Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, 2053 vizyonu kapsamında Türkiye'yi hızlı tren hatlarıyla öreceğini ve "48 saatte tüm Türkiye'nin gezilebileceğini" iddia etti. Bakan Abdulkadir Uraloğlu, projeksiyonlarını büyük bir iddiayla paylaşırken, bu planların merkezine turizm başkenti Antalya'yı da yerleştirdi. Bakanlığın servis ettiği haritada Edirne-Antalya arası 933 kilometrelik mesafenin 4,5 saatte kat edileceği öngörülüyor. Ancak, yıllardır süren inşaat süreçleri ve bitmek bilmeyen projeler göz önüne alındığında, Antalya’nın yüksek hızlı trene kavuşma hayali, kamuoyunda "yeni bir seçim vaadi mi?" sorusunu beraberinde getirdi.
BAŞKAN AKDOĞAN “SÜREÇ ARTIK SOMUT YATIRIMA DÖNÜŞMELİ”
Bakanlığın vizyon haritasını ve kentin yıllardır süregelen beklentisini değerlendiren İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, sürecin artık somut yatırıma dönüşmesi gerektiğini belirterek
"TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak, kentimizin ulaşım sorunlarını bilimsel veriler ışığında değerlendirmek ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla yıllardır çalışmalar yürütüyoruz. Bu kapsamda 30 Mayıs 2011 tarihinde 1. Antalya Ulaşım Sorunları ve Çözümleri Konferansı, 27 Mayıs 2013 tarihinde ise 2. Antalya Ulaşım Sorunları ve Çözümleri Konferansı düzenlenmiş; akademisyenler, kamu yöneticileri, yerel yönetimler, meslek odaları ve siyasetçilerin katılımıyla Antalya’nın geleceği kapsamlı şekilde ele alınmıştır. Bu toplantılarda, gelişmiş ülkelerde ulaşım sistemlerinin omurgasını oluşturan demiryolu ve yüksek hızlı tren ağlarının ekonomik kalkınmanın, çevresel sürdürülebilirliğin ve yaşam kalitesinin en önemli göstergelerinden biri olduğu örnekleriyle ortaya konulmuştur. Japonya’dan Fransa’ya, Almanya’dan İspanya’ya kadar pek çok ülkede yüksek hızlı tren yalnızca bir ulaşım yatırımı değil; bölgesel kalkınmayı hızlandıran, turizmi geliştiren, sanayiyi destekleyen ve şehirleri birbirine entegre eden stratejik bir altyapı yatırımıdır" diye konuştu.

"Antalya Demir Yoluyla Buluşabilmiş Değil"
Akdoğan, geçmişte verilen sözlere dikkat çekerek "Bugün Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan Türkiye Yüksek Hızlı Tren vizyon haritasında da Antalya’nın ülkenin yüksek hızlı tren ağına bağlanacağı görülmektedir. Antalya’nın Edirne’den Kars’a uzanan ulusal demiryolu ağının önemli duraklarından biri olarak planlanması son derece kıymetlidir. Ancak bu vizyonun artık plan ve haritalarda kalmaması, sahada somut yatırımlara dönüşmesi gerekmektedir. İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak 2013 yılında yayımladığımız sonuç bildirgesinde; Konya-Antalya yüksek hızlı tren hattının öncelikli olarak hayata geçirilmesi, Eskişehir-Antalya hattıyla İstanbul bağlantısının sağlanması ve Burdur-Antalya konvansiyonel demiryolu hattının inşa edilmesi gerektiğini açıkça ifade etmiştik. Aradan geçen yaklaşık 15 yılda farklı dönemlerde görev yapan ulaştırma bakanları tarafından Antalya halkına defalarca hızlı tren müjdesi verildi. Projenin yatırım programına alındığı, planlamalarının tamamlandığı ve kısa süre içerisinde yapımına başlanacağı yönünde açıklamalar yapıldı. Ancak bugün hâlâ Antalya demiryoluyla buluşabilmiş değil" dedi.
"Ekonomik Entegrasyon ve Sürdürülebilirlik Şart"
Antalya'nın stratejik önemini vurgulayan Akdoğan, "Oysa Antalya yalnızca yaklaşık 3 milyon nüfuslu bir kent değildir. Türkiye’nin turizm başkentidir. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan, ülkemize milyarlarca dolarlık turizm geliri kazandıran, tarımsal üretimde Türkiye’nin öncü şehirlerinden biri olan Antalya; yaş sebze ve meyve üretimi, ihracatı ve lojistik kapasitesiyle ülke ekonomisinin stratejik merkezlerinden biridir. Hızlı trenin Antalya’ya ulaşması yalnızca vatandaşlarımızın daha güvenli ve konforlu seyahat etmesini sağlamayacaktır. Aynı zamanda turizm sektörünün dört mevsime yayılmasına, iç turizmin canlanmasına, tarım ürünlerinin lojistik maliyetlerinin azalmasına, ticaret hacminin artmasına ve bölgesel kalkınmanın hızlanmasına önemli katkılar sunacaktır. Antalya’nın demiryolu ağına bağlanması, Burdur ve Isparta başta olmak üzere Batı Akdeniz’in ekonomik entegrasyonunu güçlendirecek, bölgenin rekabet gücünü artıracaktır. Ulaşım yatırımları, şehirlerin geleceğini şekillendiren stratejik yatırımlardır. Antalya gibi Türkiye ekonomisine böylesine büyük katkı sağlayan bir kentin hâlâ yalnızca karayolu ve havayolu ulaşımına bağımlı olması sürdürülebilir değildir" diye konuştu.
“Antalya yeni müjdelerle ertelenmemeli”
Akdoğan sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak çağrımız nettir: Antalya’nın hızlı tren beklentisi artık yeni müjdelerle ertelenmemeli; ihale süreçleri tamamlanmalı, yapım çalışmaları başlatılmalı ve Antalya bir an önce Türkiye’nin yüksek hızlı demiryolu ağına dahil edilmelidir. Antalya artık vaat değil, ray görmek istiyor. Bu yatırım yalnızca Antalya’nın değil; Türkiye’nin turizmine, tarımına, ticaretine ve kalkınmasına yapılacak stratejik bir yatırımdır" ifadeleriyle tamamladı.