Akdeniz Gerçek | Antalya | Mimarlar Odası'ndan Kuğulupark Açıklaması! Kuğulupark Kurtuldu, Sıra Falezlerde

Mimarlar Odası'ndan Kuğulupark Açıklaması! Kuğulupark Kurtuldu, Sıra Falezlerde

Antalya'da kentsel hafızanın simgelerinden olan Kuğulupark arazisinin 576 milyon lirayı aşan bedelle satışa çıkarılıp ardından kamuoyunun tepkisiyle iptal edilmesi kentte memnuniyet yarattı. Kararı "ticari ranta karşı kamu mülkiyetinin ve katılımcı demokrasinin kazanımı" olarak değerlendiren Mimarlar Odası, kentin nefes borusu olan falezlerin üzerindeki 40 yıllık beton yükünü hatırlatarak alanın kamusal doğasının yaşatılması çağrısında bulundu.

Antalya'da kentsel hafızanın simgelerinden olan Kuğulupark arazisinin 576 milyon lirayı aşan bedelle satışa çıkarılıp ardından kamuoyunun tepkisiyle iptal edilmesi kentte memnuniyet yarattı. Kararı "ticari ranta karşı kamu mülkiyetinin ve katılımcı demokrasinin kazanımı" olarak değerlendiren Mimarlar Odası, kentin nefes borusu olan falezlerin üzerindeki 40 yıllık beton yükünü hatırlatarak alanın kamusal doğasının yaşatılması çağrısında bulundu.

Mimarlar Odası'ndan Kuğulupark Açıklaması! Kuğulupark Kurtuldu, Sıra Falezlerde
KAYNAK: Buse Yeşil
FOTOĞRAF: HABER MERKEZİ

Mimarlar Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Hasan Sarıgül,  Kuğulupark arazisinin satış ihalesinin iptal edilerek Akdeniz Üniversitesi'ne devredilmesi üzerine, oda adına kapsamlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. İhalenin iptalini kent adına kıymetli bir kazanım olarak nitelendiren açıklamada, falezler üzerinde yıllardır süregelen rant ve yapılaşma tahribatına da sert eleştiriler getirildi.

Kentsel Hafızanın Simgesi Kuğulupark İçin Haklı Ses Karşılık Buldu

Antalyalıların nesiller boyu nefes aldığı, kentsel hafızanın en özel simgelerinden biri olan Kuğulu Park için bir araya gelindiği belirtilen açıklamada, Karayolları Genel Müdürlüğüne ait bu alanın geçtiğimiz hafta 576 milyon lirayı aşan bir bedelle satış ihalesine çıkarılmasının kentte derin bir hassasiyet oluşturduğu vurgulandı. Antalyalıların bu kararı benimsemediğini açıkça gösterdiği ifade edilirken, Antalya kamuoyunun bu haklı sesinin karşılık bularak satış ihalesinin resmen iptal edildiği ve alanın Akdeniz Üniversitesi’ne devredildiğinin memnuniyetle görüldüğü belirtildi.

"Ticari Ranta Karşı Kamusal Mülkiyet"

Süreç içerisinde kentin duyarlılığına kulak veren ve bu eşsiz alanı özel mülkiyete, ticari ranta açmak yerine kamu mülkiyetinde tutan herkese tek tek teşekkür edildiği kaydedildi. Ortaya konan bu iradenin, katılımcı demokrasi ve Antalya adına kıymetli bir kazanım olduğu vurgulandı.

Alanın Doğasını ve Kamusal Geleceğini Yaşatmak

Ulaşılan bu güzel sonucun hep birlikte takdir edilirken, artık gözlerin geleceğe çevrilmesi ve geçmişin hatalarından ders çıkarılması vaktinin geldiği ifade edildi. Bir mirası kamu mülkiyetinde tutmanın, o hikâyenin yalnızca ilk adımı olduğu belirtilerek; "Şimdi hepimizin omuzlarında çok daha anlamlı bir görev var: Bu alanın amacını, doğasını ve kamusal geleceğini nasıl yaşatacağımız konusu" değerlendirmesinde bulunuldu. Söz konusu bölgenin tek başına, bağımsız bir arazi olmadığı, kıyı bandında uzanan kesintisiz ekolojik bir koridor olduğu ve hemen karşısındaki yıkılan Antalya Arkeoloji Müzesi ile birlikte kentin kültür ve yaşam aksını oluşturduğu hatırlatıldı.

"Falezlerdeki 40 Yıllık Tahribata Karşı Bilimsel Hafıza"

Mimarlar Odası olarak sadece bir parkın savunulmadığı, Antalya’nın son 40 yılda falezler üzerinde yaşadığı tarihsel tahribata karşı bilimsel bir hafızanın da kamuoyuna hatırlatıldığı belirtildi. Geçmişteki Kent İmar Planları’nda "Kıyılara ve sulak alanlara 300 metre mesafede yapılaşma olamaz" hükmünün işlendiğine dikkat çekilirken, 1985 yılında ise İmar Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca bu kıyı alanlarının doğrudan kamu yararı amacıyla kente bırakıldığı anımsatıldı.

Rant Uğruna Delinen Koruma Kalkanları ve Falezlere Binen Beton Yükü

1980 sonrasında bu koruma kalkanlarının rant uğruna delik deşik edildiği ifade edilerek, turizm teşvikleri bahanesiyle falezler üzerinde başlayan yoğunlaşmaya dikkat çekildi. Turistik tesis adı altında fazladan kat alınıp sonradan lüks konutlara dönüştürülen devasa beton blokların, falezlerin silüetini ve dengesini bozduğu vurgulandı. Yapılan plan tadilatlarıyla 1. Derece Doğal Sit Alanı sınırları ve kıyı kenar çizgisinin 100 metrelerden 35 metrelere kadar geriletildiği; kat sınırlamalarının delinerek 5 milyon yılda oluşan bu doğa harikası Antalya falezlerinin sırtına taşıyamayacağı bir beton yükü bindirildiği ifade edildi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız