Antalya, Burdur ve Isparta’yı kapsayan Teke yöresinde kadınların başlarına taktıkları aksesuarlar, geçmişte sadece birer süs eşyası değil, aynı zamanda kişinin kimlik kartı niteliği taşıyordu.Antalya Olgunlaşma Enstitüsü tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda, Akdeniz Üniversitesi’nin bilimsel katkılarıyla yeniden üretilen 14 farklı başlık, kadının toplumdaki konumundan maddi durumuna kadar pek çok detayı gün yüzüne çıkardı.
Geçmiş dönemlerde banka sisteminin bulunmaması nedeniyle kadınların altınlarını ve tüm birikimlerini başlıklarında taşıması, bu aksesuarları adeta taşınabilir birer kasa haline getirirken, üzerindeki her bir motif ise derin anlamlar barındırıyor.
Çiçeklerin ve Renklerin Gizli MesajlarıYöresel başlıklar üzerindeki işlemeler, kadının medeni durumu ve aile içindeki rolü hakkında çevresine net mesajlar veriyordu. Örneğin genç gelinlerin başlıkları canlı çiçek motifleriyle bezenirken, Antalya Kaleiçi başlığında bölgenin simgesi portakal çiçekleri, Akseki'de kardelenler, Elmalı'da ise bölgenin zengin florası nakşediliyordu.
En dikkat çekici örneklerden biri olan "Bey Anası" başlığı ise tam bir hayat hikayesi anlatıyor. Bu başlıktaki siyah eşarp kadının eşini kaybettiğini simgelerken, üzerindeki yeşil şerit eşiyle cennette buluşma arzusunu temsil ediyor. Başlıktaki pullu işlemeler ise gelinlerinin kendisine verdiği değeri ve bir kayınvalide olarak toplumdaki saygın yerini simgeliyor.
İlmek İlmek İşlendiAyrıca bölgenin iklimi ve bitki örtüsü, başlıkların hem malzemesini hem de yapım tekniklerini doğrudan etkilemiş durumda.Antalya'nın yakıcı sıcağına çözüm olarak geliştirilen ve "bağırlık" denilen yarım gömlekler, bu başlıkların ayrılmaz bir parçası olarak sergileniyor. El sanatlarındaki bölgesel farklılıklar da bu koleksiyonda belirgin şekilde hissediliyor. Korkuteli’nin firkete işleri, Elmalı’nın zarif iğne oyaları ve Akseki’nin kendine has sığ oyaları başlıkların özgünlüğünü koruyor.
Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal'ın da belirttiği gibi, "kumaşlardan üzerindeki iğne oyalarına, dantelalara ve eşarpların dokunmasına kadar" her detay enstitü bünyesinde aslına sadık kalınarak, adeta bir kültürel hazine olarak yeniden canlandırıldı.