "Önce yayın yapın, sonra belgeleri paylaşalım" talebini ise kesin bir dille reddettiğini vurgulayan Ağırel, "Gazeteciliğin böyle yapılmayacağını, şarta bağlı bir gazetecilik olmayacağını ifade ettim. Belge olmadan haber yapmayacağımı anlattım" dedi.

Sinan Çampınar'ın İtirafı ve Yanıt Hakkı

Sürecin devamında Sinan Çampınar ile yaptığı görüşmeyi kaydettiğini belirten Ağırel, bu görüşmede Çampınar’ın kendilerine bu dosyayı sunduğunu onayladığını aktardı. Ağırel’in "Yani siz kara para aklıyordunuz aslında" şeklindeki soruya Çampınar’ın "Evet öyle, telefonda çok şey oluyor ama ben tırsıyorum Murat Bey" diye yanıt verdiği ses kaydı ve deşifresi dosyaya sunuldu.

Sarıgül ailesinin avukatı Hüma Hanım ile de temas kurduğunu belirten Ağırel, iddiaları karşı tarafa sorarak yanıt hakkı tanıdığını ifade etti:

"Hüma Hanım bana Whatsapp’tan yazdı. Kendisine araştırdığımı söyledim. [...] Sinan Çampınar sonrasında bana iki tane banka dekontu gönderdi. Gönderici kısmı kapalı, alıcı kısmı Emir Sarıgül ve Mustafa Sarıgül olan iki adet dekont geldi. Dekontlardan birinin üzerinde 100 milyon Euro diğerinde ise 10 milyon Euro yazıyordu. Artık elimde somut belge vardı ve bundan sonrasında teyit mekanizmasına ihtiyacım vardı."

Avukat Hüma Hanım’ın ise banka dekontlarının doğru olmadığını, şirketlerden birinin İngiltere'de göründüğünü ancak noter imzasının sahte olduğunu belgeleriyle gösterdiğini, 100 milyon Euro ve 10 milyon Euro iddialarının mümkün olmadığını belirterek hesap hareketlerini paylaştığını aktardı. Ağırel, bu iddiaları ve belgeleri araştırma aşamasındayken ev hapsindeyken gözaltına alındığını, haberi yapmaktan vazgeçmediğini, aksine doğruluğunu teyit etmeye çalıştığını belirtti.

Adliyede Değişen Suçlamalar ve Tutuklama

Emniyetteki işlemlerinin ardından Çağlayan Adliyesi’ne sevk edilen Murat Ağırel, savcılık ifadesinde suçlamaları reddederek dosyanın olsa olsa tanığı olabileceğini vurguladı. Emniyette "kara para aklamakla" suçlanan Ağırel'in, adliyede savcılık tarafından bu suçlaması düşürülerek "üyesi olmadığı örgüte yardım etmek" suçundan tutuklamaya sevk edildiği ve sulh ceza hakimliğince tutuklandığı görüldü. Günler öncesinden bazı köşe yazarlarının paylaştığı bilgi notlarının gerçekleşmesi, yargı düzenindeki soru işaretlerini bir kez daha gözler önüne serdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız