Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
23°
Akdeniz Gerçek | İbradı | Kod Satırlarından Toroslar'ın Kalbine Uzanan Sanat

Kod Satırlarından Toroslar'ın Kalbine Uzanan Sanat

Antalya’nın İbradı ilçesinde, eski yazılımcı Nurhayat Varol, bakır tellerle ördüğü çalışmasıyla dijital çağın insan üzerindeki baskısını dünyaya anlatıyor.

Antalya’nın İbradı ilçesinde, eski yazılımcı Nurhayat Varol, bakır tellerle ördüğü çalışmasıyla dijital çağın insan üzerindeki baskısını dünyaya anlatıyor.

KAYNAK: İHA
Kod Satırlarından Toroslar'ın Kalbine Uzanan Sanat

Uzun yıllar teknoloji ve yazılım dünyasının içinde yer alan, dijital çağın dönüşümünü yakından izleyen Nurhayat Varol, emekliliğinin ardından şehir yaşamını geride bırakarak Antalya'nın İbradı ilçesine bağlı Ürünlü Mahallesi'nde doğayla iç içe, geçmiş yaşam pratiklerini hatırlatan bir hayat kurdu. 

Teknolojinin insan üzerindeki etkilerini sorgulayan Varol, bugün üretim odaklı, minimum tüketimi benimseyen yaşamını sanatla birleştiriyor. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü'nden 1983 yılında mezun olan ve uzun yıllar bilgi işlem ile yazılım alanında çalıştıktan sonra 2006 yılında emekli olan Varol, dijital sistemlerin, teknolojik dönüşümün ve ekran merkezli yaşamın tam ortasında geçen yılların ardından yönünü tersine çevirdi. Antalyalı eski yazılımcının hayatı, bölgeye yaptığı bir kültür köyü projesi çalıştayı ziyaretiyle tamamen değişti. Akseki Ürünlü'de doğanın etkisinin, yıllardır içinde bulunduğu yazılım dünyasının önüne geçtiğini fark eden Varol, emeklilik sonrası şehirden tamamen uzaklaşarak bu dağ köyüne yerleşme kararı aldı.

Eski Bir Ahırdan Yükselen Tüketim Karşıtı Sanat Felsefesi

Köy yaşamına adım attıktan sonra 2009 yılında yıkılmak üzere olan tarihi bir düğmeli evi yeniden ayağa kaldıran Varol, burada doğayla iç içe yeni bir düzen kurdu. Evin eski bir ahır olan bölümünü sanatsal üretimleri için bir galeriye dönüştüren sanatçı, fotoğraf ve enstalasyon çalışmalarını bu otantik mekânda sürdürmeye başladı. Kent yaşamının getirdiği hazır tüketim alışkanlıklarından tamamen uzaklaşan deneyimli yazılımcı, çöpe atılan kumaş parçalarını kırk yama tekniğiyle yeniden değerlendirirken, kullanılmayan ancak manevi değeri bulunan geleneksel el işlerini yeni tasarımlarla yerel kültüre ve yaşama kazandırıyor. Minimum tüketim ve üretkenlik anlayışını hayatının merkezine koyan Varol, fotoğraf, belgesel sinema ve enstalasyon çalışmalarını da doğa ve insan ilişkisini merkeze alan bir yaklaşımla şekillendiriyor. Varol'un köy yaşamına yönelmesinde, teknolojinin birey üzerindeki görünmeyen etkilerine ilişkin sorgulamaları da önemli yer tutuyor. Dijital dünyanın bireylerin düşünme biçimlerini görünmez şekilde etkilediğini savunan Varol, "Bugün ne okuyacağımıza, hangi habere ulaşacağımıza kadar karar veren algoritmalarla kuşatılmış durumdayız. En doğruyu değil, en çok kazandıranı önümüze koyan bir sistemle karşı karşıyayız" diyerek modern dünyanın yapaylığını eleştiriyor.

Bakır Tellerle Örülen Yapay Zekâ Ve Algoritma Eleştirisi

Teknoloji ve insan ilişkilerindeki dönüşümü ilk kez 2013 yılında kablolarla hazırladığı fotoğraf sergisinde ele alan Varol, daha sonra kablosuz iletişim çağını anlatmak amacıyla bakır tellerle ördüğü enstalasyon çalışmalarına yöneldi. Amerika'da 1960'lı yıllarda ortaya çıkan lif sanatından etkilenen sanatçı, eski mesleğinin getirdiği matematiksel disiplini el emeğiyle birleştirerek bakır telleri tığ ile örüp özgün formlar oluşturuyor. Sosyal medya şirketlerinin kullanıcı davranışlarını ekonomik ve politik güce dönüştürdüğünü, algoritmaların dezenformasyon, sansür ve toplumsal yönlendirme aracı haline geldiğini dile getiren Varol, "Algoritmalar bizi yönlendiren görünmez bir güce dönüştü" sözleriyle dijital tehlikeye dikkat çekiyor. Sanatçı, 2022-2024 yılları arasında hazırladığı "Tenden Tele" çalışmasında geleneksel kültürün yok oluşuna odaklanırken, kadın başı süslerinden ilham alan "Varoluş 1" ve "Varoluş 2" ile bireyin giderek şeffaflaşıp bir metaya dönüşmesi kaygısını işleyen "Kuşatılmış" adlı eserlerini üretti.

İbradı'dan Kapadokya Bienali'ne Uzanan Devasa Eser

Antalya'nın sakin bir köyünde filizlenen bu sanatsal başkaldırı, son olarak sınırları aşan devasa bir başyapıta dönüştü. Sanatçının Haziran 2024 ile Nisan 2026 arasında hazırladığı "Algoritmik Dünya" enstalasyonu, 3 metre yüksekliği, 11 metre çapı ve 35 metre çevresiyle görenleri büyülüyor. Yaklaşık iki yıl boyunca gece gündüz demeden büyük bir sabırla bakır telleri örerek eseri tamamlayan Varol, çalışmasında insanlığın "algoritmik savaş çağına" sürüklenip sürüklenmediği sorusunu küresel sanat camiasının gündemine taşıyor. Yapay zekâ destekli sistemlerden veri güvenliğine kadar birçok alanda denetim mekanizmalarının belirsizliğine dikkat çeken Antalyalı sanatçının bu ses getiren üretimi, uluslararası bir platformda sergilenme başarısı elde etti. Varol'un yoğun emekle var ettiği "Algoritmik Dünya", "Tenden Tele" ve "Kuşatılmış" adlı ödül niteliğindeki çalışmaları, 7 Mayıs-3 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenen Kapadokya Bienali kapsamında Meryem Ana Kilisesi'nde sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız