Pazartesi günü Aksu ilçesinde başlayan ve rüzgarın etkisiyle hızla büyüyen yangın Kepez, Döşemealtı ve Serik ilçelerine sıçramıştı. Binden fazla personel 8 helikopter, 2 uçak, çok sayıda arazözün çalıştığı yangın bölgesinde enerji düşürülürken, alevler son olarak Kepez’in Kızıllı Mahallesi’ne sıçramıştı. Kızıllı’da mücadele sürerken yangınların yerleşim alanlarını, doğal yaşamı ve ekosistemleri tehdit ettiğini belirten ÇMO Antalya Şube Başkanı Ceren Şahin,
“Antalya’da yaşananları yalnızca ‘bir orman yangını’ olarak değerlendirmek mümkün değildir. Yerleşim alanlarının tahliye edildiği, yurttaşlarımızın yaşam güvenliğinin tehlikeye girdiği, hayvanların yaşam alanlarını kaybettiği ve doğal ekosistemlerin zarar gördüğü bir süreçle karşı karşıyayız”
diye konuştu.

“MANAVGAT’TAN BUGÜNE ÖNLEME KAPASİTESİ GÜÇLENDİRİLDİ”
28 Temmuz 2021’de Manavgat’ta başlayarak Akseki, Alanya, Gazipaşa, Gündoğmuş ve Taşağıl’a yayılan büyük yangınların Antalya için dönüm noktası olduğunu belirten Başkan Ceren Şahin, 2021 yılındaki yangınlarda toplam 59 bin 985 hektar alanın zarar gördüğünü hatırlattı. Başkan Ceren Şahin, sonraki yıllarda yanan alanlarda doğal gençleşme, suni gençleştirme ve ağaçlandırma çalışmaları yürütüldüğünü belirterek,
“Bu çalışmaların sürdürülmesini ve ekolojik sonuçlarının bilimsel olarak izlenmesini önemsiyoruz”
dedi. 2021 sonrasında yangınların önlenmesi ve erken tespit kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yapıldığını ifade eden Başkan Ceren Şahin, 2026 yılında Antalya İli Orman Yangınlarını Önleme Planı’nın devreye alındığını kaydetti.

“42 KULEDEN 36’SI KAMERALARLA İZLENİYOR”
Antalya’daki yangın gözetleme ve erken tespit sistemlerine ilişkin verileri paylaşan Şahin, kentte 42 yangın gözetleme kulesi bulunduğunu, bunların 36’sının IP kameralarla donatıldığını söyledi. Şahin, ayrıca 1 insansız hava aracının yangınların izlenmesinde kullanıldığını, 143 noktada kara araçlarının konuşlandırıldığını ve riskli gün ve bölgelerde erken uyarı çalışmalarının yoğunlaştırıldığını belirtti. Başkan Ceren Şahin,
“Bunlar önemli adımlardır. Ancak bugün yaşadığımız yangınlar bize bir gerçeği daha açık biçimde gösteriyor; Önleme politikalarını daha da ileri taşımak, kurumlar arasında kalıcı bir risk yönetimi sistemi kurmak zorundayız”
dedi.

“HEDEFİMİZ YANGININ HİÇ ÇIKMAMASI”
2025 yılına ilişkin verilerin erken tespit ve hızlı müdahalenin önemini ortaya koyduğunu belirten Başkan Şahin, Antalya’da 2025 yılında 128 orman yangını meydana geldiğini ve 589 hektar orman alanının zarar gördüğünü söyledi. Aynı yıl yangınların yüzde 93’ünün 5 hektarın altında tutulduğunun açıklandığını belirten Başkan Şahin,
“Bu veri erken tespit ve hızlı müdahalenin önemini gösteriyor. Ancak hedefimiz yalnızca yangını küçükken söndürmek değil, yangının hiç çıkmamasını sağlamaktır”
ifadelerini kullandı.

ENERJİ NAKİL HATLARI UYARISI
Başkan Şahin, “
Artık yalnızca ‘Yangına ne kadar hızlı müdahale ediyoruz?’ sorusunu değil, ‘Yangının çıkma ihtimalini ne kadar azaltıyoruz?’ sorusunu sormalıyız. 2026 yılında elektrik hatları kaynaklı yangınların önlenmesi için enerji nakil hatlarının bakımı, teknik iyileştirmeler, trafo kontrolleri ve dağıtım şirketleri ile orman teşkilatı arasındaki koordinasyonun ayrıca ele alınması olumlu bir gelişmedir. Ancak bu çalışmaların yalnızca yangın sezonunda değil, yıl boyunca sürdürülen, ölçülebilir ve kamuoyuna açık bir risk azaltma programına dönüştürülmesi gerekir”
dedi.

“ANTALYA İKLİM KRİZİNİN TAM ORTASINDA”
Antalya’nın iklim değişikliğinin etkilerine karşı en hassas kentlerden biri olduğunu belirten Başkan Şahin, artan sıcaklıklar, uzayan kuraklık dönemleri, değişen yağış rejimi, düşük nem ve kuvvetli rüzgârların yangın riskini büyüttüğüne dikkat çekti. Başkan Şahin,
“Orman yangınlarını artık istisnai olaylar olarak değil, iklim değişikliğiyle birlikte büyüyen ve süreklilik kazanan bir afet riski olarak ele almalıyız. Afet yönetimi artık yalnızca yangın çıktıktan sonra araç, personel ve hava aracı sevk etmek değildir. Meteoroloji, uzaktan algılama, coğrafi bilgi sistemleri, uydu görüntüleri, yapay zekâ, insansız hava araçları, haberleşme teknolojileri, ekoloji, şehir planlama ve halk sağlığı birlikte ele alınmalıdır”
diye konuştu.

“ORMANLAR SADECE AĞAÇ DEĞİLDİR”
Yangınların ekolojik etkilerinin yalnızca kaybedilen ağaç sayısıyla ölçülemeyeceğini belirten Başkan Şahin, yanan alanların biyoçeşitlilik, toprak, su, erozyon ve taşkın riski açısından uzun vadeli olarak izlenmesi gerektiğini söyledi.
“Yanan her hektarla birlikte yalnızca ağaçlarımızı kaybetmiyoruz. Bir kuşun yuvasını, bir canlının yaşam alanını, bir ekosistemin dengesini, toprağın üretkenliğini, suyun geleceğini ve havanın kalitesini kaybediyoruz”
diyen Başkan Şahin, doğal gençleşmenin mümkün olduğu alanlarda ekosistemin kendi kendini yenileme kapasitesinin korunması gerektiğini ifade etti.
“YEŞİLİ KAYBEDEN KENT, ISINMAYA MAHKÛMDUR”
Antalya’da doğal alanların azalması ve kentleşme baskısının da yangın riskiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Başkan Şahin, yeşil alan kaybının kentsel ısı adası, hava kalitesi, taşkın ve ekolojik kırılganlık gibi sorunları artırdığını söyledi. Başkan Şahin,
“Ormanları ve doğal alanları korumak artık estetik bir tercih değil; halk sağlığı, kent sağlığı ve yaşam güvenliği meselesidir. Bugün yalnızca yanan alanlara yeniden fidan dikmeyi değil, elimizde kalan doğal alanları neden ve nasıl koruyacağımızı konuşmalıyız”
ifadelerini kullandı.