Akdeniz Gerçek | Antalya | Konyaaltı’nda Zehirli Aslan Balığı Teması: Profesör İlk Müdahaleyi Anlattı

Konyaaltı’nda Zehirli Aslan Balığı Teması: Profesör İlk Müdahaleyi Anlattı

Antalya Konyaaltı sahilinde araştırma dalışı yaparken aslan balığının dikenleri batan Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, yaptığı uygulamayı detaylıca anlattı.

Antalya Konyaaltı sahilinde araştırma dalışı yaparken aslan balığının dikenleri batan Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, yaptığı uygulamayı detaylıca anlattı.

Konyaaltı’nda Zehirli Aslan Balığı Teması: Profesör İlk Müdahaleyi Anlattı
KAYNAK: İHA

Antalya kıyılarında 26 yıldır bilimsel araştırma ve eğitim dalışları gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, pazar günü Konyaaltı açıklarında gerçekleştirdiği dalış sırasında zehirli aslan balığının hedefi oldu.

Konyaaltı Derinliklerinde Beklenmedik Temas

Deniz tabanındaki plastik atıkları toplamak amacıyla kullanılan paslı demir çubukla çalışma yaptığı sırada gerçekleşen temas, deneyimli akademisyenin parmağında ve avuç içinde yaralanmaya yol açtı.

Sualtında yaşanan o anları aktaran Prof. Dr. Gökoğlu, "Aslan balığıyla temas yaşadım. Balığın dikeni kazara elimin iki noktasına, bir parmağıma ve avuç içime battı. O anda çok şiddetli bir acı ve zonklama hissettim. Dikenin battığı yerler hemen kanamaya başladı. Olay Konyaaltı'nda, tamamen kaza sonucu meydana geldi" dedi. Olayın nasıl meydana geldiğini de anlatan Gökoğlu, "Pazar günü Konyaaltı'nda dalış yapıyorduk. Denizde bulduğumuz plastik atıkları geçirmek ve taşımak amacıyla kullandığımız paslı bir demir çubuk vardı. Onunla uğraştığım sırada balık elime çarptı ve dikeni battı" ifadeleriyle kazanın detaylarını paylaştı.

Sıcak Kumdan Otele Uzanan Kritik İlk Yardım

Zehirlenme belirtilerinin başlamasıyla birlikte zaman kaybetmeden karaya çıkan Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, ilk müdahaleyi Akdeniz güneşinin ısıttığı sahil kumuyla başlattı. Zehirli proteinlerin yüksek ısıyla yapısının bozulduğunu bilen deneyimli su ürünleri uzmanı, ardından temin ettiği sıcak suyla müdahaleyi sürdürdü.

Sahildeki ilk anları anlatan Gökoğlu, "Sıcak su, zehrin parçalanarak denatüre olmasını ve etkisinin azalmasını sağlıyor. Olayın ardından hemen sahile çıktım ve zehir vücudumda daha fazla etkili olmadan sıcak suya ulaşmaya çalıştım. Sahile giderken kumun çok sıcak olduğunu fark edince elimi doğrudan kuma soktum. Elimi sürekli kumun en sıcak bölgelerine geçirerek uygulamayı sürdürdüm. Daha sonra karaya çıktık ve bir otelden sıcak su aldık. Elimi, dayanabileceğim en yüksek sıcaklıktaki suyun içerisinde tuttum" diye konuştu.

Müdahale sonrası elindeki tabloyu değerlendiren Gökoğlu, "Görüldüğü gibi dikenin battığı yerlerde belirgin bir hasar kalmadı. Yalnızca parmağımın ucunda hafif bir uyuşukluk ve şişlik var. Böylece zehrin daha büyük bir hasara yol açmasını önlemiş olduk. Elimde görülen su toplamaları sıcak su uygulamasından kaynaklandı. Eğer bu uygulamayı yapmasaydık elimizde morarma ve çürüme oluşabilir, o bölgede doku ölümleri meydana gelebilirdi. Bunlar geçici, zamanla geçecek durumlar" sözleriyle sıcak uygulamanın doku kaybını engellediğini vurguladı.

Zehirli Dikene Karşı Yapılan En Büyük Hata: Buz Uygulaması

Prof. Dr. Gökoğlu, Kızıldeniz göçmeni istilacı türlerin başında gelen aslan balığı temaslarında kamuoyunda yaygın olarak bilinen buz uygulamasının aksine sıcak suyun tek geçerli ilk yardım yöntemi olduğuna dikkat çekti. Akdeniz kıyılarında sıkça görülen bu canlıların canlı temasındaki toksin yoğunluğu, yanlış uygulamalarda kalıcı doku nekrozuna zemin hazırlıyor.

Yanlış müdahalelere değinen Mehmet Gökoğlu, "Bazı vatandaşlarımız böyle bir olay yaşadıklarında bölgeye buz uyguluyor. Ancak buz uygulaması yanlış. Aslan balığı teması yaşandığında sıcak su uygulanması gerekiyor. Bu olayla birlikte daha önce anlattığımız uygulamayı kendim de tecrübe etmiş oldum. Şu anda elimde ciddi bir sorun yok" sözleriyle doğru yöntemi hatırlattı.

"Canlı Aslan Balığının Doğrudan Teması Büyük Hasar Bırakabilir"

Denizdeki risk faktörlerine işaret eden Prof. Dr. Gökoğlu, "Aslan balıkları genellikle ağa yakalandığında derileri sıyrılabiliyor. Bu balıkların zehri deriden köken aldığı için deri sıyrıldığında temasın etkisi, canlı balıkla doğrudan temasa göre daha az oluyor. Benim elime ise suyun altında canlı balık doğrudan temas etti. Canlı bir aslan balığının suyun altındaki doğrudan teması çok daha büyük hasar bırakabilir. Biz de bunu yaşadık ancak çok şükür ciddi bir sorun oluşmadı. Burada yalnızca yaptığımız sıcak su uygulamasının sonucunu vurgulamaya çalışıyorum. Ben doktor değilim ancak bu tür vakalarda genel olarak yapılan uygulama bu şekilde. Sıcak su uygulaması doğru bir uygulama" dedi.

"Mutlaka Doktora Gidin"

Vatandaşların mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini belirten Prof. Dr. Gökoğlu, "Bu tür bir durumla karşılaşanlar mutlaka doktora gitsin. Olayın ardından öğrencilerimiz de 'Hocam, sizi hastaneye götürelim' diyerek ısrar etti. Ancak şu ana kadar bunun için belirlenmiş özel bir tedavi yöntemi yok. En etkili uygulama sıcak su. Elinizi, dayanabildiğiniz sıcaklıktaki suyun içinde en az 45-50 dakika bekletmeniz gerekiyor. Ben yaklaşık 2 saat beklettim ve elimde ciddi bir hasar oluşmadı. Yalnızca parmağımın ucunda, dokunduğumda hissettiğim hafif bir uyuşukluk kaldı. Avuç içimde ise herhangi bir belirti kalmadı" şeklinde konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız